4. Hukuk Dairesi 2011/7105 E. , 2012/8713 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Maden vekili Avukat Ayşe Tekin Hardal tarafından, davalı ... aleyhine 11/11/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin re…
**4. Hukuk Dairesi 2011/7105 E. , 2012/8713 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Maden vekili Avukat Ayşe Tekin Hardal tarafından, davalı ... aleyhine 11/11/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla hakaret nedeniyle açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı vekili, müvekkilinin Keşan Ticaret Odası Başkanı olduğunu, müvekkilinin başkanı olduğu Keşan Ticaret Borsası tarafından 23.06.2009 tarihinde borsanın zahire işi yapan üyelerine hasat ve sezon sonu yemeği düzenlediğini ve yemekle ilgili Keşan'da yayımlanan yerel gazetelerde habere konu edildiğini, davalının keşanhaber.net sitesinde 10.07.2009 tarihinde "Maden değil teneke" başlıklı yazısında müvekkilinin şeref ve saygınlığını zedeleyecek sözler sarfetmek suretiyle ağır hakaret ve sövme eyleminde bulunduğunu beyan ederek manevi tazminat istemli eldeki bu dava açılmıştır. Davalı vekili, müvekkilinin yazdığı yazının, davacının şahsına yönelik olup olmadığının belli olmadığını, söz konusu yazının eleştiri sınırı içerisinde kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, haberde suçlayıcı, küçültücü, kamuoyunu yanıltıcı sözlere yer verilmediği, basının “haber verme hakkı” sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı hakkında dava konusu yazı nedeni ile hakaret suçundan Keşan Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/584 esas 708 karar sayılı dava dosyasında açılan kamu davasında davalının cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildiği anlaşılmaktadır.Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.