4. Hukuk Dairesi 2022/14084 E. , 2023/12383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2021/65 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmişt
**4. Hukuk Dairesi 2022/14084 E. , 2023/12383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2021/65 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı borçlu şirket hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazını 10.07.2007 tarihinde diğer davalı ...'e sattığını belirterek, tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın, 05.10.2007 tarihinde 175.000,00 TL ile bedel ile alındığını satışın gerçek olduğunu ödeme için banka kredisi kullandığını haksız açılan davanın reddini gerektiğini savunmuştur. Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI(I) İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2012 tarihli ve 2010/271 Esas, 2012/15090 sayılı kararıyla; davanın husumetten reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı (I) 1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 05.02.2013 tarih ve 2012/12075 Esas, 2013/15090 Karar sayılı ilamında; borçlu şirket ile arsa sahibi Hasan arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği dava konusu 20 nolu bağımsız bölümün borçlu müteahhit şirkete ait olduğunun belirtildiğini, tapudaki devrin müteahhit namına arsa sahibi tarafından yapıldığını bu nedenle, husumetten red kararının doğru olmadığı, işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar (II) İlk Derece Mahkemesi, 05.02.2016 tarih 2014/72 Esas 2016/31 sayılı kararı ile satışın ivazsız yapılmadığı, davalılar arasında tanışıklık olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. C. Bozma Kararı (II) 1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 30.04.2019 tarih ve 2016/7571 Esas, 2019/5317 Karar sayılı ilamıyla karar; dava konusu taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri belirlenmeden ivazlar arasında önemli oransızlık olup olmadığı incelenmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar (III) İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih; esas ve karar sayılı ilamı ile ivazlar arasında bedel farkı olmadığı, davalılar arasında tanışıklık olmadığı gerekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 16.500,00 TL ile satıldığını, üçüncü kişinin banka kanalı ile ödendiğini belirttiği dekontlarda dava konusu taşınmazın bedeline ilişkin olduğu yönünde açıklama olmadığını, tapuda düşük bedel gösterilmesinin açıkca muvazaanın göstergesi olduğunu, vekalet ücretinin tapuda gösterilen 16.500,00 TL üzerinden olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık , İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, üçüncü kişi tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgelerde taşınmaz satışı açıklamasının yer aldığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.