11. Hukuk Dairesi 2013/14639 E. , 2013/21975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.09.2011 gün ve 2011/19-2011/12 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.07.2013 gün ve 2013/9090-2013/13943 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içeri
**11. Hukuk Dairesi 2013/14639 E. , 2013/21975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.09.2011 gün ve 2011/19-2011/12 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.07.2013 gün ve 2013/9090-2013/13943 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1983 yılından bu yana davalı MAİS'in yetkili servisi olarak görev yaptığını; 2002 yılı başında davalının Yeni Bölge Dağıtım Sistemi'ne geçiş gereği tüm yetkili servislerin yeni belirlenen bölge bayilerine/satıcılarına bağlanacağını belirterek matbu fesihnamelerin imzalanmasını talep ettiğini; müvekkilinin davalıya inanarak fesihnameyi imzalamasına rağmen bölge bayisine bağlanmadığını; ...1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15.07.2004 tarih, 2002/355 E., 2004/456 K. sayılı kararı ile MAİS'in müvekkili aleyhine marka ihlali ve haksız rekabet iddiası ile açılan davanın reddedildiği ve bu davada müvekkilince açılan karşı davalarının kabul edildiğini ve sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin yürürlükte olduğuna hükmedildiğini; yargı kararına uyularak yetkili servis statüsünün tanınması ve ayrıca müvekkilinin zararının tazmin edilmesi için davalıya başvurulduğunu ve ihtar çekildiğini, ancak sonuç sağlanamadığını, tazminat taleplerinin iki kalemde toplandığını, ilki davalının sözleşmeyi ihlal ederek müvekkilini 4 yıl boyunca yetkili servislere sağlanan tüm imkanlardan mahrum ettiğini ve yetkili servis olarak çalışmasını engellediğini, yetkili servislerin yararlandığı garantili araç bakımı yapmasına izin verilmediğini, filo anlaşmaları yapma imkanından ve davalının yetkili servislere verdiği eğitim, bilgi işlem gibi teknik desteklerden mahrum kaldığını, davalının müvekkili aleyhine ikame ettiği dava tarihi olan 22.05.2002 tarihinden işbu dava tarihine kadar olan 46 aylık süre içinde yetkili servis olarak çalışamamaktan doğan işçilik gelir kaybı ve parça satış kaybından doğan toplam geçmiş zararının 2.622.000,00 TL olduğunu, bu kalem için şimdilik 950.000,00 TL talep ettiklerini, 2. zarar kalemi olarak sözleşmenin davalı tarafından ihlal edilmesi nedeni ile müvekkilinin yetkili servis olarak çalışsa idi bundan sonra mamelekinde gerçekleşek artışın davalıca engellenmesi nedeni ile kâr kaybı olduğunu ve 5 yıllık süre zarfında muhtemel yoksun kalınan karın 3.500.000,00 TL olduğunu, bu tutardan şimdilik 50.000 TL talep ettiklerini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.000,00 TL tazminatın 22.05.2002 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili talep ve dava etmiş, 24.02.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 1.030.000 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte bulunduğu, bu durumda davalının davacıyla aralarındaki sözleşme uyarınca davacının yetkili servis olarak çalışmasına imkan veren yükümlülüklerini ihlal etmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği, davacının zararını istemekte haklı olduğu ve son alınan ek rapor çerçevesinde davacı şirketin muhtemel faaliyet kârı kaybı 352.196.37 TL olarak tespit edilerek belirlendiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 352.196,37 TL'nin 25.2.2002 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.