Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/3792 E. , 2024/5171 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3792 Karar No : 2024/5171 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / … Vekili : Av. … İstemin Özeti: … İli, … İlçesi, … Anadolu Lisesi bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işle
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/3792 E. , 2024/5171 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3792 Karar No : 2024/5171 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / … Vekili : Av. … İstemin Özeti: … İli, … İlçesi, … Anadolu Lisesi bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın mevzuata, hukuka, hakkaniyete, Anayasa'nın 6/3., 9., 15., 36., 38/4. maddelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisi olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, yargılamanın non bis in idem ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, bir kişinin aynı suçlama nedeniyle iki kez yargılanamayacağı ve iki ayrı ceza hükmü tesis edilemeyeceği, somut delil ve gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, kurum kanaatinin somut bilgi, belge ya da delillere dayalı olmadığı, hakkındaki tanık beyanlarının soyut olduğu ve gerçeği yansıtmadığı, ByLock programını indirmediği ve kullanmadığı, MİT tarafından istihbari çalışmalar çerçevesinde ele geçirilen ByLock'a ilişkin verilerin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock'a ilişkin Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriğinde isimleri belirtilen kişilerin tanık olarak dinlenilmediği, sendika üyeliğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde korunan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, okullara çocuk göndermenin suç olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, HTS kayıtları ile fişleme niteliğindeki bilgilerinin delil niteliğinin bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yasin Özdemir / Türkiye (Başvuru No:14606/18 sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, etkili başvuru hakkının, özel hayata, aile hayatına, konut ve haberleşmeye saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, çalışma hakkının, sendika ve deneğe üye olma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, çelişmeli yargılama ilkesinin, "non bis in idem" ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, ifade özgürlüğünün, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, geçmiş hizmetlerinin olumlu, sicil notlarının yüksek olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında peşin olarak yatırılan 375,10 TL harç mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.