Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... A.Ş.nin ... nezdinde kurulan Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) faaliyet gösteren, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış bir yatırım kuruluşu olduğunu, T.C. Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı’nca ... A.Ş.’nin 16.04.2012 tarihinden itibaren İşlem Aracılığı Faaliyeti, Portföy Aracılığı Faaliyeti, Yatırım Danışmanlığı Faaliyeti ve Sınırlı Saklama
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyası üzerinden ..... ACENTELİĞİ A.Ş. hakkında Emtia Nakli (Abonman Sözleşmesine Bağlı) Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durduğunu, itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilini haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olduğunu, haksız ve mesnetsiz olduğunu, 19.12.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7155 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'na 5/A maddesi eklendiğini buna göre ticari davalarda, konusu belli bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı haline getirildiğini, sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla İstanbul Anadolu Arabuluculık Bürosu'na başvuruda bulunulduğunu ve .... büro dosya numaralı, .... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamamadığını, kanun hükümleri ve Yargıtay İçtihatları uyarınca huzurdaki davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce Türk Ticaret Kanunu uyarınca sigorta uyuşmazlıklarından kaynaklanan davaların, mutlak ticari davalardan olduğu ve bir olayda, talebin trafik kazası nedeniyle zarar görenlere davacı trafik sigortacısı tarafından ödenen tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkin ve davanın, zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayalı ve Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğunun anlaşılması halinde TTK md. 3, 4 ve 5 maddeleri uyarınca, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiği kabul edilmekte olduğunu ancak TKHK'nın yürürlüğüe girmesinden sonra gerçekleşen olaylarda, sigortacının kendi akidi olan tüketici niteliğindeki sigorta ettirene aralarındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücu davasında görevli mahkemenin Tüketici mahkemeleri olacağının belirtildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.