DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1607 E. , 2024/48 K. T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1607 Karar No : 2024/48 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... Kimya Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenil…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1607 E. , 2024/48 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1607 Karar No : 2024/48 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... Kimya Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2017 yılı Ağustos dönemine ilişkin özel tüketim vergisinin nakden iadesi yolundaki talebin, on iki aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesi ve teminat mektuplarının iadesi istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı: Özel tüketim vergisinin nakden iadesi yolundaki talebin reddi yönünden yapılan inceleme: Davacı tarafından özel tüketim vergisi ödenmek suretiyle alınan maddelerin özel tüketim vergisine tabi olmayan ürünlerin imalatında kullanıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının hak etmiş olduğu özel tüketim vergisinin ne zaman iade edileceğine ilişkin olarak mevzuatta açık bir düzenlemeye yer verilmediği, on iki aylık sürenin tecil-terkin uygulamasına ilişkin olduğu, iade alacağına ilişkin uygulama genel tebliğinde yer alan satın alma tarihini izleyen ay başından itibaren on iki ay içinde iade talebinde bulunulabileceği kuralının, yasayla tanınan bir hakkın yasa hükmünde öngörülmediği halde, genel tebliğ gibi ikincil bir mevzuatla hak düşürücü süre ihdas edilmek suretiyle daraltılması mahiyetinde olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 120. maddesine dayanılarak çıkarılan 429 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde, bu Tebliğ'in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle nakden veya mahsuben yapılacak iade taleplerinin, internet vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda, Tebliğ ekindeki standart 3/A dilekçesi kullanılmak suretiyle yapılacağı, iade taleplerini elektronik olarak yapmak zorunda olan mükelleflerin iade taleplerini elektronik olarak yapmamaları durumunda iade taleplerinin dikkate alınmayacağı yolunda düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenleme ile Kanun'da öngörülmeyen şekilde, başvurunun usulüne ilişkin bir zorunluluğun Tebliğ ile getirilmesi suretiyle davacının Kanun gereği sahip olduğu iade hakkını kullanması engellenmiştir. Bu durumun hukuk devleti ilkesinin normlar hiyerarşisi prensibine ve Anayasa'nın 73. maddesinde yer alan verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, söz konusu tebliğlerin, iade hakkının özünü daraltan bir uygulamaya yol açtığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davacının özel tüketim vergisinin nakden iadesi talebinin reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Özel tüketim vergilerinin yasal faiziyle iadesi talebi yönünden yapılan inceleme: “İdari Rejimi” kabul eden hukuk sistemlerinde, idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmini, “İdarenin Sorumluluğu” ile ilgili kurallarla sağlanır. Esasen idari yargının varlık nedenlerinden biri de budur. Kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin de, hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmesi Anayasa ve hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz, kişinin mal varlığından bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu karşılık olup hukuk devletinde, bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranması düşünülemez. Aksine anlayış, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü ile bağdaştırılamaz. Bu itibarla, hukuka aykırı olarak iade edilmeyen vergilerin, iadenin istenildiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’da öngörülen oranda yasal faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerekmektedir. Teminat mektuplarının iadesi yönünden yapılan inceleme: Davacının teminat mektuplarının iadesi istemi yönünden, dava konusu olayda davacının, teminat mektuplarının iade isteminde bulunmadığı ve işlemde istemin redddine yer verilmediği, mahsuben iade işlemi sonucunda şartların oluşması halinde teminat mektuplarının iade edileceği tabii olduğundan davacının bu istemininin incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Karar sonucu: Mahkeme bu gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ve iade edilmeyen vergilerin başvuru tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle iadesine; teminat mektuplarının iadesi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2020/981, K:2023/1472 sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi kararının, mahkeme kararının özel tüketim vergisinin nakden iadesi talebinin reddine dair işlemin iptaline dair hüküm fıkrasına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan bölge idare mahkemesi kararının nakden iade talebinin reddine dair işlemin iptaline dair hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Vergi Dava Dairesi kararının, mahkeme kararının özel tüketim vergilerinin yasal faiziyle iadesine dair hüküm fıkrasına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Olayda, davacının başvurusu on iki aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddedildiğinden, davalı idare tarafından henüz başvurunun esasına yönelik bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Dava Dairesince, davacının nakden iadeye ilişkin talebinin reddine dair işlemin iptali ile yetinilmesi ve davalı idareye işin esasının incelenmesi ve sonucunda yeni bir işlem tesis edilmesi için imkan sağlanması gerekirken, temyize konu kararın iade ve yasal faize hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir. Karar sonucu: Daire bu gerekçeyle kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasını onamış, kararın nakden iadenin yasal faiz ödenerek yapılmasına ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, bozulan hüküm fıkrası yönünden, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı lehine faize hükmedilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ:Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.