T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/906 - 2026/64 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/906 KARAR NO : 2026/64 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2024 NUMARASI : 2023/211 Esas 2024/105 Karar DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili KARAR TARİHİ : 26/01/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 26/01/2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/906 - 2026/64 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/906 KARAR NO : 2026/64 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2024 NUMARASI : 2023/211 Esas 2024/105 Karar DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili KARAR TARİHİ : 26/01/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 26/01/2026 Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında elektrik satım sözleşmesi imzalandığını, davalının imzalamış olduğu sözleşme kapsamında almış olduğu elektrik enerjisi üretiminin davacı tarafından faturalandırılarak davalıya bildirildiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2022/5365 E. sayılı dosyası üzerinden 08.03.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını belirterek, takibe vâki itirazın iptali ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli ve yetkili olmadığını, zira davalı şirketin adresinin Alanya/Antalya sınırları içerisinde bulunduğunu, huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, davacı tarafın tek taraflı olarak hazırlayıp sunmuş olduğu belgelere itibar edilemeyeceğini, taraflarca getirilme ilkesi gereğince davacı tarafın talep etmemiş olmasına rağmen mahkemece tensiple BA ve BS formlarının toplanmasına rıza göstermediklerini, sözleşmede bulunan imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, bu doğrultuda imzaya itiraz ettiklerini, davacı tarafın icra takibinde borç sebebi olarak ileri sürmediği, dayanak olarak göstermediği hususları itirazın iptali davasına taşımasına rıza ve muvafakatlerinin bulunmadığını, davalı şirketin işlettiği ... isimli otelin birkaç sezondur faaliyete kapalı olduğunu, bu sebeple elektrik tüketmesinin mümkün olmadığını, buna ilişkin kolluk araştırması talep ettiklerini, hesaplanan borcun mevzuata uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin bilirkişi raporu talep ettiklerini, davacı tarafça istenen icra-inkar tazminatının yasal dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile birlikte kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Ankara 4. İcra Dairesinin 2022/5365 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 42.861,14 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, davalı taraf dava açılmadan önce temerrüde düşürülmemiş olduğundan işlemiş faize ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %20’si tutarındaki 8.572,228 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebinde, mahkeme ilamının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tek taraflı olarak davacı ticari defterlerine göre düzenlendiğini, rapordaki BA/BS formlarının uyumsuzluğu tespitinde bulunulmasına rağmen nihai tespitin davacı lehine değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere davalı şirkete ait tesisin belli bir dönem müşteri kabul etmediğini, dolayısıyla bir elektrik tahakkukunun ve sarfiyatının fiilen mümkün olamayacağının vurgulanmasına rağmen bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, buna ilişkin kolluk araştırması yapılmadığını, sözleşmede bulunan imzalara davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ancak bu itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafın ispat külfeti altında olmasına karşın yalnızca kendileri tarafından düzenlenmiş belgeleri sunarak alacağın varlığı ve miktarını ispat edemediğini, yine hüküm kısmında avans faizi uygulanmasına karar verildiğini ancak davacı tarafın böyle bir talebinin bulunmadığını, dolayısıyla verilen bu kararın aynı zamanda taleple bağlılık ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını, davanın kabul ve ret oranları doğrultusunda hatalı tespit yapılarak davalı taraf aleyhine yüksek tutarda yargılama giderlerine hükmedildiğini, tüm bunlara ek olarak görev ve yetki yönünden yapılmış olan itirazların da ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını belirterek tehiri icra kararı ile birlikte kısmen kabule ilişkin hükmün davalı taraf lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava; elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan tüketim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, taraflar arasında elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davaya konu üç adet tüketim fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Yargılama sırasında alınan uzman bilirkişi raporunda özetle; "..Davacının ticari defter kayıtları sabit olmak üzere: ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, Davacının Ankara 4. İcra Dairesi 2022/5365 esas sayılı dosyasında 3 adet faturaya ilişkin takip yaptığı, 3 faturadan dolayı 42.861,14 TL alacağının bulunduğu, alacağın istenmesi ile ilgili ihtarname vb. niteliğinde belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşıldığından temerrüt faiz hesaplaması yapılamadığı, 10.03.2022 takip tarihi itibariyle davacının 42.861,14 TL alacağını talep edebileceği.." şeklinde ifadelere yer verilmiştir. Buna göre; davalı abonenin icra takibine konu fatura tahakkuk döneminde aboneliği devam etmekte olup, davalının aboneliğinin bulunmadığını veya sonlandırdığını iddia ve ispat edememesi ve bilirkişi raporu ile davacının davalıdan talep edebileceği alacak, miktarının taraf ve mahkeme denetimine elverişli şekilde belirlenmiş olması karşısında; mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan, takip ve dava konusu alacağın tüketim faturasından kaynaklı olması nedeniyle alacağın likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya uygundur. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.927,84 TL harçtan peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 2.194,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır