TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - TC.NO:... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - TC.NO:... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 02.08.2024 tarihinde davalının teh…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - TC.NO:... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - TC.NO:... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 02.08.2024 tarihinde davalının tehdit zoruyla kendisine senet imzalattığını, bu senede dayalı olarak Konya . İD’nin ... esasından takibe başlatıldığını, olaya ilişkin soruşturmanın Konya CBS’nin ... esasından devam etmekte olduğunu izah olunan bu nedenlerle davacı müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesini, icra takibinin öncelikle bedelsiz aksi kanaatte olduğu takdirde uygun bir teminat bedeli ile tedbiren durdurulmasını, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, tarafından haricen davalıya vasi atandığının öğrenildiği ve vasinin tespit edilerek tebligat çıkartılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Öncelikle görev ilişkin itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde tarafların adreslerinin eksik olduğunu, adresin tamamlanması için davacı tarafa süre verilmesini ve süresinde eksiklik tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, HMK madde 200 gereği tanık dinlenebilmesinin açık muvafakatlerine bağlı olduğunu ve muvafakatlerinin bulunmadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle dosya üzerinden yapılacak inceleme neticesinde davanın usulden reddine ve görevsizlik kararı verilmesini, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, dava dilekçesindeki eksikliklerin tamamlanması için davacıya kesin süre verilmesini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini, neticeten davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini, dava sonunda icra inkar tazminatına hükmedilmesini, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE: Dava, ":Menfi Tespit" davasıdır. Somut olayda ; davada öncelikle çözülmesi gereken sorunlar, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının mevcut olup olmadığı, esas yönünden de davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takipten dolayı borçlu olup olmadığı sorunlarıdır. Davacı taraf, bu dava görevsiz mahkemede açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurmamış, görevsizlik kararından sonra 22/04/2025 tarihinde başvurmuş ve 05/05/2025 tarihinde de anlaşma sağlanamadığına dair zorunlu arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. Yargıtay . HD'nin 13/09/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da, "Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile... davanın ticari dava niteliği taşıdığı, mahkemenin davada ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönündeki tespiti ve davanın usulden reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği, eldeki ticari dava bakımından arabuluculuk dava şartının re'sen değerlendirilmesi gerektiği, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ticaret mahkemesine dosyanın gönderilmesi suretiyle görülecek olan alacak davasında arabuluculuğun dava şartı niteliği taşıdığı, arabululucuk dava şartının uyuşmazlığın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmediği, uyuşmazlığın ticari dava olmasından kaynaklandığı, görevli mahkemeye dosya gönderildiğinde de davanın açıldığı tarihin görevsiz mahkemedeki dava açılış tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olması karşısında bu tarih itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı, usul ekonomisi gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan dolayı reddi yönünde re'sen hüküm kurulması gerektiği... gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına... karar verilmiştir... Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafının (f) bendinde yer alan “Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri gereği 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına" karar verilmiştir. Yargıtay . HD'nin 15.02.2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da, "İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, görevsizlik kararı verildikten sonra arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartının tamamlandığı anlamına gelmediği belirtilmiştir... Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir... Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına" karar verilmiştir. Konya BAM . HD'nin 09/06/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararında da, "Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Tüketici mahkemesinde açılması gereken bir davanın, hukuki yanılgıyla başka bir mahkemede açılması, o davaya bağlanan dava şartlarını ortadan kaldırmaz. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar (önceden) kanunla düzenlenmiş kurallar olup yoruma açık değildir. Dolayısıyla mahkemelerin görevine ilişkin yapılan hukuki hatalar, o davanın, dava şartını ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilemez. Yukarıda yer verilen yasal mevzuat ve açıklamalara göre somut olayda, ayıplı hizmetten kaynaklı tazminat talepli olarak 28/07/2020 tarihinden sonra açıldığı anlaşılan eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı ve mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın Tüketici Mahkemesine geldiği, görevli Tüketici Mahkemesince arabuluculuk şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüş olup; davacı istinaf dilekçesinde Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine sonradan arabuluculuk başvurusu yaptıklarını ve eksikliği tamamladıklarını, bu nedenle davanın usulden reddine dair kararın usule aykırı olduğunu ileri sürmüşse de, dava şartı niteliğinde olan arabuluculuk başvurusunun mevcudiyeti, davanın görevsiz mahkemede açıldığı sırada aranacak olup bu eksikliğin sonradan giderilemeyeceği, davacı tarafından 6325 sayılı HUAK'nın 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığının sabit olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla" istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Yukarıda yazılı Yargıtay'ın emsal içtihatları ve Konya BAM . HD'nin emsal kararlarında da açıklandığı üzere; görevli mahkemede açılan davanın, yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemedeki davanın devamı olduğu, davanın açılış tarihinin de görevsiz mahkemedeki açılış tarihi olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartının mevcut olup olmadığının da görevsiz mahkemedeki dava tarihi itibariyle değerlendirilmesinin gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, 6325 s. Yasada zorunlu arabuluculuk son tutanağının sunulmasına ilişkin kesin süre yönünden, görevsiz mahkemede dava açanlar için ek süre veya istisna tanınmadığı, davacı tarafın sunduğu Yargıtay emsal içtihatlarının yasal düzenlemelere uygun görülmediği gibi, aksi yönde Yargıtay emsal içtihatları ve BAM emsal kararlarının da bulunduğu anlaşıldığından, davacı tarafın sunduğu emsal içtihatların hükme esas alınamayacağı belirlenmiş, davacı tarafın zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartını yerine getirmediği kabul edilmiştir. Davacının dava açtıktan sonra aldığı zorunlu arabuluculuk son tutanağı, bu davada hükme esas alınmadığından Hazine tarafından yapılan zorunlu arabuluculuk giderleri bu davada değerlendirilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Peşin olarak alınan 17.077,50 TL harcın, karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.345,50 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ... Hakim ... Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.