Başvuru, ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun ailesinden uzak bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi uygulamasına yönelik infaz hâkimliğinde ve idare mahkemesinde açılan davalarda verilen görevsizlik kararları nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun ailesinden uzak bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi uygulamasına yönelik infaz hâkimliğinde ve idare mahkemesinde açılan davalarda verilen görevsizlik kararları nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçu isnadıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak 20/7/2016 tarihinde Ordu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirilen başvurucu, 22/9/2016 tarihinde Kırıkkale/Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, 10/3/2017 tarihinde ise Sincan F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Başvurucu vekili 8/5/2017 tarihinde başvurucunun Sincan F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesine ilişkin Adalet Bakanlığının (Bakanlık) 10/3/2017 tarihli işleminin iptali için Ankara İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Mahkeme 26/5/2017 tarihinde davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Kararda; dava konusunun, başvurucunun Sincan F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı ve 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun maddesi gereğince infaz hâkimliğince çözümlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu 21/6/2017 tarihinde Adalet Bakanlığının 10/3/2017 tarihli nakil işleminin iptal edilmesi ve Samsun Merkez Ceza İnfaz Kurumuna naklinin yapılmasına karar verilmesi talebiyle Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurmuştur. İnfaz Hâkimliği 21/6/2017 tarihinde talebin reddine karar vermiştir. Kararda Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 18/6/2012 tarih ve ceza infaz kurumlarının tahsisi ve nakil işlemleri başlıklı 151 sayılı Genelgesi (Genelge) gereğince hükümlü veya tutukluların başka ceza infaz kurumlarına sevklerinde ceza infaz kurumunun bağlı bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığının veya Bakanlığın yetkili olduğundan talebin 4675 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası gereğince reddi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucunun anılan karara itirazı üzerine Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesi 12/7/2017 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu vekili İnfaz Hâkimliğine verdiği dilekçe ile İnfaz Hâkimliği ile İdare Mahkemesi (Mahkeme) tarafından verilen kararlar arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıktığını ileri sürerek uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 19/7/2018 tarihli ek kararıyla, dosyanın mercii tayini amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi 22/10/2018 tarihinde başvurunun reddine karar vermiştir. Kararda İnfaz Hâkimliği kararının, nakil taleplerinde yetkinin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakanlığa ait olduğuna, İnfaz Hâkimliklerinin bu konuda yetkilerinin bulunmadığına ilişkin olduğu, "yargı yolunu değiştiren ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığından" adli ve idari yargı yerleri arasında 12/6/1979 tarihli ve 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un aradığı biçimde görev uyuşmazlığı oluşturmadığı vurgulanmıştır. Başvurucu, nihai hükmü 18/1/2019 tarihinde tebellüğ ettikten sonra 15/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.