T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1445 - 2026/178 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1445 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/178 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/09/2021 ESAS-KARAR NO : 2020/245 E 2021/584 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1445 - 2026/178 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1445 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/178 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/09/2021 ESAS-KARAR NO : 2020/245 E 2021/584 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; davalı şirket ile dava dışı ... İnş. Tic. Ltd. Şti'nin, adi ortaklık olarak, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan "Hakkari İli, Çukurca ve Şemdinli İlçelerindeki Polis Güvenlik Noktaları Yapım İşi"nin yüklenicisi olduklarını, anılan ortaklığın belirtilen iş kapsamında olan beton bariyerleri müvekkili şirketten satın aldığını, müvekkili şirketin malları eksiksiz teslim ettiğini, adi ortaklığın müvekkilinden satın aldığı malları hak edişine koyduğunu ve bedelini TOKİ'den aldığını, davalı ve dava dışı ortağının müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağının tahsili için giriştiği takibe davalının itiraz ettiğini belirterek Siirt İcra Müdürlüğü'nün 2019/8465 sayılı dosyasında vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamını, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacı tarafından, müvekkili hakkında diğer borçlu ... İnş. Tic. Ltd. Şti ile iş birliği halinde düzmece fatura keşide edilerek Siirt İcra Müdürlüğünün 2019/8465 Esas sayılı icra takibine başlandığını, davacı ile ... İnş. Tic. Ltd. Şti'nin malikleri farklı gibi görünse de perde arkasındaki sahiplerinin aynı kişiler olduğunu, düzmece fatura düzenlenerek başlatılan takibe ilişkin tebligatın müvekkilinin hiçbir şekilde faaliyet göstermediği ve şubesinin bulunmadığı bir adreste, personel ilişkisi bulunmayan 3. kişiye tebliğ edildiğini, böylece müvekkili şirketin icra takibine itiraz hakkı engellenerek takibin kesinleşmesinin sağlandığını, müvekkili şirketin haciz işlemi sırasında takipten haberdar olduğunu, bunun üzerine Siirt İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/114 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve tebligatın öğrenme tarihinin 03/10/2019 tarihi olarak düzeltilmesi ve süresi içerisinde yapılan itirazın kabul edilerek dosyadaki hacizlerin fek edilmesinin talep edildiğini, davada müvekkili şirketin haklı bulunduğunu, mallara ilişkin teslim tesellüm makbuzlarının bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ Mahkemece; toplanan deliller, dosya içeriği ve özellikle bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Siirt İcra Dairesinin 2019/8465 Esas sayılı takibinin, ...-... Adi Ortaklığını oluşturan şirketler hakkında, 27.03.2019 tarihli faturaya dayalı olarak başlatıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, anılan faturanın Adi Ortaklık tarafından Siirt Vergi Dairesi'ne beyan edildiği ve faturadan kaynaklı indirimlerden faydalanıldığı, TOKİ Başkanlığı'nın cevabı yazısına göre de, Adi Ortaklığın yüklenicisi olduğu "Hakkari İli Şemdinli İlçesi ve Çukurca ilçesi Polis Güvenlik Noktaları" işinde beton bariyer kullanıldığı, Adi Ortaklığı oluşturan şirketlerin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre adi ortaklık borçlularından sorumlu bulundukları icra takibinden önce temerrüt oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalı şirketin Siirt İcra Dairesinin 2019/8465 Esas sayılı dosyasında, 955.682,00TL asıl alacak yönünden yaptığı itirazın ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, alacağın %20'si oranında hesaplanan 191.136,40TL icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesine,karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili ; fatura içeriklerindeki malların hiç bir şekilde teslim alınmadığı, davacı yan ile müvekkili ve adi ortaklık arasında hiçbir ticari faaliyette de bulunulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte TOKİ'ye müzekkere yazılarak adi ortaklığa bağlı işin detaylı hak ediş raporunun istenmesini talep ettiklerini, söz konusu hak ediş cetvelinde hangi işlerin hangi tarihte yapıldığı ve yapılan işlere ilişkin ne kadar hak ediş ödemesi alındığı belirtildiğini, bu kapsamda davacı yan tarafından icraya konulan düzmece fatura içeriğindeki malın yüklenilen işte kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldıysa da fatura tarihinden önce mi sonra mı kullanıldığının tespiti gerektiğini, ticari teamül ve inşaat fenni gereği bir malzeme önce satın alınarak daha sonra üstlenilen işte kullanıldığını, imalatı tamamlanan bir eserin inşasından sonraki tarihe ilişkin düzenlenen fatura dâhil tüm evrakların muvazaalı olduğunu eksik inceleme ile karar verildiğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OALN HUSUSLAR Uyuşmazlık faturaya dayalı alacağın varlığının mal teslimi olgusunun kanıtlanıp kanıtlanamdığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen gözetilmelidir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır ( HGK’nın 28.03.2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20.03.2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K. ). Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer Mahkemesine aittir. O nedenle, Mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, Mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. (Üstündağ, S: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102)(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 27.11.2013 gün ve 2013/13-372 E., 2013/1606 K. sayılı kararı). İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İcra İflas Kanunu'nun 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı yasanın "sözleşmelerden doğan davalarda yetki" başlıklı 10 uncu maddesinde; sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer Mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Yetki itirazının incelemesi neticesi mahkeme yetkili olduğuna karar verirse borçlunun icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceleme neticesi takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise “Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine” karar verecektir. (06.10.2004 tarih E:2004/19-410 K:2004/471 karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı) Dava dosyasının incelenmesinde; davalının Siirt İcra Müdürlüğünün 2019/8465 E. sayılı takip dosyasında ödeme emrine süresinde itirazında açıkça yetkiye itiraz ettiği anlaşılmakla açılan itirazın iptali davasında mahkemece, öncelikle davalının usulüne uygun yetki itirazında bulunup bulmadığı gözetilerek yetki itirazının usule uygun olduğu anlaşılması halinde itirazında belirttiği icra dairesinin yetkisinin araştırılması ve şayet icra dairesinin yetkisine ilişkin itiraz yerinde değil ise esasa ilişkin itirazın incelenmesine geçilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde yetki itirazı yönünden değerlendirilme yapılmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda mahkemece, davalının icra dairesinin yetki itirazı hadise şeklinde incelenerek usulüne uygun yetkili icra dairesinde girişilmiş bir takip bulunup bulunmadığı ve yetki itirazının da usulüne uygun olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar yönünden araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, borçlu davalının icra takibine yetki yönünden itirazının değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, mahkemenin işin esasına ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup HMK'nın 353/1-a-3.maddesi gereğince mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/245Esas, 2021/584Karar ve 23/09/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-3.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 20/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."