3. Hukuk Dairesi 2024/1147 E. , 2025/515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1878 E., 2024/209 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/496 E., 2023/656 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r
**3. Hukuk Dairesi 2024/1147 E. , 2025/515 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1878 E., 2024/209 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/496 E., 2023/656 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı tarafından 25.10.2018 tarihli yazı ile dava dışı hasta M.D. adına düzenlenen 45 adet reçetenin sigortalının bilgisi dışında sahte şekilde düzenlenerek Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.10.) maddesi uyarınca 167.066,52 TL ilaç bedeli ile 65.386,00 TL yasal faiz ve 1.670.665,20 TL cezai şart olmak üzere toplam 1.903.117,72 TL'nin müvekkilinin tahakkuk edecek alacaklarından mahsup edilmesine ve yazılı olarak uyarılmasına karar verildiğinin bildirildiğini, ancak dava dışı hastanın Kuruma verdiği ifadeler arasında çelişki bulunduğunu, müvekkili veya çalışanları tarafından yapılan bir sahtecilik bulunmadığı gibi reçete muhteviyatındaki ilaçların hastanın kendisine ya da eşine teslim edildiğini ileri sürerek, davaya konu Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin bu işlemden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından Kuruma fatura edilen reçetelerin incelenmesinde, dava dışı M.D. adlı sigortalının kullandığı Prograf isimli ilacın günlük dozunun çok üzerinde reçete edilerek Kuruma fatura edildiğinin tespit edildiğini, sigortalının beyanında davacı eczaneden sadece 1 kez 30 kutu Prograf 0,5 mg ve 1 kez de 20 kutu Prograf 1 mg adlı ilaç aldığını, bunun haricinde reçetelerde yazılı ilaçları en çok 4 kutu aldığını, reçetelerde yazılı adet ve dozlardaki ilaçların tarafınca alınmadığını ve bu dozlarda kullanmadığını, bu dozlarda kullanmanın zaten mümkün olmadığını ve reçetelerin bilgisi dışında yazdırıldığını ifade ettiğini, davacı hakkında tesis edilen cezai işlemlerin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacı hakkında sahtecilik suçundan açılan ceza davası sonucunda, Fatsa Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, kararın katılan sıfatıyla davalı Kurumca istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.05.2023 tarihli kararla; özellikle sigortalı hasta M.D.nin aşamalarda farklılaşarak gelişen ve hukuk ve ceza mahkemesi önünde son halini alan yeminli tanık anlatımlarında, reçetelerdeki tüm ilaçları aldığını açıklaması, ilaçların niteliği ile dozlarının belirli aralıklarla yapılan muayeneleri sonucunda belirlenip değişmesi, bazı dönemlerde ilaçların eczanede bulunmaması nedeniyle reçetenin düzenlendiği tarih itibariyle hemen temin edilememesi, daha sonra temin edilerek kendisine verilmesi, rapor uyarınca önerilen tüm ilaçların reçetelendirilmesi, bunların bazılarının hastalığın seyrine göre kullanılmasının gerekmesi, seyrin şekline göre reçetelendirilmiş olmalarına karşın hiç kullanılmamasının da mümkün olması, olaya konu reçetelerdeki bazı ilaçların bu nedenle kullanılmaması, reçete içeriklerinin sigortalının hastalıkları ile uyumlu olup olmadığının tespiti için hastaneye sevki yapılarak muayenesinin yaptırılması sonucunda düzenlenen raporda, hasta hakkındaki davaya konu reçetelerin muayene sırasında yapılmış olan kan tetkikleri ve görüntülemeleri ile uyumlu olduğunun mütalaa edilmesi, reçeteler ile reçetelere konu ilaçların yazılma tarih ve dozlarının Kurum gözetimindeki sistem tarafından takip edilip kısıtlanabilmesi, nakil işlemini yapan hastaneden alınmış yazı içeriğine göre hastanın kullanması gereken ilaçların dozlarının hastanın durumu ile takip eden hekimin kanaatine göre değişkenlik gösterdiğinin açıklanması nedeniyle başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, buna göre davalı Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan 25.10.2018 tarihli yazılı uyarı ve toplam 1.903.117,72 TL cezai şartın tahsiline ilişkin işlemin iptali ile muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; cezai işleme konu reçeteleri düzenleyen ve Fatsa Ağır Ceza Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ceza davasında sanık, eldeki davada ise tanık olarak beyanda bulunan doktorların, hastaya ait uzman doktor raporuna göre ve sistemin izin verdiği miktarda ilaç yazdıklarını ifade etmeleri, yine dava dışı hasta M.D.nin gerek ceza davasında gerekse eldeki davada reçetelerdeki ilaçların tamamını aldığını beyan etmesi dikkate alındığında, ayrı bir bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığı, hâkimin hukuki ve beşeri bilgisi ile sonuca gidebileceği, cezai işleme konu reçetelerin sahte olarak düzenlenmediği gibi, reçeteye konu ilaçların tamamının da sigortalı ve/veya yakını tarafından teslim alındığı anlaşıldığından Kurum işleminin yerinde olmadığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı eczacı hakkında beraat kararı verilmiş ise de, davaya konu cezai işlemlerin yerinde olup olmadığı hususunda sözleşme hükümleri de nazara alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, dava dışı sigortalı hastanın Kuruma verdiği beyan doğrultusunda inceleme yapılarak tesis edilen işlemin yerinde olduğunu, davacı lehine ancak maktu vekâlet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2016 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün (5.3.10.) maddesi uyarınca uygulanan uyarı ve cezai şart işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı eczacı hakkında sahtecilik ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan ceza davasında, davaya konu reçetelerde yer alan ilaçların adına reçete düzenlenen dava dışı M.D. isimli sigortalının hastalıkları ile uyumlu olup olmadığının tespiti için aldırılan 20.05.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda; hipertansiyon tanısı konulan ve 2018 yılında böbrek nakli olan hastanın yazı ekinde gönderilen ilaç reçeteleri ve raporlarının hastanede yapılmış olan kan tetkikleri ve görüntülemeleri ile uyumlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, yapılan yargılama neticesinde de söz konusu rapor doğrultusunda, sigortalı hasta adına düzenlenen reçetelerin hastalığı ile uyumlu olduğu, doktorun her seferinde hastayı görüp muayene ederek tetkik yaptırıp sonucuna göre ilaç yazması gibi bir zorunluluğunun bulunmadığı, doktorun daha önceden hekim heyeti tarafından verilmiş rapora istinaden reçete düzenlediği, Kurumun reçete muhteviyatındaki ilaçların reçeteye uygun olup olmadığını ve rapor sürelerinin dolup dolmadığını kurmuş olduğu bilgisayar sistemi ile denetleyebildiği, hastanın ilaçları bitmemiş ise zaten sistemin ilaç yazılmasına izin vermediği, tanık olarak dinlenen hasta M.D. hakkında düzenlenen reçetelerin sahte olmadığı, buna göre davacı eczacının üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, öte yandan dava dışı M.D. isimli hastanın gerek ceza davasında gerekse eldeki davada alınan beyanlarında, reçete içeriğindeki ilaçların tamamını davacı eczaneden teslim aldığını ifade ettiği, bu durumda Mahkemece ayrı bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaması yerinde olduğu gibi, davacı lehine harçlandırılan dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.