Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/266 E. , 2024/1417 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/266 Karar No : 2024/1417 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...Odası VEKİLİ : Av. ... 2- ... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVACI YANINDA MÜDAHİL : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜ…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/266 E. , 2024/1417 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/266 Karar No : 2024/1417 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...Odası VEKİLİ : Av. ... 2- ... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVACI YANINDA MÜDAHİL : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... , ... , ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... , ... , ... parsel sayılı taşınmazlarda Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimleri ve Ticari Alanlar" projesi ile ilgili olarak, İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında bulunan bilgiler, belgeler, proje tanıtım dosyası ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; proje kapsamında toplam 108 adet ticari alan, ortak kullanım alanı, sanat ve kültür alanı yapılmasının planlandığı, bu alanların çeşitli büyüklüklerde olabileceği gibi, ticaret alanı sayıları değişebileceği, toplam proje alanının değişmeyeceği, sadece ticari alanların günün gerekliliklerine göre m2 olarak değişebileceği, anılan projenin gerçekleşmesi durumunda Kadıköy yerleşik nüfusunun değişimine olumsuz bir etki oluşturmayacağı, proje alanında endemik türün bulunmadığı, proje alanında Aday Anıt Ağaç veya Anıt Ağaç ve benzeri niteliklerine sahip korunması gereken ağaç olmadığı, faaliyet alanında erozyona neden olacak eğimli arazi olmadığı, proje tanıtım dosyasında bilgilere göre dava konusu proje alanı için Geoteknik Bilgi Raporu hazırlandığı, Geoteknik Bilgi Raporunda zemin problemleri ile ilgili inşaat döneminde alınacak tedbirlerin belirtildiği, keşif sırasında, tedbirlerin gelinen inşaat kademelerinden dolayı bir kısmının uygulandığının gözlemlendiği, bölgenin yoğun depremselliğiyle ilgili bilgilerin ayrıca proje işletme ömrü içerisinde yıkıcı bir depremin olacağının Proje Tanıtım Dosyasında belirtildiği, bunların güncel bilimsel bilgiler ile örtüştüğü, proje alanında Mülga T.C. Bayındırlık ve iskân Bakanlığı'nın 14.07.2007 tarih ve 26582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliği" hükümlerine, 25.05.1959 Tarih ve 10213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7269 sayılı "Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun" ve 18.03.2018 tarih ve 30364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” ve 06.10.2020 tarih ve 31266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 'Türkiye Köprü Deprem Yönetmeliği” hükümlerine uyulacağının taahhüt edildiği, ilgili yönetmeliklere uygun yapılacak yapıların olası depremde zarar görmeyeceği kanaatinin geçerli olduğu, proje tanıtım dosyasındaki bilgilere göre, planlanan proje alanındaki parsellerin TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi'ne ait olduğu, planlama alanının %61'i TCDD, %9'u Maliye Hazinesi, %2'sinin İBB mülkiyetinde olduğu, %28'inin tescil harici alandan oluştuğu, dava konusu proje alanının yakın çevresinde doğal sit alanları bulunduğu, ancak proje sahasında herhangi bir sit alanı ve kültür varlığı bulunmadığı, ilgili dava dosyası kapsamında yapılan saha çalışmasında yeraltı su kaynağına rastlanmadığı, yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde, hazırlanan Projenin ÇED Yönetmeliği Ek-5'te belirtilen hususlara aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiği, İstanbul İlinin nüfus ve yerleşim yapısı, taşıma maliyeti hususları da gözetilerek, Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimlerinin yeriyle ilgili olarak alternatifinin bulunmadığının tespit edildiği, proje alanında yer alan ticari birimlerin, Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonu ile doğrudan ilişkili ve istasyonun kullanıcılarına hizmet edecek olmasıyla yer seçiminin uygun olduğunun tespit edildiği, çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi suretiyle projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerin bertarafı için gerekli önlemlerin alınacağına dair taahhütlerin yeterli olduğu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 6'ncı maddesi 1'inci fıkrasında seçme eleme kriterleri uygulanacak projelerin yükümlülüklerinin belirtildiği ve anılan hüküm uyarınca seçme ve eleme kriterlerine dahil projeler için Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmasının zorunlu kılındığı, fakat Yönetmelikte halkın katılım sürecinin işletilmesi zorunluluğu bulunmadığı, halkın katılımı toplantısının, Yönetmeliğin Ek-I listesine tabi projeler için yapıldığı, "Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimleri ve Ticari Alanlar" projesine karşı açılan bir dava bulunmadığı, anılan projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 03.12.2021 tarihinde onaylanan mer'i 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına uygun olarak yapıldığı, söz konusu projenin seçme eleme kriterleri uygulanacak projelerden olduğu ve Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler (Ek-II) listesinde 31/g "Mevcut demiryolu güzergahı korunarak hat sayısının çoğaltılması" kapsamında değerlendirildiği, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin olduğu ancak bu etkinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun yapılan bilirkişi incelemesi ile saptandığı görüldüğünden, İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İstanbul İl Müdürlüğü tarafından 06.07.2022 tarihinde verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının mer’i ÇED Yönetmeliği ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ile ilgili mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar TMMOB Mimarlar Odası ve TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından; ... tarih ve E:... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararına açılan davada verilen iptal kararının gerekçesinde yer alan hususları karşılayan bir inceleme yapılmadığı, PTD'nin eksiklikleri, yanlışlıkları ve bilimsel esaslara dayanmaması nedeniyle alınan ÇED Gerekli Değildir kararının mevzuata ve hukuka uygun olmadığı, ticari ve diğer fonksiyonların inşaat faaliyetleri gerektirdiği, ÇED Raporu gerektiği, kurum görüşlerinin güncellenmediği, PTD'nin eksik ve yanlış bilgiler içerdiği, ÇED sürecine halkın katılımı sağlanmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mimarlar Odasının temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, kararın kanun ve usule uygun olduğu, Söğütlüçeşme İstasyonunun başka bir alternatifinin bulunmadığı, davanın reddine yönelik kararın bozulmasını gerektirici herhangi bir husus bulunmadığı belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Davacılardan TMMOB Mimarlar Odası'nın temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi, diğer davacı TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın temyiz isteminin ise esastan reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacılardan TMMOB Mimarlar Odası'nın temyiz istemi yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 8. maddesinde; sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı; ivedi yargılama usulünü düzenleyen ve Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlardan kaynaklı uyuşmazlıklarda da uygulanan 20/A maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinde, verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 48/6. maddesinde temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, 48/7. maddesinde ise, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği ve temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususlarının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de 2. ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların daire ve kurulca verileceği hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden; temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacıya 06/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın konusunun, ivedi yargılama usulüne tabi olan çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlardan kaynaklı uyuşmazlık olması nedeniyle bu karara karşı yukarıda belirtilen Kanun hükmü uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz isteminde bulunulması gerektiği halde, 15 gün içerisinde temyiz edilmediği, bu karara karşı en son 21/12/2023 Perşembe gününde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, 25/12/2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Davacılardan TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın temyiz istemi yönünden ise; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dava konusu Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren Garı, Destek Birimleri, İlave Peron ve Ray Hattı ve Yaşam Merkezi Projesinin sağlayacağı kamu yararı ile İstanbul İli'nin nüfus ve yerleşim yapısı, taşıma maliyeti vb. hususlar gözetildiğinde, YHT hattı için proje yerinin ve projenin alternatifinin olmadığına ve projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemlerle kabul edilebilir düzeylerde olduğuna yönelik bilirkişi heyeti raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, bu projenin Söğütlüçeşme Mevkiinde yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla birlikte, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin, ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptalini gerektirmeyeceği, PTD'de belirtilen taahhütlerin yeterli olduğu sonucuna varıldığından, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan; aynı işlemin iptali istemiyle başka bir davacı tarafından açılan davada, davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı, Dairemizin 08/02/2024 tarih ve E:2024/413, K:2024/772 sayılı kararı ile onanmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacılardan TMMOB Mimarlar Odası'nın temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddine, 2. Diğer davacı TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın temyiz isteminin ise esastan reddine, 3. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 5. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel; ... Mahallesi, ... ada ... -... -... parseller, ... ada ... parsel ve ... Mahallesi, ... ada, ... -... -... parsellerde bulunan taşınmazlar üzerinde T.C.D.D. İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Söğütlüçeşme Yüksek Hızlı Tren İstasyonuna İlave Peron, Ray Hattı, Destek Birimleri Ve Ticari Alanlar" projesi ile ilgili olarak, İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E:... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir'' kararının iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; aynı işlemin dava konusu olduğu Mahkemenin E: ... sayılı dosyası kapsamında 11.04.2023 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrası hazırlanan ve bu dosyada da hükme esas alınan 20/06/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda, PTD'de belirtilen bazı zemin iyileştirme çalışmalarının (jetgrout) yapılıp yapılmadığının inşaat aşamasından dolayı gözlenemediği, ticaret alanının büyüklüğünün hangi kriterler doğrultusunda, hangi analizler sonucunda belirlendiğinin açık olmadığının değerlendirildiği, ticari alanlara gelecek ziyaretçilerden kaynaklanacak atık miktarlarının hesaplanmadığının görüldüğü, gürültü açısından da PTD'de yapılan ölçümler ve değerlendirmelerin projenin inşaat safhasına ait değerler olduğu, hem demir yolu hattı üzerinde gerekli yapısal önlemlerin hem de ticari merkezde gürültü yalıtımına özellikle dikkat edilmesi, gerekli tedbirlerin alınması gerektiği, ayrıca ticari birimlerin çevre üzerinde oluşturacağı etkilerin ulaşım-trafik açısından değerlendirmesi amacıyla hazırlanan ''Ulaşım Etüd Raporunda'' toplu taşıma, yaya etüdü, otopark etüdü, veri toplama aşamasında kavşakların seçimi ve taşıt sayımları gibi konularda eksikliklerin olduğu tespitlerinde bulunulduğu halde, raporun sonuç kısmında ise, 06.07.2022 tarihinde verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının mer’i ÇED Yönetmeliği ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ile ilgili mevzuata uygun olduğu değerlendirmesi yapılarak çelişkili bir durum ortaya çıkmasına sebebiyet verildiği, ortaya çıkan bu çelişkili durumun giderilmesi ve inceleme konusu yapılamayan hususların ÇED gerekli değildir kararının sonucuna etkisi yönünden değerlendirilmesi için Mahkeme tarafından mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerektiği halde, hüküm kurmaya ve yargısal denetime elverişli olmayan söz konusu bilirkişi heyeti raporu esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi heyeti raporu esas alınarak, eksik inceleme ile verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, davacılardan TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.