11. Hukuk Dairesi 2024/2194 E. , 2025/2315 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı i…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2194 E. , 2025/2315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından icra takibine dayanak 03.10.2005 tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli ve 06.10.2005 tarihli, 625.000,00 euro bedelli genel kredi sözleşmeleri uyarınca temsilcisi olduğu terekenin sahibi ... hakkında Antalya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15938 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, dayanak kredi sözleşmelerinde ...'a atfedilen imzaların sahte olduğunu, sahtelik durumunun Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/20512 soruşturma sayılı dosyasında yapılan imza incelemesi ile açığa çıktığını, ekspertiz raporu ile imzaların sahteliğinin tespit edildiğini ileri sürerek borçlu olunmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka aleyhine açılan Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/325 E., 2018/125 K. sayılı dosyasında, aynı genel kredi sözleşmeleri ve icra dosyaları yönünden menfi tespit talebinde bulunulduğunu, verilen kararın kesinleşmediğini, bu nedenle derdestliğe ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini, işbu davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekirken tek bir mirasçı tarafından açıldığını, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, genel kredi sözleşmelerindeki imzanın muris ...'a ait olmadığına ilişkin ortada kesin bir tespit bulunmadığını, bu hususta müvekkili banka personeli hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan açılan davada personelleri hakkında mahkumiyet hükmü kurulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf teşkilinin sağlanıp bakiye harcın tamamlatıldığı, davaya konu 03.10.2005 ve 06.10.2005 tarihli genel kredi taahhütnameleri altındaki imzaların davacı tereke temsilcisinin murisi ... eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle muris ...'un 03.10.2005 tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli ve 06.10.2005 tarihli, 625.000,00 euro bedelli genel kredi taahhütnameleri nedeniyle bankaya borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın kötüniyeti tespit edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın takip sebebiyle borçlu olunmadığına ilişkin değil, takibin dayanağı olan kredi taahhütleri sebebiyle borçlu olunmadığına ilişkin olması nedeniyle davalının, davanın değerine ilişkin istinaf sebebinin kabul edilmediği, rapora ilişkin istinaf itirazlarının da ispat yükünün davalıda olması nedeniyle yerinde görülmediği, ağır kusurlu olunmasının kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceği, Mahkemenin davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmetmemesinin yerinde olduğu, davacının diğer istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmelerindeki imzanın davacının murisine ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 10.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.