Başvuru, Habur Gümrük Müdürlüğünce tesis edilen işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların süre aşımı yönünden reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Habur Gümrük Müdürlüğünce tesis edilen işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların süre aşımı yönünden reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/6/2013 tarihinde Mersin İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. 7/10/2015 tarihinde kişi yönünden hukuki irtibat nedeniyle aynı başvurucu tarafından yapılan diğer başvurulara ait 2013/3916, 2013/3964, 2013/3972 ve 2013/3973 numaralı bireysel başvuru dosyalarının kapatılarak incelemenin 2013/3914 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/11/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 23/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 15/1/2016 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Habur Gümrük Müdürlüğünce, başvurucu Şirket adına Habur Gümrük Müdürlüğünde tescilli transit beyannameleri muhteviyatı eşyanın tesliminde meydana gelen eksikliklerle ilgili olarak gümrük vergi ve resimlerinin 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun maddesi uyarınca on gün içinde ödenmemesi hâlinde eşyanın alıcısı tarafından verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edileceği yolunda işlemler tesisedilmiştir. Başvurucu Gümrük Başmüdürlüğüne itirazlarda bulunmuştur. Gümrük Başmüdürlüğünün itirazları reddetmesi üzerine başvurucu,kararın iptali istemiyle Diyarbakır Vergi Mahkemesinde davalar açmıştır. Mahkeme, açılan davalar hakkında verdiği kararlar ile dava konusu işlemlerin kısmen iptaline, kısmen de davaların reddine karar vermiştir. Temyiz üzerine Danıştay Yedinci Dairesi 14/3/2007 tarihli kararları ile İlk Derece Mahkemesi kararlarının reddine ilişkin kısımlarının temyiz isteminin reddine, iptale ilişkin kısımlarının temyiz isteminin kabulüne karar vermiştir. Bu kararlara karşı yapılan karar düzeltme başvuruları da aynı Dairenin kararları ile reddedilmiştir. Bozma kararlarına uyan İlk Derece Mahkemesi 9/4/2008 tarihli kararları iledavaların süre aşımı yönünden reddine karar vermiştir. Başvurucu, Anayasa’nın maddesinde idari işlemlerde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmesi gerektiği kuralına yer verilmesine karşın dava konusu işlemlerde bu hususların belirtilmediğini ve bu nedenle dava açma süresini kaçırdığını ileri sürerek kararları temyiz etmiş; Danıştay Yedinci Dairesi 15/3/2010 tarihlikararlarıyla İlk Derece Mahkemesinin kararını onamıştır. Onama kararlarında başvurucunun iddiaları hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Başvurucu karar düzeltme dilekçelerinde de aynı iddiayı dile getirmiş ise de Danıştay Yedinci Dairesi yine bu iddia hakkında bir değerlendirme yapmayarak 19/3/2013 tarihli ve E.2010/8511, K.2013/1193; E.2010/8497, K.2013/1179; E.2010/8498, K.2013/1180; E.2010/8495, K.2013/1177; E.2010/8496, K.2013/1178 sayılı kararlarıyla talepleri reddetmiştir. Anılan kararlar 9/5/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesi şöyledir:“ Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler;a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,… Tarihi izleyen günden başlar.” 2577 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“ İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un maddesi şöyledir:“Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam olunacağı borçluya bildirilir. 7 gün içinde borç ödenmediği takdirde teminat bu kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir.”