Başvuru, konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5/8/2016 tarihinde tutuklanmıştır. Başsavcılık başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianamede, başvurucunun ByLock isimli programı kullandığına yönelik tespite dayanıldığı görülmüştür. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) iddianameyi kabul etmiş ve E.2018/151 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşamasına başlamıştır. Başvurucu 7/9/2018 tarihinde tahliye edilmiştir. Mahkeme 7/2/2019 tarihinde, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına karar vermiştir. Başvurucu bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuş olup yargılama istinaf aşamasında derdesttir. Diğer yandan Başsavcılık tarafından 11/11/2019 tarihinde FETÖ/PDY'nin adliye teşkilatı ve ceza infaz kurumlarındaki yapılanmasının tespiti amacıyla soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda başvurucu, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan 13/12/2019 tarihinde gözaltına alınmıştır. Soruşturma evrakına göre Başsavcılık, başvurucunun örgütün adliye ve ceza infaz kurumu teşkilatındaki yapılanmasında mahrem sorumlular arasında bulunduğunu ve üçüncü şahıslar adına alınmış mobil telefon hattı üzerinden örgüt mensupları ile irtibat kurduğunu ileri sürmektedir. Başsavcılık, başvurucu hakkındaki tanık beyanlarına dayanmaktadır. Gizli tanık ile diğer tanıklar A. ve T.R.nin başvurucunun Sincan'daki ceza infaz kurumunda görevli örgüt üyelerinden sorumlu kişi olduğunu beyan ettikleri görülmüştür. Başvurucu tutuklamaya sevk edilmiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 18/12/2019 tarihli kararıyla tutuklama talebini reddetmiş, başvurucuyu -elektronik kelepçe takılmak suretiyle- konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri altına alarak serbest bırakmıştır. Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş; itiraz kesin nitelikte kararla reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 6/1/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu ise 30/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 17/3/2021 tarihinde Ankara Sulh Ceza Hâkimliği başvurucu hakkındaki konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına ve başvurucu hakkında haftanın belirli günü imza atma şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu hakkındaki soruşturma devam etmektedir. Komisyon tarafından başvurucunun adli yardım talebi kabul edilmiş ve bu kararda incelenen şikâyet haricindeki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, bu şikâyet yönünden ise başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.