11. Hukuk Dairesi 2009/15170 E. , 2010/618 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2007 tarih ve 2006/20-2007/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2009/15170 E. , 2010/618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2007 tarih ve 2006/20-2007/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken ihracına karar verildiğini, açtığı dava sonunda ihraç kararının iptal edildiğini, davalı kooperatif aleyhine bir daire verilmesi, mümkün olmaması halinde tazminat ödenmesi yönünde açtığı diğer davada lehine 5.022,19 TL tazminata karar verildiğini, bu kararla istem olmadığından faize hükmedilmediğini, tazminata ilişkin açtığı dava tarihinden itibaren hesaplanan 6.129,00 TL faiz alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz etiğini, teslim edilmeyen daire nedeniyle ecrimisil alacağının da doğduğunu ileri sürerek, faiz alacağına ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ve 3.500,00 TL ecrimisil alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının daire teslimi, olmaması halinde tazminat istemine ilişkin olarak açtığı davada tazminata karar verildiği, asıl alacağın tahsili tarihine kadar davacının faiz isteminde bulunabileceği, davalının başlatılan icra takibi üzerine tazminat miktarını ödediği, bu ödeme sırasında davacının faiz hakkını saklı tutmadığı, asıl borç sona ermekle fer'ilerinin de sona erdiği ve olmayan daire için ecrimisil istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Ancak, davacı taraf diğer üyelere konutlarının teslim edilmesine rağmen, kendisine konut teslim edilmediğini ileri sürerek, ilk davayı açmış ve mahkemece aynen teslim mümkün olmadığından bedele hükmedilmiştir. Diğer üyelere teslimine rağmen, 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 23. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi gereğince davacıya teslimi gereken daire teslim edilmemiş ise, davacı, diğer üyelere dairenin teslim edildiği tarihten ilk davanın açıldığı tarihe kadar oluşan kira kaybını isteyebilir. Davacı, her ne kadar talebini ecrimisil olarak adlandırmış ise de, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mahkemece belirlenmesi zorunludur. Zira, 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK'nda da belirtildiği gibi, HUMK'un 74,75 ve 76. maddeleri gereğince hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı neticei taleplerle bağlı ve fakat hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları resen uygulamakla ve neticeye vardırmakla yükümlüdür. Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar nazara alınarak inceleme yapılıp, sonucuna göre davacının bu yöndeki istemine ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle bu istemin de reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.