T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/387 - 2026/701 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/387 KARAR NO : 2026/701 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2023 NUMARASI : 2022/333 E. - 2023/869 K. DAVANIN KONUSU : Tespit Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/12/2023 tarih ve 2022/333 …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/387 - 2026/701 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/387 KARAR NO : 2026/701 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2023 NUMARASI : 2022/333 E. - 2023/869 K. DAVANIN KONUSU : Tespit Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/12/2023 tarih ve 2022/333 E. - 2023/869 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin iş ve işbirliği yaptığı şirket, kişi, kurum ve bunların düzenlediği organizasyonlara, organları ve vekili aracılığı ile gönderdiği e-mailler ile müvekkili hakkında gerçeğe aykırı, itibarını sarsıcı, faaliyetlerini yanıltıcı, karalayıcı, küçük düşürücü, gereksiz yere incitici beyanlarda bulunduğunu, davalı şirkete ait iş fikrinin, iş modelinin, müşteri portföyünün, çalışmalarının, iş bitirmelerinin, tamamlanan projelere ait sunumlar ile bunlara ait dokümanların müvekkili adına kullanıldığını iddia edilerek müvekkili ile iş ve işbirliği yapılmamasını istediğini, bu davranışları ile müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, yazışmalarının davacıyı ve ürünlerini kötüleme amacı taşımadığını, bu nedenle haksız rekabetin varlığından söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davasını, davacı şirket hakkında davacının iş ve iş birliği yaptığı şirket, kişi, kurum ve organizasyonlara gönderilen maillerdeki bilgilerin gerçek bilgiyi içermediği, sadece birer iddiadan ibaret olduğu ve bu metinlere bir değer atfedilmemesi gerektiği hususlarına dayandırdığı, davalının dava dışı iş taraflarına gönderdiği e-postalardaki karalayıcı ve kötüleyici ifadeler nedeniyle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürdüğü, davacının talebinin, TTK'nun 55/1/a/1 maddesinde düzenlenen "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" eylemlerine temas ettiği, dava dilekçesinde delil olarak dayanılan ve davalının kendisinden kaynaklandığını kabul ettiği yazışmalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalının yazışmalarının TTK nın 55. maddesinde sayılan amaçlara yönelik ve bu maddede belirtilen ve haksız rekabet sayılabilecek nitelik ve içerikte olmadığı, tüm yazışmaların bilgilendirmeye yönelik olup davacıyı ya da ürünlerini üçüncü kişiler yanında kötülemek amacına yönelik olmadığı, bu hali ile davalının haksız rekabet oluşturacak eylem ve işlemi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu e-maillerin TTK nın 55. maddesinde sayılan amaçlara yönelik ve bu maddede belirtilen, haksız rekabet oluşturacak nitelik ve içerikte olduğunu, tüm yazışmaların bilgilendirmeye değil davacıyı ya da ürünlerini üçüncü kişiler yanında kötülemek amacına yönelik olduğunu, bu hali ile davalının haksız rekabet oluşturacak eylem ve işlemlerde bulunduğunu, davalının müvekkili şirketi ve ürünleri hakkında aşağılayıcı ve kötüleyici ifadeler kullanmasının haksız rekabete yönelik değil bilgilendirmeye yönelik olduğu şeklindeki bilirkişi raporunun ve mahkeme kabulünün yerinde olmadığını, üçüncü kişilere hitaben gönderilen bu eposta mesajları vasıtasıyla üçüncü kişilerin taraflar arasında yürütülen hukuki süreçlerden haberdar edilmesi amacını taşıdığı ifade edilebilecekse de, bu durumun amacını aşarak Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız bir fiile dönüştüğünü, mahkemenin gerekli araştırma ve inceleme yapmadan eksik inceleme sonucu isabetsiz karar verdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta davalının dava dışı iş taraflarına gönderdiği e-postalar nedeniyle haksız rekabette bulunduğunun ileri sürüldüğü, dosya kapsamındaki belgelerin haksız rekabet sayılabilecek nitelik ve içerikte bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.