Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/531 E. , 2024/2030 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/531 Karar No:2024/2030 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının ... şirketlerinden ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'de k
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/531 E. , 2024/2030 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/531 Karar No:2024/2030 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının ... şirketlerinden ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle anılan şirketten tahsil edilemeyen toplam 3.755.852,54-TL'nin 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsiline ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından, lehine verilmiş kararlar bulunduğundan bahisle davaya konu ödemeye çağrı mektubunun haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edilmişse de, ... İdare Mahkemesi tarafından, davalı idareden kullanılan krediler hususunda, davacının yönetim kurulu üyesi olmakla kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğunun sabit olduğu yönünde verilen kesinleşmiş karar dikkate alındığında, davaya konu ödemeye çağrı mektubunun, davalı idarece Danıştay bozma ilamı ve sonrasında ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararlar dikkate alınmak suretiyle gecikme zammı ve temerrüt faizi hususunda bu defa Yönergedeki hükümler yerine kanuni düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle yeniden yapılan hesaplamalar neticesinde tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 10/07/2001 tarih ve 24458 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10/07/2001 tarih ve 384 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/3’inci maddesi kapsamında yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmeyen, alınması gereken tedbirleri almayan, faaliyetine devamı mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz eden ... Bank A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı ve temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği, davacının ... Bank A.Ş.'nin hakim ortaklarından ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'de 02/12/1997-13/12/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, davalı idarenin 09/11/2016 tarihli savunma dilekçesinin 7. sayfasında yer alan tablolarda davacının sorumlu tutulduğu kredilerin gösterildiği, davacının görev süresi içerisinde 30/09/1999 tarihinde kullandırılan 68.865-TL tutarlı ve 01/10/1999 tarihinde kullandırılan 258,24-TL tutarlı kredilerin 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredinin bir kısmı ile kapatıldığı, 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredi ile hem bahsi geçen kredilerin hem de davacının görev süresinden sonra ... tarihinde ... referanslı fişle kullandırılan 140.000-TL tutarlı kredinin kapatıldığı, 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredinin ise 22/02/2001 tarihinde kullandırılan 345.046,99-TL nakit kredinin 286.939,38-TL tutarlık kısmı ile anapara ve faiz ödemesi yapılarak kapatıldığı, 345.046,99-TL nakit krediden geriye kalan bakiye 58.107,61-TL'nin ise "nokta kredi kapama hesabı 1600069/9040" açıklaması ile Kredi Faiz Gelirleri hesabına geçirildiği, buradan da firmanın başkaca kredilerinden kaynaklanan Faiz+BSMV+KKDF ödemelerinin yapıldığı anlaşıldığından, davacının sorumlu tutulduğu kredilerin bir kısmının davacının görev yaptığı dönem içerisinde kullandırılan kredilerin kapatılması amacıyla kullanılmadığı, davacının görev süresinden sonra kullandırılan kredilerin kapatılması amacıyla kullanıldığı, bir kısmının da davacının sorumlu tutulabileceği kredilerden kaynaklı Faiz+BSMV+KKDF alacağı olup olmadığının davalı idarece ortaya konulmadan davacının sorumluluk tutarına dahil edildiği, bu nedenle davalı idarece sunulan tabloda yer alan kredilerin tamamından davacının sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı hususu dikkate alındığında, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının sorumluluk tutarının hesaplanmasında görev süresi öncesinde ve görev süresinde kullandırılan kredilere ilişkin Faiz+BSMV+KKDF tutarlarının hesaplamaya dahil edildiği, görev süresinden sonra kullandırılan kredilere ait Faiz+BSMV+KKDF tutarlarının hesaplamaya dahil edilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.