15. Ceza Dairesi 2012/16596 E. , 2014/8773 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,…
**15. Ceza Dairesi 2012/16596 E. , 2014/8773 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ...’ın, 21.10.2008 tarihinde Sakarya çarşı merkezinde karşılaştığı şikayetçi ...’ın yanına giderek Alman konsolosluğunu sorduğu, konsolosluğun yerini bilmediğini söyleyen şikayetçiye bu kez Erzurum’daki cenazesine gitmesi için acil paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek, ekonomik değeri bulunmayan altın kaplama imitasyon saati, değerli olarak göstererek satmak istediği, bu sırada kimliği tespit edilemeyen kişilerin yanlarına yaklaşarak kol saatinin değerinin çok yüksek olduğunu söyleyerek sanıkla pazarlık yaptıkları, buna rağmen sanığın şikayetçiyi yanına çekerek kendisinin zengin bir insan olduğunu, paraya ihtiyacının bulunmadığını, kendisini çok sevdiğini belirtmesi üzerine şikayetçinin ikna olarak bahse konu saati 700,00 TL karşılığında satın aldığı, ancak bu saati kuyumcuya götürdüğünde altın olmadığını ve 5 TL değerinde imitasyon malzeme olduğunu öğrendiği; 18.05.2009 tarihinde ise sanığın bu sefer şikayetçi ...’ın yanına giderek aynı yöntemle imitasyon saati satmaya çalıştığı, 1000,00 TL karşılığında saati alacağını söyleyen şikayetçinin para bulma bahanesiyle oradan uzaklaştıktan sonra güvenlik görevlilerine haber vererek sanığı yakalattığı, şikayetçilerin sanığı kesin olarak teşhis ettikleri anlaşıldığından, sanığın şikayetçilerden Hasan’a yönelik eyleminin dolandırıcılık; Erhan’a karşı ise dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının tayininde, bir günün karşılığı olan miktarın takdirinde gösterilmeyen uygulama maddesinin TCK’nın 52/2. maddesi olarak mahallinde kararlara eklenmesi mümkün görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.