7. Hukuk Dairesi 2016/23101 E. , 2016/14405 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun Geçici 2 inci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü; Dairemiz ile yerel mahkeme arasındaki uy…
**7. Hukuk Dairesi 2016/23101 E. , 2016/14405 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun Geçici 2 inci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü; Dairemiz ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, 6111 sayılı Kanun kapsamında davalı Bakanlığa devredilen davacının davalı Bakanlık bünyesinde örgütlü sendikaya üye olmasından sonra, TİS hükümlerine göre ücretinin belirlenmesinde kıdeminin dikkate alınıp alınmayacağı, eşit davranma ilkesine aykırı davranılıp davranılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dairemizin "... Somut olayda davacı 6111 sayılı Yasanın 166/1. maddesi kapsamında davalı kuruma nakledildikten sonra bir süre çalışmış, daha sonra sendikaya kendi isteği ile üye olarak, üyelik tarihinde işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinden faydalanmaya başlamıştır. Davacının ücret yönünden intibakı Toplu İş Sözleşmesinin Geçici 3. Maddesine uygun olarak yapılmıştır. Yani davacı ücret seviyesi yönünden kayba uğramamıştır. Davacı her ne kadar intibakının kıdemi dikkate alınmadan yapılmasından dolayı aynı kıdemde olup da baştan beri davalı işyerinde çalışan sendika üyesi bir işçiye göre daha az ücret aldığını ve dolayısı ile ücret ve bağlı alacaklar yönünden kayba uğradığını iddia etmiş ise de; davacı sendikaya üye olmayarak, iş akdini 6111 sayılı Yasanın 166/6. maddesinde düzenlenen şekliyle, önceki koşullarda bireysel iş sözleşmesi olarak sürdürmesi mümkün iken davacı bunun yerine, sendikaya üye olarak toplu iş sözleşmesi hükümlerini kendi rızası ile kabul etmiştir. Dolayısıyla davacının intibakının hatalı yapıldığı ve ücretinin eksik şekilde belirlendiği ileri sürülemez.