16. Hukuk Dairesi 2020/3523 E. , 2020/5390 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ... İlçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 7 ada 1 parsel sayılı 4.716.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle davalıların kök murisi ... adına tespi…
**16. Hukuk Dairesi 2020/3523 E. , 2020/5390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ... İlçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 7 ada 1 parsel sayılı 4.716.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle davalıların kök murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı tarafından delil olarak dayanılan tapu kaydının, keşifte yapılan uygulama ve uygulamaya dayalı olarak alınan 09.06.1999 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaza uymadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre, Mahkemenin, davacıların dayandıkları tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı yönündeki tespiti doğrudur. Ancak, davalının delil olarak dayandığı ve kadastro tespiti sırasında uygulanan tapu kaydı da taşınmaza uymadığı halde mahkemece bu hususta bir değerlendirilme yapılmamıştır. Davalıların dayandığı 22.03.1955 tarih 117 nolu tapu kaydının, doğu ve kuzey hudutlarında okunan Saraç ...oğlu ...'in yerini mahalli bilirkişiler ile tanıklar gösteremediği gibi, komşu taşınmazların kadastro tutanaklarının dayanak kayıtları da sınırda davalı ya da bayilerini okumamaktadır. Aynı zamanda sınırda okunan bu şahıs davacıların dayandıkları tapu kaydının bir önceki malikidir. Bu duruma göre, davacı ve davalı tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza aidiyetinin kanıtlanamadığı anlaşılmakta olup, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine de dayanmış olması nedeniyle uyuşmazlığın, zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. Ne var ki, Mahkemece bu konuda yeterli araştırma yapılmamıştır. Mahallinde yapılan keşifte, sadece davacı tanıkları dinlenmekle yetinilmiş ve önceki keşiflerde dinlenilen taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılmamıştır.