11. Hukuk Dairesi 2021/1456 E. , 2022/7196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2016 tarih ve 2014/611 E. - 2016/868 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından duruşmalı, davalı-karşı davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü hazır bulunan davacı-karşı d
**11. Hukuk Dairesi 2021/1456 E. , 2022/7196 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2016 tarih ve 2014/611 E. - 2016/868 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından duruşmalı, davalı-karşı davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı asil ve vekilleri Av.... ile Av. ... ve davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı- karşı davalı vekili, müvekkilinin 13.07.2005 tarihinden hizmet aktinin gerekçe gösterilmeksizin sona erdirildiği 05.12.2007 tarihine kadar davalı şirkette müdür olarak çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatının, ikramiye, ücret, harcırah, genel masraf, kâr payı alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, müvekkilinin davalı- karşı davacıdaki genel müdürlüğünden önce de EFB Ltd. Şti’nin ortağı olduğunu, zaten bu sebeple kendisine genel müdürlük teklif edildiğini, EFB’nin karşı davacı için rakip konumunun değil bayisi konumunun bulunduğunu, bir dönem Türkiye mümessilliğini yaptığını, karşı davacının mallarını Türkiye’de tanıtım ve satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin tüm imkanları EGLO için kullandığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir. Davalı- karşı davacı vekili, davacının tek yetkili olarak genel müdür sıfatıyla çalıştığını, bu temsil görevi esnasında kendisi ya da personeli için bordro düzenlemediğini, maaş ödemelerini elden yaptığını, SSK girişlerini zamanında bildirmediğini, belirlenen hedeflere ulaşamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağı hükümlerinin düzenlendiğini, bu yüküme uyulmaması halinde genel müdürün 6 aylık maaşının yekünü kadar cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, karşı davalının müvekkili ile iş ilişkisi devam ederken aynı sektördeki EFB Dış Tic. İnş. ve San. Ltd. Şti.’nin ortak ve müdürlüğünü yaptığını, böylece 50.400.-TL tutarındaki cezai şart alacağının doğduğunu, bir takım usulsüz belgeler düzenleyip karşı davacı şirketi kendi şirketine borçlandırdığını, mahsup suretiyle EFB’nin müvekkiline olan borcunu düşürdüğünü, iş aktinin haklı feshedildiğini, davacının kâr payı alacağına dair bir anlaşmanın bulunmadığını, ücretlerini tamamen aldığını, ikramiye, harcırah ve genel masraf alacağının da bulunmadığını, hakkından fazla ücret aldığını savunup ileri sürerek asıl davanın reddini, karşı davada şimdilik 50.400.-TL cezai şart alacağından 1.000.-TL’sinin, 28.410.-TL alacaktan 1.000.-TL’sinin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette 13.07.2005 tarihinde genel müdür olarak aylık 4.000 Euro ücretle işe başladığı, 05.12.2007 tarihinde iş aktinin fesh edilmesi üzerine işten ayrıldığı, davacının 2007 yılında ücretinin 9.600.-TL'ye yükseltildiği iddiasını, davalının da ücretlerin ödendiği iddiasını ispat edemediği, 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı toplamının bilirkişi raporunda 157.958,20 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde 3 aylık ihbar süresi öngörülüp bu süreye uyulmadığından davacının bu süre için ihbar tazminatı isteyebileceği, davacının kıdem tazminatı ve ikramiye alacağının İş Kanunu kapsamına giren alacaklardan bulunup hizmet sözleşmesinin İş Kanunu kapsamına girmemesi nedeniyle talep edemeyeceği, kar payı, harcırah ve genel masraf alacaklarının ispat edilemediği, davalı- karşı davacı cezai şart ve fazla ödenen paranın tahsilini istemiş ise de bu alacaklarının doğduğunu ve fazla ödeme yaptığını ispat edemediği, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle davanın bu niteliğine özgü olarak ıslahın mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun takibe itirazının 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı ve ihbar tazminatı alacağı toplamı 173.279,20 TL ile işlemiş faiz alacağının 1.668.-TL’ye yönelik iptaline, takibin bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin iptal isteğinin reddine, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden; davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı- karşı davalı vekilinin tüm, davalı- karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Asıl davada itirazın iptali istenen icra takibine konu alacak kalemleri arasında 2005, 2006 ve 2007 yılları ücret alacağı bulunduğu gibi karşı davada davacı, şirketin müdürlüğünü yapan karşı davalının 2006 yılı için kendisine yüksek ücret ödediğini ileri sürerek fazla ödendiğini iddia ettiği miktarın tahsilini istemiş, fazla ödeme iddiasına ilişkin karşı davalının bizzat oluşturduğunu ve ücret ödemelerine ilişkin olduğunu ileri sürdüğü muavin defter dökümü suretini ibraz etmiş, 21.05.2009 tarihli delil listesinde de davalı- karşı davacı şirkete ait her türlü ticari defter, belge ve kayıtlara dayanmıştır. Bu durumda, mali müşavir bilirkişiden davalı- karşı davacının sunduğu bu belge ile ticari defterlerin incelendiği bir rapor alınmak suretiyle davacı- karşı davalının müdür olarak çalıştığı dönemde ücret ödemesinin yapıldığına dair bir kaydın oluşturulup oluşturulmadığı belirlenip, bu yönde bir kaydın varlığı halinde müdürlük yaptığı dönemdeki kaydın davacı- karşı davalıyı bağlayacağı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı- karşı davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalı vekilinin tüm, davalı- karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı- karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 132,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.