Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7817 E. , 2024/5990 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7817 Karar No : 2024/5990 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Endüstriyel Makineler ve Motor Sanayi Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. ...- Av-... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7817 E. , 2024/5990 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7817 Karar No : 2024/5990 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Endüstriyel Makineler ve Motor Sanayi Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. ...- Av-... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2020 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5'i olan 704.920,386-TL'nin ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyannameye istinaden tahakkuk ederek ödenen kurumlar vergisinin fazlaya isabet eden kısmının iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının en geç 14/08/2018 tarihine kadar vermesi gereken 2018 yılının Nisan-Haziran dönemine ait geçici vergi beyannamesini, kanuni süresinden sonra pişmanlık talepli olarak 15/08/2018 tarihinde verdiği dolayısıyla söz konusu döneme ilişkin olarak ilk beyannamenin 15/08/2018 tarihinde pişmanlık talepli olarak verildiği ve kanuni süresinde verilmediği hususu ihtilafsız olan bu beyannameye istinaden davacının 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121 maddesinin 2. fıkrasının (1) numaralı bendindeki lehe düzenlemeden de yararlanamayacağı dikkate alındığında, 2020 yılı kurumlar vergisi yönünden vergiye uyumlu mükelleflere tanınan %5 vergi indiriminden faydalanma koşullarını taşımadığı sonucuna varıldığından yapılan tahakkukta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Pişmanlık talepli olarak 15/08/2018 tarihinde verilen 2018 yılının Nisan - Haziran dönemine ait geçici vergi beyannamesine istinaden tahakkuk eden verginin süresinde ödendiği, pişmanlık müessesesinin bir beyanname türü olmayıp beyannamenin veriliş şekline ilişkin olduğu ve bu beyanname öncesinde başka bir beyanname verilmesine zaten imkan bulunmadığı, beyanname veriliş tarihi bakımından söz konusu olan bir günlük gecikme nedeniyle indirim hakkından mahrum bırakılmalarının ölçülülük ilkesine uygun düşmediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Olayın oluş biçimi ve sözü edilen kanun hükmünün getiriliş amacı da dikkate alındığında, davacının vergiye uyumlu mükellef olmadığına yönelik saptama ölçülülük ilkesine aykırı olup hukuka uygun düşmediği sonucuna varıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddine dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2020 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5'i olan 704.920,386-TL'nin ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verdiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin değinilen kısmının kaldırılması ile iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, Dairemizin E: 2023/5846 sayılı dosyasında Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece verilen cevapta davacının 2020 yılı kurumlar vergisi yönünden vergiye uyumlu mükelleflere tanınan %5 vergi indiriminden faydalandırılmamasına neden olarak gösterilen ve yasal süresinden bir gün sonra 15/08/2018 tarihinde pişmanlıkla verilen 2018 yılının Nisan- Haziran dönemine ait geçici vergi beyannamesine istinaden tahakkuk eden verginin, vade tarihi olan 17/08/2018 tarihinde ödendiği belirtilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi" başlıklı mükerrer 121. maddesinin birinci fıkrasının uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan halinde, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5'inin, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirileceği, hesaplanan indirim tutarının, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamayacağı, indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutarın, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebileceği, bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarların red ve iade edilmeyeceği, gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarının, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, söz konusu indirimden yararlanabilmenin şartlarından birisi olarak indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması gerektiği belirtilmiş olup kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağı hükmüne yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Pişmanlık ve Islah" başlıklı 371. maddesinin 1. fıkrasında, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin, kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında maddede yer alan bentlerdeki yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Vergisel yükümlülüklerini düzenli şekilde yerine getiren mükelleflerin kuralına yukarıda yer verilen düzenlemeler ile teşvik edilmesi ve ödüllendirilmesi suretiyle vergiye gönüllü uyumun dolayısıyla yatırımın, üretimin, istihdamın artırılması amaçlanmış belirtilen şartları taşımaları durumunda, vergiye uyumlu oldukları kabul edilen mükelleflere, diğer mükelleflerden farklı olarak ek bir vergi indiriminden yararlanma imkanı tanınmıştır. 213 sayılı Kanun'un 371. madde hükmüyle, vergi ziyaına bağlı suçları kendiliğinden vergi dairesine haber veren, başka bir anlatımla, işlediği suçtan pişmanlık duyan yükümlülere belli şartları yerine getirme kaydıyla belirtilen suçlara ait cezaların uygulanmasının önlenmesi amaçlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121 maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, beyannameler üzerine tahakkuk eden verginin kanuni süresinde ödenmiş olması şartıyla, kanuni süresinde verilen beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağı hüküm altına alınmış olup bendin devamında parantez içi hükümde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinin ancak süresinden sonra verilen beyannamelerde söz konusu olabileceği de açıktır. Bu durumda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan şartı taşıdığı ve hakkında 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinde sayılan diğer şartların ihlal edildiğine yönelik başka bir saptama bulunmadığı anlaşılan davacının, %5 oranında vergi indirimi uygulamasından yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığından aksi yöndeki gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi Kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 18/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.