2. Ceza Dairesi 2024/9081 E. , 2024/14288 K. T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1401 E., 2024/1309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I. Mala Zarar Verme ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talebi Yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.04.2024 tarihli ve 2024/1401 Esas, 2024/1309 Karar sayılı k…
**2. Ceza Dairesi 2024/9081 E. , 2024/14288 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1401 E., 2024/1309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I. Mala Zarar Verme ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talebi Yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.04.2024 tarihli ve 2024/1401 Esas, 2024/1309 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, olayın aslının katılan tarafından düzenlendiğini düşündükleri düzmece bir hırsızlık olayının hiç suçu olmayan kolay ulaşılabilir olan sadece esas suçluların yanında bir sebepten dolayı bazı resim karelerine girmiş olan sanığa yıkılmaya çalışıldığına, bu devirde bir insanın içerisinde 6 milyon olan bir çantayı her ne kadar kilitli olan bir araç olsa da dışarıda araç içerisinde bırakması için ya akli melekelerinin yerinde olmaması gerektiğine veyahut söz konusu çantanın bilerek çalınmasını istemesi gerektiğine, hırsızlık yapılan aracın arkasından sarkan şahsın çok net görüntüsünün mevcut olduğuna, sanık ile gömlek rengi dışında bir benzerlikleri olmamasının yanı sıra araçtan sarkan kişinin tepeden bakıldığında saçlarının mevcut olduğuna ve sakalsız bir kişi olduğuna, sanığın olaydan birkaç saat sonrasında yakalandığı bir kamera görüntsünde simsiyah ve uzun sakallarının olduğuna ve üstten bakışta kel olduğuna, bu fiziki özelliklerin dahi sanığın araçtan sarkan kişi olmadığının açık kanıtı olduğuna, tamamen katılanın bilgisi dahilinde olduğunu düşündükleri bu hırsızlık olayında; katılanın bankadan çıkışı sonrasında gerek banka kameralarında ve yol güzergahında çalıntı aracın takibinin olmadığının görüntülerle ispatlandığına, olayın gerçekleştiği adrese çok yakın bir adreste katılana ait aracın ve diğer çalıntı aracın takip sistemine takıldığına, bu durum bile sanığın bu hırsızlık olayından haberinin olmama olasılığını fazlaca arttırdığına, dosyadaki tanıkların hırsızlık eyleminde kullanılan aracı getirenlerin başka kişiler olduğunu teyit ettiklerine, sanığa ait telefon kayıtlarının dökümlerinde olay saatinde sanığın başka adreste olduğunun kanıtlandığına, hırsızlığa karışan araçtan sarkan kişinin sanığı benzemediğine, sanığın ek iş olarak korsan taksicilik yaptığına, tanık beyanları ile desteklenen çalıntı aracın asıl kullanıcısı olan Mahmut takma isimli kişi ile sanık arasındaki tek bağlantı bu korsan taksicilik sebebiyle olduğuna, takma ismi Mahmut olan bu kişinin çalıntı aracın tamir için bırakıldığı yerden eve dönüşünün sağlanabilmesi için sanığın korsan taksisini ayarladığına, dosyadaki kamera görüntülerinden çalıntı aracın sanayiye bırakıldığı akşam tamirhane önünde sanık ... dışında başka kişilerin de olduğunun kamera kayıtlarından tespit edildiğine, ayrıca çalıntı aracın tamiratının gerçekleştiği tamirhane sahibi H. K.'nın duruşmadaki ifadelerinde sanık dışında Mahmut ismindeki diğer şahsın kendisini çalıntı aracın sahibi olarak tanıttığı teyit edildiğine, eksik bir yargılama yapıldığına, sanık ile birlikte delillerde gözüken diğer şahısların da tespit edilebilmesi için gerekli araştırmaların yapılması gerektiğine, kamera görüntülerindeki hırsızlık suçunu işlemede kullanılan araç içerisinde sanığın olduğunu gösteren somut bir delil bulunmadığına, tam tersi bir durum olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirmede kullanılan araç dışında başka bir araçta sanığın görüntülerinin defalarca tespit edildiğine, kısa zaman dilimlerinde yer ve saat karşılaştırması yapıldığında sanığın kendi aracında vermiş olduğu görüntülerin hırsızlık eylemine karışan araçta olmadığını desteklediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.