(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2034 E. , 2007/2186 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.07.2006 gün ve 2006/7631-8686 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Arsa sahipleri …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2034 E. , 2007/2186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.07.2006 gün ve 2006/7631-8686 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki sözleşmeler biçimine uygun şekilde noterlikte fesih edilmiş, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinin tarafları, sözleşme ilişkisine bu şekilde son vermiştir. Fesihten sonra yine tarafların noterde yaptıkları «düzenleme şeklinde taahhütname» başlıklı belge ile feshin doğal sonucu olan sözleşmenin tasfiyesi ilişkisine girdikleri dava konusu 366 ada 29 parseldeki A blok zemin kat 1 numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün arsa sahiplerine bırakılmasının kararlaştırıldığı görülmektedir. Gerçekten, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde kural, feshin geriye etkili yapılmasıdır. Geriye etkili fesihte taraflar aralarında hiç sözleşme yapılmamış gibi mal varlıkları bakımından sözleşmenin yapıldığı gündeki duruma dönerler. Ancak taraflarca fesih işleminin tasfiyesi ileriye etkili sonuçlar meydana getirecek şekilde yapılmışsa yüklenici meydana getirilen eserin yapıldığı kadarının bedelini değil, binada bağımız bölümün arsa payını isteyebilir. Somut olayda, sözleşmeyi ileriye etkili fesheden taraflar tasfiyede dava konusu edilen 1 numaralı bağımsız bölüm mülkiyetini arsa sahiplerine bıraktıklarından esasen yüklenicinin dahi talep etmesi mümkün olmayan ve tasfiye sonucu yükleniciye değil arsa sahiplerine bırakılan bağımsız bölümün tescili yüklenicinin temlik ettiği şahsi hakka dayanarak üçüncü kişiler tarafından da istenemez. Davanın reddolunmasında yasaya aykırılık yoktur. Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen yönler, daha önce temyiz nedeni yapılmıştır. Yerel mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya içeriği gereği usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır. Dairemiz onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.Maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, H.U.M.K.’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı Yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaleti ile takdiren, 160 TL para cezası ile 27.00 TL karar düzeltme red harcının düzeltme isteyenden tahsiline, 05.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.