Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/128 E. , 2024/8402 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/128 Karar No : 2024/8402 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı kurum bünyesinde infaz ve koruma memuru ola…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/128 E. , 2024/8402 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/128 Karar No : 2024/8402 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı kurum bünyesinde infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararında; söz konusu yapının dini bir hizmet hareketi olmayıp illegal bir suç örgütü olduğunun ve örgütün gerçek yüzünün kamuoyu nezdinde ortaya çıkmasından çok önceki bir dönemde örgüte müzahir şirkette bulunan çalışma kaydının ve yine aynı dönemde sohbetlere birkaç kez katılmış olmasının, tek başına davacının dini saik dışında başka amaçlarla, diğer bir ifadeyle örgütün dini bir cemaat yüzü dışında suç örgütü yüzüyle temas halinde bulunmayı sürdürdüğü kanaatine varılmasına yetecek ölçüde ve yoğunlukta olmadığı, dosyada mevcut bilgi, belge ve tespitlerin, bu aşamada, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile kamu görevinden çıkarılmasını gerektirir nitelikte iltisak veya irtibatı bulunduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve ... esas,... karar sayılı dosyasında yürütülen ceza kovuşturması sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, anılan ceza mahkemesi kararında yer alan delil ve tespitlerin, "sanığın Örgüt ile iltisaklı 01/11/1997 ile 05/11/1997 tarihleri arasında Rikkat Özel Eğitim Hizmetleri, 17/06/1997 ile 28/12/1997 arasında Erişen Özel Eğitim, 01/03/1998 ile 01/08/1999 tarihleri arasında Rikkat Özel Eğitim Hizmetleri, 01/10/2001 ile 31/03/2005 tarihleri arasında Rikkat Özel Eğitim Hizmetleri, 02/04/2005 ile 30/06/2005 ve 01/07/2005 ile 10/03/2006 tarihleri arasında Sürat Kargo Lojistik ... ve ... ünvanlı iş yerlerinde sigortalı olarak çalıştığı, sanıktan el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen veri tespit ve değerlendirme tutanağı ile imaj alma ve ön inceleme tutanaklarına göre örgütle iltisaklı cihan.com.tr, küre tv, mobilzaman.com.tr, aktifhaber.com, rotahaber.com şeklindeki internet sitelerine giriş yaptığı,.. Diğer sanıkların beyanıyla da sabit olduğu üzere, sanığın ... adliye/cezaevi yapılanmasında sorumlu düzeyde faaliyet yürüten M. B. tarafından cezaevi personelinin katılımıyla düzenlenen örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğu sohbet toplantılarına 2008 yılında katıldığı, infaz koruma memuru olmadan önce örgütle iltisaklı Zaman Gazetesi'nin dağıtımı işiyle uğraştığı, sanığın savunmalarında örgütsel geçmişi hakkında kısmi ikrar ve kabul içeren beyanlarda bulunduğu, buna göre 2006 yılında İnfaz Koruma Memuru olarak atanmadan önce aralıklı olarak toplam 7 yıl Zaman Gazetesinin dağıtım işini yaptığını, Sürat Kargo'da sigorta kaydının çıkmasının nedeninin bu olduğunu, eşi K... için 2013 yılında Bank Asya'da bireysel emeklilik hesabı açtırdığını, 2006-2008 yılları arasında Açık Ceza İnfaz Kurumunda FETÖ'nün sohbet grubu olduğunu, A.Ö.' nün kendisini bu toplantıya çağırdığını, bu toplantılara sadece bir kez katıldığını, diğerlerine katılmadığını, yapıyla bağını 2008 yılından sonra kopardığını, çağırmalarına rağmen sohbetlerine hiç gitmediği" şeklinde olduğu; davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumda 2004-2006 tarihleri arasında çalışma kaydının (ceza mahkemesi kararında 1997-2006) bulunduğunun ve 03/08/2006 tarihinde kamu görevine başladığının tespit edildiği ve davacının kurumu tarafından, komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, başvurucunun en son görev yaptığı kurum tarafından FETÖ/PDY Terör Örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğunun değerlendirildiğinin tespit edildiği, bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda Ceza Mahkemesince beraat kararı verildiği, FETÖ/PDY ile herhangi bağının olmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, hak arama hürriyetinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı hakkındaki ifade tutanakları ve davacının beyanı incelendiğinde; henüz hakkında her hangi bir tanık beyanı yokken A.Ö. isimli şahsın daveti üzerine sohbete katıldığını ve 2008 yılından sonra hayatı boyunca örgütle herhangi bir bağlantı kurmadığını beyan eden davacının bu beyanlarının aksini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı bulunmadığı gibi, UYAP'dan aynı sohbet grubuna yönelik ifadelerin irdelenmesinden, davacının sohbetlere 2008 yılında düzenli bir katılımının olmadığı, 2010 ve sonrasında anılan faaliyetlere katılmadığı, dolayısıyla davacının anılan örgütle süregelen bir ilişkisinin olmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır. Öte yandan, FETÖ tehlikesini henüz güvenlik birimlerinin ve kamu otoritesinin kavrayamadığı dönemde, 2006 yılı öncesinde ekonomik nedenlerle Zaman Gazetesi dağıtıcılığı işi yapmasının davacının irtibat ve iltisakına yeterli bir delil olmayacağı izahtan varestedir. Bu durumda; davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaşan 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih ve E:2018/77, K:2022/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı, Adalet Bakanlığı bünyesinde İnfaz Koruma Memuru olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ...tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine davacı anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacının ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, istinaf incelemesi sonucunda 25/03/2022 tarihinde anılan karar kesinleşmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Davacı hakkında; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ...tarihli sorgulama tutanağında "Ben 2006 yılında İnfaz koruma memuru olarak atanmamdan önce aralıklı olarak toplam 7 yıl Zaman Gazetesinin ...de dağıtım işini yaptım. Sürat Kargo'da SGK kaydımın çıkmasının sebebi budur... İşe yeni girdiğim yıllarda 2006-2008 yılları arasında Açık Ceza İnfaz kurumunda FETÖ'nün sohbet grubu vardı. Beni grubun toplantısına A.Ö. çağırdı. Dardanel tesislerinin bulunduğu bir öğrenci evine sohbet için gittim. Bu toplantıda D.Y, A.D., İ.Ö., İ.Ç. isimli İnfaz Koruma Memurları vardı. Bu toplantılara sadece bir kez katıldım ve beni bir daha çağırmayın dedim. Diğerlerine katılmadım. Takip etmedim. Son bir kaç yıldır toplantı olup olmadığını bilmiyorum. Katıldığım ilk ve son toplantıda çay içilip bir şeyler okundu ancak ne okunduğunu hatırlamıyorum." ifadelerine, yine davacı hakkında, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarihli sorgulama tutanağında ise ilk ifadesine ek olarak "... Yine infaz kurumunda çalışan A.Ö.'nün ısrarı üzerine bir kez 2006/2008 yılları arasında FETÖ 'nun sohbet grubuna katıldım, beni çay içmeye diye çağırmışlardı, aradan uzun zaman geçmiş olması nedeniyle şuan ne konuşulduğunu hatırlamıyorum, bu toplantıda D.Y ve A.D. isimli şahıslar vardı..." ifadelerine yer verilmiştir. Bununla beraber, İnfaz koruma personeli olarak görev yapmış olan M.A. isimli şahsa ait ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29/08/2016 tarihli sorgulama tutanağında; "Yanlış hatırlamıyorsam 2007-2008 yıllarında benim ile aynı kurumda çalışan İ.Ç yanıma gelerek arkadaşlarla çay içiyoruz adı altında beni bir takım toplantılara davet etti. Başlangıçta bir çay bahçesiden Açık Ceza İnfaz Kurumunda çalışan bir kısım arkadaşlarla toplandık. Daha sonra ise ... Caddesinde bir evde toplandık. Bu toplantılarda başlarda dini konular konuşulurken sonradan toplantı ve sohbetin konusu Fethullah Gülen' e kaymaya başlayınca 3-4 kez katıldığım bu toplantıları bıraktım... Bu toplantılarda benim gibi Çanakkale Açık Ceza İnfaz Kurumunda çalışan B.G, D.Y, İ.Ç, İ.Ö., A.D. H.G. ... ve A.Ö. isimli şahısları gördüm." ifadelerine, İnfaz koruma personeli olarak görev yapmış olan M.D. isimli şahsa ait ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/09/2016 tarihli sorgulama tutanağında; "...2009 yılında ... Açık Ceza İnfaz Kurumuna tayin oldum. Burada çalışan D.Y ile daha önce ... Termik Santrali inşaatında birlikte çalışmıştık. 2010 yılında bir akşam seninle bi yere çay içmeye gideceğiz, dedi. Arkadaşları tanırsın çevre edinmiş olursun dedi. Beni evimden alarak ... Mahallesinde muhtemelen ... sitesinde bulunan bir eve götürdü. Evde daha önce kollukta fotoğrafı bana gösterilen ancak tanımadığımı söylediğim gerçekte tanıdığım ve o gün ilk defa gördüğüm ... ismi ile tanınan şahıs vardı. Evin salon kısmında oturuldu. Cezaevinden D.Y., A.D., A.Ö., İ.Ç., H.G., İ.Ö., net hatırlamamak ile birlikte İ.Ö. bulunmaktaydı...Benim gittiğim toplantılarda Ö.Ö., N.E. ve ...' yı görmedim." ifadelerine, İnfaz koruma personeli olarak görev yapmış olan A.Ö. isimli şahsa ait ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/09/2016 tarihli sorgulama tutanağında; "...D.Y, M.D., sürekli olarak İ.Ç., H.G., N.E., A.D. ve İ.Ö. katılırdı. Dönem dönem H.C., B.G. ve İ.Ö.' yü de toplantılarda gördüm... ... yıllarca Zaman gazetesini dağıtmış birisidir, bunu kendi anlattıklarından biliyorum. Ben hatırlamamakla birlikte şayet kendisi onu bu toplantılara davet ettiğimi söyledi ise, doğru söylemiş olabilir Allah rızası için onu bu toplantılara davet etmiş olabilirim. Gelip gelmediğini hatırlamıyorum." ifadelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen davacı hakkındaki ifade tutanakları ve davacının beyanı incelendiğinde; davacının 2006 yılında İnfaz Koruma Memuru olarak atanmadan önce aralıklı olarak toplam 7 yıl Zaman Gazetesinin dağıtım işini yaptığını, Sürat Kargo'da sigorta kaydının çıkmasının nedeninin bu olduğunu beyan ettiği, bununla birlikte davacının görev yaptığı Ceza İnfaz Kurumu personellerinden oluşan yıllara sari bir şekilde devam eden bir sohbet grubunun bulunduğu, davacının da anılan sohbete A.Ö. isimli şahsın daveti üzerine 2007 ya da 2008 yılında katıldığını ikrar ettiği, M.A. İsimli şahsın 2007-2008 yıllarında 3-4 kez sohbete katıldığını, sohbete katılanlar arasında davacının ismine de yer verdiği, 2009 yılında Ceza İnfaz Kurumuna atanan ve 2010 yılında sohbetlere katılmaya başlayan M.D. isimli şahsın söz konusu sohbet grubuna katılanları saymasına rağmen davacıyı görmediğini beyan ettiği, davacıyı sohbete çağıran A.Ö. isimli şahsın sohbetlere katılanların isimlerini tek tek saymasına rağmen davacının sohbetlere katılıp katılmadığını hatırlayamadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde henüz hakkında her hangi bir tanık beyanı yokken A.Ö. isimli şahsın daveti üzerine sohbete katıldığını ve 2008 yılından sonra hayatı boyunca örgütle herhangi bir bağlantı kurmadığını beyan eden davacının bu beyanlarının aksini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının 2006 yılından önce Zaman Gazetesi dağıtım işini yapmasının ve 2008 yılında sohbete katılmasının örgütle iltisak ve irtibatlı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından, örgütle iltisaklı "cihan.com.tr, küre tv, mobilzaman.com.tr, aktifhaber.com, rotahaber.com" isimli sitelere sadece giriş yapılmış olmasının davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği açık olmakla birlikte; son görev yaptığı birim tarafından, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı hususları temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı noktasında hükme esas alınmış ise de, davacı hakkında kurumu tarafından yapılan ve somut herhangi bir tespit veya veri içermeyen değerlendirmenin ise salt bu haliyle, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna ilişkin başkaca somut bilgi ve belge ile desteklenmedikçe anılan örgüt ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan nitelikte bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.