T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/514 - 2026/41 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/514 KARAR NO : 2026/41 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.12.2023 NUMARASI : 2022/326 Esas 2023/909 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 23.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/514 - 2026/41 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/514 KARAR NO : 2026/41 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.12.2023 NUMARASI : 2022/326 Esas 2023/909 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 23.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.05.2016 tarihinde davalının sürücüsü olduğu ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın el arabasıyla yolun karşısına geçmeye çalışan ...’a çarpması neticesinde, davacının eşi olan ...’ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davacının zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1000,00-TL hastane ve cenaze giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile ( sigorta şirketinden avans faizi ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...’tan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/646 E. Sayılı dosyasında, davacının eşi olan ...’a, ...’in sevk ve idaresindeki araç ile çarptığından bahisle tazminat davası açıldığını, kazaya karışan aracın, kazanın meydana geldiği tarihte trafik sigortası bulunmadığını, bu nedenle davacının eşini kaybetmesi nedeniyle maddi zararlarından davalı ...'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 11.09.2018 tarihli dilekçesi ile ... Sigorta AŞ hakkındaki taleplerini atiye bıraktıklarını, asıl davadaki ... hakkındaki davada ve birleşen davadaki taleplerini 23.147,00 TL olarak belirlediklerini belirterek davalılar ... ve ...'ndan tahsilini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, kaza mahallinin ve tarafların yerleşim yerinin Sivas ili olduğu, sigorta şirketinin merkezinin ise İstanbul ili olduğunu, bu nedenle davanın görülmesinde Sivas Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle davada yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, esas yönden ise kazanın meydana gelmesindeki kusuru kabul etmediklerini, davalının 30-40 km hızla ilerlerken, vefat edenin el arabası ile birden yola çıktığını, davalının kornaya ve frene basmasına rağmen kazaya engel olamadığını, bu durumun kamera kayıtları ile de sabit olduğunu, vefat edenin 73 yaşında olduğunu yaşı ve rahatsızlıkları nedeniyle talep edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından tanzim edilen ZMMS poliçesinin kaza tarihi ile aynı olduğu, kaza tespit tutanağına göre kaza saatinin 08.30 olduğu, düzenlenen poliçede ise poliçe başlangıç saatinin 12.00 olarak belirtildiğini, Genel Şartlarda da aksi kararlaştırılmadıkça sigortanın tanzim edildiği gün saat: 12.00 de başlayıp sürenin saat: 12.00 de sona ereceğini, bu nedenle meydana gelen kaza nedeniyle sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 2918 Sayılı Yasanın 97. Maddesi gereğince, davalıya müracaat etmeksizin dava açtığını, bu nedenle davanın dava şartının yerine getirilmemiş olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının adresi İstanbul olduğu gibi davacının adresinin ve kaza yerinin Sivas ili olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaların birleştirilmesine ilişkin talebi de kabul etmediklerini, davanın esası yönünden ise davacının kaza yapan aracın sigortası bulunmadığını kanıtlaması gerektiğini, aracın sigortasız olması halinde davalının sorumluluğunun kusur, zarar ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru zararı kanıtlaması gerektiğini, kaza nedeniyle davalının temerrüdü olmadığından faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece verilen ilk karara karşı asıl davada davalı ... vekili ve birleşen davada ... tarafından istinaf başvurusu yapıldığı, kararda belirtilen yönlere ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildiği, kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 27.05.2016 tarihinde sabah saat 8 sıralarında sürücü ...'in yönetimindeki otomobil ile meskun mahalde bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, seyrine göre sağda yolun kenarında park halinde bulunan aracın yan tarafında el arabası ile bekleyen yayaya karşı uyarıda bulunmayıp, müteyakkız davranmayarak seyrine devam etmesi ve karşıya geçmek üzere el arabasını iterek yola giren bu yayaya zamanında etkin tedbir almayarak çarpması sonucu meydana gelen olayda, davalı sürücü ...’in % 25 oranında, davacı tarafın murisi yaya ...’ın %75 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ...'ın bu olay nedeniyle vefat ettiği, asıl davanın 15.07.2016 tarihinde açıldığı, birleşen davanın 08.02.2018 tarihinde açıldığı, ilk karar tarihinden sonra davacının 03.09.2021 tarihinde vefat ettiği, kaza tarihinde ... plakalı aracın asıl davada davalı ... sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu iddiası ile dava açıldığı, dosyaya ibraz edilen 122804581 nolu poliçenin 27.05.2016 tarihli saat: 12:00'den -27.05.2017 tarihli saat: 12:00 tarih aralığı için düzenlendiği, Sivas Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabı müzekkereden kazanın 27.05.2016 günü saat 8:30 sıralarında ihbar edildiği, kaza tutanağında da kaza saatinin 8:30 olarak yazıldığı ve dolayısı ile kazadan sonra aynı gün araca ZMMS poliçesinin yapıldığı, kaza saati itibariyle rizikonun teminat altında olmadığı ve kaza saatinde poliçe yürürlüğe girmediğinden davalı ... Sigorta Şirketinin sorumluluğunun olmayacağı, kaza tarihi ve saatinde kazaya karışan aracın ZMSS olmadığı anlaşıldığından, davalı ... sorumlu olduğu, davalı ... Sigorta için geçerli poliçe olmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, birleşen dava davalısı ..., aracın kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olmadığından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 14. maddesi Güvence Yönetmeliği, KTK 85/1 ve 91/1 maddeleri gereğince ve ZMMS Genel Şartları A-1 maddesi gereği, ZMMS poliçe limit dahilinde davacı zarar gören üçüncü şahsa karşı sürücü ve işletenin birlikte gerçek zarardan müteselsilen sorumlu olduğu belirtilerek; asıl davada davalı ... Sigorta için geçerli poliçe olmadığından davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatı olan 12.359,57-TL ile cenaze gideri olan 1.000,00-TL’nin, davacı ... adına onun mirasçıları olarak davacılar ...’nın her birine ayrı ayrı, 1/7 oranında pay edilmek suretiyle hesaplanan ve ödenmesi gereken 1.765,65-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 142,85-TL cenaze gideri ödenmek üzere, davalı ... yönünden olay tarihi olan 27.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (birleşen dosya davalısı ... ile müştereken ve müteselsilen olmak üzere) alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile toplam 12.500,00-TL manevi tazminatın, davacı ... adına onun mirasçıları olarak davacılar ...’nın her birine ayrı ayrı, 1/7 oranında pay edilmek suretiyle hesaplanan 1.785,7-TL manevi tazminat ödenmek üzere olay tarihi olan 27.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, Birleştirilen dava dosyasında; davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatı olan 12.359,57-TL ile cenaze gideri olan 1.000,00-TL’nin, davacı ... adına onun mirasçıları olarak davacılar ...’nın her birine ayrı ayrı, 1/7 oranında pay edilmek suretiyle hesaplanan, 1.765,65-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 142,85-TL cenaze gideri ödenmek üzere, davalı ... dava tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (asıl dava davalısı ...’le müştereken ve müteselsilen olmak üzere) alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı birleşen davada ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; birleşen dava dilekçesinin davalıya tebliği üzerine davaya cevap vermelerine rağmen, asıl dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, tarafların adresinin Ankara ili olmamasına ve kaza yerinin Sivas olmasına rağmen yetki itirazlarının kabul edilmediğini, davacının davadan önce davalıya müracaat etmeden dava açtığını, 2918 Sayılı Yasanın 97. maddesinin gereğini yerine getirmemesi nedeniyle davalı hakkındaki davanın dava şartı yerine getirilmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği halde yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, asıl davadaki ana para alacağından da sorumlu tutulmasının özellikle faizin başlangıcı yönünden hatalı olduğunu, verilen hükmün mükerrer tahsilata neden olacağını, bu yönden kararın kaldırılması gerektiğini, Genel Şartlar gereğince davalının cenaze gideri ve diğer giderlerden sorumluğu bulunmadığından davanın reddine karar karar verilmesi gerektiği halde kabulünün hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl ve birleşen davanın tahsilde tekerrür olmamak üzere aynı kaza nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkin ilk derece mahkemesince asıl davada davalı ... Sigorta AŞ yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, asıl ve birleşen davada diğer davalılara yönelik maddi tazminat davasının kabulüne, asıl davada davalı ...'e yönelik manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Eldeki dava dosyasına konu maddi olayda, ... aracın asıl davada davalı ... sigorta şirketine 27.05.2016 tarihli saat: 12:00'den -27.05.2017 tarihli saat: 12:00 tarih aralığı için düzenlenen ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, Sivas Emniyet Müdürlüğü'nün yazı cevabından kazanın 27.05.2016 günü saat 8:30 sıralarında ihbar edildiği, kaza tutanağında da kazanın 8:30 olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. ZMMS Genel Şartlarında A.7 maddesine göre aksi kararlaştırılmadıkça poliçe başlangıç ve bitiş saatinin öğlen 12:00 olacağı belirtilmiştir. Bu bilgilere göre, poliçenin tanzim saati, davacının aracının zarara uğradığı kaza saatinden sonraki bir zaman dilimine ilişkin görünmekte bir başka ifade ile sigortacının üstlendiği rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçenin tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulmuştur. ...'nın sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlıdır. ...'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Hak sahipleri karşısında, trafik kazası sonucunda meydana gelen zararlardan, ... ile diğer zarar sorumluları (işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kimseler vs.) müştereken ve müteselsilen sorumludur (BK m.51). Yani ... sorumluluğunun doğmasıyla diğer zarar sorumlularının sorumlulukları ortadan kalkmaz. Hesapla birlikte devam eder.( Yargıtay 17. HD'nın 1909/2019 tarih ve 2016/17270 E. - 2019/8281 K. ) Bu itibarla, ZMMS poliçesi bulunmayan karşı aracın neden olduğu zarardan, davalı ... karşı araç sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağı amirdir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.( Yargıtay 4. HD'nın 16.06.2022 tarih ve 2021/13625 E. - 2022/8912 K. ) Kaldırma kararında işaret edildiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince birleşen davada dava açılmadan önce davalı ... başvuru yapılmış olması tamamlanabilir dava şartı olup kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada 12.10.2022 Tarihinde davalı ... başvuru yapılmak suretiyle anılan dava şartına ilişkin eksiklik giderilmiş, ilk karardan sonra davacının vefatı nedeniyle ortaya çıkan taraf teşkiline ilişkin eskilik de davacının mirasçılarının tamamının davaya dahil edilmesi suretiyle tamamlandığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53.maddesinde cenaze giderlerinin de ölüm nedeniyle meydana gelen zararlardan olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle zarar sorumlusu, ölüm halinde yapılan cenaze giderlerinden de sorumludur. Cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar. Davalılar meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarının tazmini ile sorumlu olup, davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir. İlgili Belediye ya da müftülüklerden, murisin vefat ettiği tarihte cenaze için yer tahsisi, kefen, cenaze yıkama ve kazı bedelleri gibi zorunlu cenaze giderleri belirlenmek suretiyle makul, uygun miktarda cenaze ve defin giderine hükmedilmesi gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nin 31.10.2022 tarih ve 2022/5544 E. - 2022/13431 K. ) Toplan tüm deliller ile açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince taraf teşkili, başvuru ve birleştirme kararının tebliğine ilişkin eksikliğin giderilmesine, hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun maddi olayın oluş şekline uygun olarak tespit edilmesine, müteveffanın ölümü nedeniyle davacının destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin gideri bedeline hak kazanmasına, müteveffanın gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, pay dağılımına ilişkin uygulamada benimsenen ilkelere uygun düşecek şekilde davacının hak kazandığı tazminatın tespit edilmesine, destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, destekten yoksun kalma zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, cenaze giderlerinin de ölüm nedeniyle meydana gelen zararlardan olup ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olacak şekilde belirlenmesine, kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmayan ve niteliği itibariyle trafik sigortası yaptırılması zorunlu olan aracın neden olduğu trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma zararı ve cenaze defin gideri bakımından davalı ... ile işleten/sürücünün sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talep ile müşterek ve müteselsilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde asıl ve birleşen davada tahsilde tekerrüre engel olacak biçimde sorumluluk limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı ... tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminatın tamamına davalının sıfatına göre belirlenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 912,59 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 484,99 TL harcın davalı ...n'dan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.