(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/14037 E. , 2007/14583 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Beldesi İncirlik mevkiinde bulunan taşınmazın…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/14037 E. , 2007/14583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Beldesi İncirlik mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 6.361 m2 yüzölçümlü taşınmazın ... adına tapuya tesciline, (A ve C) ile işaretlenen yere yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1955- 1956 yıllarında yapılmış ve 26.09.1956 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 6.361 m2 yüzölçümlü bölüme ilişkin olup mahkemece bu yer hakkında yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Mahkemece hükme dayanak alınan Jeoloji mühendisleri ve Jeomorfoloğ mühendis ve harita mühendisinden oluşturulan bilirkişi kurul raporunda, yasa ve yönetmelik hükümleri ile 16.04.1972 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde açıklanan hususlar dikkate alınarak kıyı kenar çizgisi belirlenmemiş olup soyut ifadelerle belirledikleri kıyı kenar çizgisi ile idarenin belirlediği kıyı kenar çizgisinin yanlış olduğunu ifade etmişlerdir. Diğer taraftan, dava tescil davası olduğu halde taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları yöntemince belirlenmemiştir.