4. Hukuk Dairesi 2021/18300 E. , 2021/4760 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kasten yaralama eyleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Da…
**4. Hukuk Dairesi 2021/18300 E. , 2021/4760 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kasten yaralama eyleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Dairemizin 29/05/2019 gün 2019/1174 Esas-2019/3183 Karar sayılı ilamında; “Dosya kapsamından, taraflar arasındaki yargılamanın son oturumunda hüküm olarak; “davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen reddine” biçiminde karar verilmişken; daha sonra yazılan gerekçeli kararda; “davanın 5.000,00 TL maddi tazminat yönünden reddine, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin ise 2.500,00 TL yönünden reddi ile 2.500,00 TL yönünden kabulü ile dava tarihi olan 21/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verilmiştir. Şu durumda kısa kararda manevi tazminat yönünden kabul edilen kısım ve faiz hakkında hüküm kurulmadığı gibi, HMK 297/2 gereğince kısa kararın gerekçeli karar ile de uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dava, kasten yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; dosya kapsamındaki raporlar incelendiğinde davacının yaralama eylemi nedeniyle yüzünde sabit iz oluşmadığı, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamadığı ya da yitirilmediği, hastanelere yazılan müzekkere cevapları ile de sabit olduğu üzere davacının tedavi gördüğüne, iş gücü kaybı ve işgöremezliği olduğuna ilişkin dosyaya delil kazandırılamadığı, davacının haksız eylem nedeniyle maddi zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup, ancak ceza dosyası kapsamından davalıların davacıyı basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek şekilde darp ettiği sabit olduğu gerekçesiyle manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ve karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.