5. Hukuk Dairesi 2024/860 E. , 2024/6884 K. MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/924 Esas, 2023/980 Karar DAVA TARİHİ: 18.02.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/57 Esas, 2021/212 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile irtifak hakkını…
**5. Hukuk Dairesi 2024/860 E. , 2024/6884 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/924 Esas, 2023/980 Karar DAVA TARİHİ: 18.02.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/57 Esas, 2021/212 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile irtifak hakkının davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 123 ada 7 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin 2942 sayılı Kanun kapsamında pazarlığa çağrılmadığını, pazarlık aşamasının usulüne uygun başlatılması, yürütülmesi ve sonuçsuz kalması bu dava bakımından dava şartı niteliğinde olduğundan davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz tarla olarak görülmekte ise de taşınmazın ticaret alanı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazda 1/2 hisseye sahip olduğunu, müvekkilinin kullanımında bulunan hisse üzerinde briket imalathanesi bulunduğunu, elektrik hattının geçtiği alan bakımından irtifak talep edilen kısım 741,25 metrekare olarak belirlenmişse de irtifaka konu olan metrekareden çok daha fazlasının fiilen kullanılmaz hale geldiğini, irtifak hakkının tesis edilmesi halinde taşınmazın tamamı bakımından gerçekleşecek değer kaybının bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, elektrik hattının geçmesi ile taşınmazın kaç metrekarelik kısmında yapı-imalathane inşa edilemeyeceğinin de tespiti gerektiğini (Kuvvetli Elektrik Akım Yönetmeliği gereği) izah olunan nedenler ve resen nazara alınacak hususlar doğrultusunda davanın reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hatalı ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yüksek bedel belirlendiğini, bahse konu taşınmazın arsa vasfında belirlenmesinin ve hükme esas emsalin, belirlenen düzenleme ortaklık payı oranının hatalı olduğunu, dava konu taşınmazın arazi niteliğinde olduğunu, bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için etrafının meskun olması, nüfus yoğunluğunun yeterli düzeyde olması, bulunduğu yere ulaşım ve alt yapı hizmetlerinin gelmiş olması gerektiğini, bu doğrultuda dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, değer düşüklüğünün de % 35 sınırını geçmeyecek şekilde belirlenmesinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin emsal taşınmazın %40'ından çok daha düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak hesaplanan değer düşüklüğü oranı üzerinden tespit edilen irtifak bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, böylece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazdan geçen irtifak hakkının kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, dava konusu taşınmazın Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgulama sisteminden yapılan incelemesinde ve ...Belediye Başkanlığının dosya arasında bulunan 21.02.2020 tarihli yazısı gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın niteliğinin arsa mı arazi mi olduğu hususunda tereddüde düşülmüştür. 3. Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla imar planı içerisinde olup olmadığı, imar planı içerisinde ise tarihi, ölçeği ve türü (1/1000, 1/1500, 1/25000 uygulama, nazım...) araştırılarak 1/1000 ölçekli Uygulama, İmar Planı içerisinde olmadığının tespiti durumunda belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı diğer ölçekli plan dahilinde ise plandaki konumu, plan kapsamına alınma amacı, yerleşim yerine uzaklığı, şehrin gelişme istikametinde olup olmadığı hususları ilgili Belediye Başkanlığından ayrıntılı olarak sorulup denetlendikten sonra, arsa mı yoksa arazi mi olduğu tespit edilerek sonucuna göre seçilecek bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak; arsa ise taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle karşılaştırma yapılarak arazi ise İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri getirtilerek verilere uygun şekilde üzerine ekilebilecek münavebe ürünlerine göre gelir metodu esas alınarak varsa objektif değer artırıcı unsur ilavesi ile bedel belirleyen rapora göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.