11. Hukuk Dairesi 2011/2401 E. , 2012/9041 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/12/2010 tarih ve 2008/362-2010/536 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, d…
**11. Hukuk Dairesi 2011/2401 E. , 2012/9041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/12/2010 tarih ve 2008/362-2010/536 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 25 ortağı bulunan davalı şirketin ortağı olduğunu, her ortağın sermaye payının 1.000 TL olup müvekkilinin katılmadığı 30/12/2001 tarihli ortaklar kurulu toplantısında her bir ortağın sermaye payının 10.000 TL ye çıkartılmasına karar verildiğini, sermaye koyma borcunu yerine getiremeyen müvekkili hakkında 08/06/2002 tarihli ortaklar kurulu toplantısında şirketten ihraç kararı verildiğini, müvekkilinin bir kabulü ve rızası olmadan borçlandırılarak sermaye koyma taahhüdü altına sokulduğunu, bu durumun TTK hükümlerine aykırı olduğunu, şirketin sürekli zarar etmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini ileri sürerek, davalı şirketin feshine ve 1998 yılından itibaren şirket karından davacı payına düşen miktar ile ortaklık payı toplam olan 3.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle talebini 4960,38 TL’ye yükseltmiş ve dava tarihinden itibaren ticari faizi talebinde bulunmuş, davalı şirketin feshine ilişkin talebinden ise vazgeçtiğini bildirmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Dairemizin 10/07/2008 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının ortak olduğu döneme ilişkin şirket kayıtları üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesinde şirketin 1998 - 2002 yılları arasındaki kar etmediği ve zarar ettiği, bu durumda davacıya ödenecek herhangi bir kar payının mevcut olmadığı, davacının davalı şirketten ihraç edildiği tarih itibariyle şirketin menkul ve gayrimenkul mallarının rayiç değerlendirmesi sonucunda bulunan rakamlarla oluşturulan revize bilanço ve sermaye hesaplaması sonunda davacının ortaklık payı dikkate alındığında davacıya 4910,38 TL ortaklık payı ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4910,38 TL hisse pay bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.