7. Ceza Dairesi 2021/24165 E. , 2024/1586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/617 E., 2018/204 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın SEGBİS aracılığıyla yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin yüze karşı açıklanmas
**7. Ceza Dairesi 2021/24165 E. , 2024/1586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/617 E., 2018/204 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın SEGBİS aracılığıyla yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin yüze karşı açıklanmasından itibaren başlayacağı bildirilmiş ise de; ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin bildirimde bulunulmaması nedeniyle kanun yoluyla ilgili bildirimin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı değerlendirilmekle temyiz isteminin süresinde kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; cezasında makul bir indirim yapılması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; sanığın muayene ve tedavisinin yapılması için sevk edildiği Yenikent Devlet Hastanesinden Birliğine dönmeyerek firar ettiği, 26.03.2014 günü yakalandığı, böylece 31.12.2013-26.03.2014 tarihleri arasında firar suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesinde düzenlenen firar suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmiştir. İlk derece Mahkemesince, sanığın dava dosyasının sureti ile ayaktan sağlık kuruluna sevk edilip, psikiyatrik ve madde bağımlılığı durumu itibarıyla suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyetinin adli rapor ve sağlık kurulu raporu ile tespitinin istenmesi sonrasında aldırılan 21.04.2015 tarihli ve 2716 numaralı Sağlık Kurulu raporunda, Disosyal kişilik bozukluğu (antisosyal kişilik) tanısı ile suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişlidir, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından yararlanamaz kararı verildiği, ancak madde kullanımı ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığı tespit edilmiştir. 14. İkmal Merkezi Lojistik Destek Birlik Komutanlığının 23.09.2016 tarihli yazısında sanığın 31.12.2013 tarihinde saat 08.10 da Sakarya Yenikent Devlet Hastanesine gitmek üzere Kışla nizamiyesinden çıkış yaptığının ve Kışlaya dönmediğinin erbaş ve er giriş çıkış kayıtlarından tespit edildiği bildirilmiştir. Yenikent Devlet Hastanesi Yöneticiliğinin "Belge İstemi" konulu yazısında; 31.12.2013 tarihinde herhangi bir başvurusunun olmadığı bilgisine yer verilmiştir. Dosya kapsamına göre; 1. (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 14.06.2016 tarihli ve 2016/356 Esas, 2016/380 Karar sayılı bozma ilamına uyulup uyulmaması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması, 2. Bozma ilamında da belirtildiği üzere sanığın sorgu ve savunmalarında, daha önceden uyuşturucu madde kullandığını, ancak 8 yıl önce bıraktığını, şu an kullanmadığını beyan etmekle birlikte, 04.04.2012 tarihinde kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hakkında Korkuteli Sulh Ceza Mahkemesinin 11.12.2012 tarihli ve 2012/144 Esas, 2012/476 Karar sayılı kararının dosyaya celp edilip, sanıktan, uyuşturucu kullanımı nedeniyle tedavi görüp görmediğinin, görmüş ise hangi tarihlerde ve hangi sağlık kuruluşlarında tedavi gördüğü hususlarının sorulması, varsa bu tedaviye ilişkin tüm belgelerin getirtilmesini müteakip, öncelikle psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayenesinin yaptırılması, bilirkişinin gerek görmesi hâlinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 74 üncü maddesi kapsamında adli gözlem altına alınması ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 31.12.2013-26.03.2014 olarak yazılması gerekirken yalnızca 31.12.2013 şeklinde gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.