1. Ceza Dairesi 2022/11341 E. , 2023/7793 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı karar…
**1. Ceza Dairesi 2022/11341 E. , 2023/7793 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "mahkûmiyet" kararı, istinaf mercii tarafından "beraat" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/1168 Esas, 2019/1227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2019/2845 Esas, 2021/1276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırmayla karar verildiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın daha önce husumetli olduğu katılanı Amcamın Yeri isimli tekel büfesinde görmesi üzerine omzundan tutup kafasıyla burnuna vurması sonucunda adlî rapora göre 1. derecede kemik kırığı oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, her ne kadar sanık atılı suçlamaları inkar etmişse de katılanın anlatımı ile uyumlu aynı gün tarihli adlî rapor içeriği ve tarafsız tanık K.K.'nin beyanı nazara alınarak sanığın suçtan kurtulmaya matuf savunmasına itibar edilmediği, savunma tanığı olarak dinlenen M.Y. olay günü tekel büfesini işleten olarak bulunduğunu belirtmişse de soruşturma aşamasında buna dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında ve yargılamanın devamında M.Y.'den hiç bahsetmediği anlaşılmakla tanığın beyanına itibar edilmediği belirtilmiştir. 2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, adli rapor, 15.12.2017 tarihli araştırma tutanağı, Yeşilyurt İlçe Emniyet Müdürlüğünün 20.03.2019 tarihli yazısı, nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde sanığın, yanında kimlikleri tespit edilemeyen üç kişi ile birlikte ... Aşağıbağlar Mahallesinde bulunduğu sırada tekel bayisine müşteri olarak gelen katılana yaklaşıp belinde bulunan silahı çıkararak katılanın üzerine yürüdüğü ve burnuna kafa atmak suretiyle müessir fiil ikasında bulunduğu, bilahare düzenlenen doktor raporunda katılanın aldığı darbe neticesinde burnunda (1. derecede) kemik kırığı oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandığı iddiasıyla sanık hakkında yaralama suçundan kamu davası açılmış ve yerel mahkemece de mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, katılanın 09.12.2017 tarihinde gece saatlerinde yaralanıp sağlık kuruluşuna müracaat ile doktor raporu aldırmış olmasına karşın müracaatın bu tarihten 3 gün sonrasında yapılmış olduğu, kovuşturma aşamasında dinlenen tanıkların sanığın yaralama suçunu işlediğini görmediklerine dair beyanda bulundukları, sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumet olup bu husumetin tek başına yaralama suçunun sanık tarafından işlendiğini göstermeyeceği, kaldı ki yerel mahkemece sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediğine dair soyut iddia dışında delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiş iken bu gerekçe ve kabul ile uyumsuz bir şekilde bu kez yaralama suçunun sanık tarafından işlenmiş olduğunun kabulünün dosya kapsamı ile uyumlu olmayıp kendi içerisinde çelişkili olduğu, bu tespitler ve tüm dosya kapsamına göre katılanın soyut iddiası dışında sanığın atılı yaralama suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli derecede her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında kasten yaralama suçundan beraatine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Katılan tüm aşamalarda olay tarihinde Amcamın Yeri isimli tekel bayisinde husumetlisi olan sanık ile karşılaştıklarını, yanında üç kişi olduğunu, sanığın kendisinin omzundan tutup kafa atmak suretiyle yere düşürdüğünü, yanında bulunan şahısların ise sırtına tekme ile vurduklarını, akabinde araçla olay yerinden ayrıldıklarını, kendisinin ambulansla hastaneye götürüldüğünü beyan ettiği, sanık tüm aşamalarda katılan ile tekel büfesinde karşılaştıklarını ancak katılanı darp etmediğini, yanında kimsenin olmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, katılanın 09.12.2017 tarihinde gece saatlerinde yaralanıp sağlık kuruluşuna müracaat ile doktor raporu aldırmış olduğu, kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenen K.K.'nın, söz konusu tekel bayisine bitişik binanın 3. katında oturduğunu, olay günü saat 23.00 sıralarında sesler duyması üzerine balkona çıktığını, tekel bayisinin önünde 5-6 kişilik bir grup olduğunu, daha sonra ambulans ve polisin geldiğini gördüğünü, katılanın ambulansa bindirildiğini gördüğünü, sanığı ise olay yerinde görmediğini beyan ettiği, katılanın olay tarihinden 3 gün sonra polis merkezi amirliğine müracaat ettiği anlaşılan olayda, olay tarihinde ambulans ve polis ekibinin olay yerine gidip gitmediği, hastane polisinin adlî olayla ilgili tutanak tutup tutmadığı hususlarının araştırılması, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Uygulamaya göre de; 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Bölge Adliye Mahkemesinin "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup bölge adliye mahkemesi tarafından “delil değerlendirmesi yapılması suretiyle” karar verilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, yerel mahkemenin aksine uygulama yapılmasına karar verilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması yerine, yazılı biçimde duruşma açılmadan delil değerlendirilmesi yapılmak suretiyle sanık hakkında beraat kararı verilerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2019/2845 Esas, 2021/1276 Karar sayılı kararının eksik araştırma ve duruşma açılması gerektiği yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 7. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.