T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2336 KARAR NO : 2026/821 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2024 NUMARASI : 2022/769 E - 2024/381 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan incele…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2336 KARAR NO : 2026/821 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2024 NUMARASI : 2022/769 E - 2024/381 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin adına kayıtlı araç üzerine 17.02.2021 tarihinde öğlen sularında, ... Mah. Cad. No: ... Hadımköy/ Arnavutköy-İstanbul adresinde faaliyet gösteren, Davalı ... A.Ş.'nin antreposunun çatı ve devamı niteliğindeki sundurma kısmından, çok büyük bir kar kütlesi düştüğünü, davalı ... A.Ş. firması, zarar veren fiilin gerçekleştiği yerde, kiracı olup, diğer davalılar, olay tarihinde söz konusu yerin tapuya kayıtlı mülk sahipleri olduğunu, aracın komple tavan, cam, kaput ve bagajı büyük hasar gördüğünü, işbu davayı açmadan önce delil tespitinde bulunmuş ise de, bu Mahkemeler tarafından, delil tespiti için hukuki yarar olmadığı sebebiyle kabul edilmediğini, araç değer kaybı yönünden 50.000,00 TL, kazanç kaybı yönünden 3.750,00 TL olmak üzere toplam 53.750,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, haksız fiil tarihi olan 17.02.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan değişen oranlardaki avans temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket antreposundan 2021 Şubat ayında hizmet alan ... Ltd. Şti., antrepoda depolanan eşyalarını teslim almak üzere gümrüklü antrepoya başvurduğunu, yüklemeye elverişli araç temin etmeden, binek araca eşyalarını yüklemek istediğini, ancak sigortalının yük taşımaya elverişli olmayan binek aracı eşya yükleme rampasına yanaşamadığını, antrepo koşullarına ve yük taşımaya elverişli olmayan araçla müvekkili antrepodan eşya yüklemek isteyen şirket tır parkına geçtiğini, bu esnada yoğun kar yağışı ve hava muhalefeti sebebiyle oluşan kar aracın üzerine geldiğini ve küçük olması sebebiyle araçta hasara sebep olduğunu, davalı şirketin somut olayda herhangi bir özensiz davranışı bulunmadığını, hukuka aykırı bir hareketi yahut dahli de söz konusu olmadığını, yük taşınmasına elverişli olmayan araçla gümrüklü eşya deposuna gelen, yükleme boşaltma alanı dışında eşya yükleyen davacının bizzat kusurlu olup zarar ile müvekkili şirket arasında uygun illiyet bağı da bulunmadığını, söz konusu hasar davacı şirketin bizzat kendi kusurundan kaynaklandığını, kendi eylem ve haksız davranışları ile zarara sebep olduğundan işbu haksız davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin herhangi bir kusuru olmadığı gibi sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkillerinin gerçekleştiği iddia edilen haksız fiile ilişkin bilgisi ve görgüsü olmadığı gibi taşınmaz üzerinde biriktiği iddia edilen kar yığınının vermiş olduğu zarardan sorumlu tutulmak istenilmesi de hakkaniyete aykırı olduğunu, meydan gelen olay , bu olayla ilgili kusur durumu varsa rapor veya tutanaklardan müvekkillerinin haberi dahi bulunmadığını, davaya konu hadisede müvekkillerinin bir sorumluluğu olmadığı gibi kusuru da bulunmadığını, davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " davalıların davacının aracında meydana gelen değer kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir.... Taraf vekillerince her ne kadar mahkememizce alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de sorumluluğun hukuki nitelendirmesinin mahkememize ait olması, kazanın meydana geldiği tarihteki veriler göz önünde bulundurularak bilirkişi heyeti tarafından hesaplama yapılmış olması, davacının sunmuş olduğu değer kaybına yönelik itirazların, emsallerin kazanın meydana geldiği tarihten çok sonraki bir tarihe ilişkin olması sebebiyle yapılan itirazların reddine karar verilerek davacının davalılardan talep edebileceği miktarların değer kaybı için 10.000,00 TL, mahrum kalınan kar için 3.750,00 TL olduğu kanaatine varılarak toplam 13.750,00 TL'nin olayın meydana geldiği 17.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle 1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacının aracında meydana gelen hasar sebebiyle 10.000,00 TL değer kaybı ve 3.750,00 TL hak mahrumiyeti bedeli olmak üzere toplam 13.750,00 TL'nin olayın meydana geldiği 17.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı şirket vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; piyasa araştırılması yapılmadan ve gerçek zararı içermeyen, hiçbir gerekçe, dayanak olmayan, gerçek zarara nasıl ulaştığı belli olmayan, sadece tek bir cümle ile değer kaybının 10.000 TL, günlük ikame bedeli 250 TL denilerek yazılan raporun, yazılı ve celsedeki sözlü itirazlarına rağmen, hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalılar... ve arkadaşları vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkillerin herhangi bir kusuru olmadığı gibi sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkillerinin antreponun maliki olduğunu, uzun yıllardır ... Limited Şirketine taşınmazı kiralamış olup davalılar arasında kira akdi bulunduğunu, müvekkillerin gerçekleştiği iddia edilen haksız fiile ilişkin bilgisi ve görgüsü olmadığı gibi taşınmaz üzerinde biriktiği iddia edilen kar yığınının vermiş olduğu zarardan sorumlu tutulmak istenilmesi de hakkaniyete aykırı olduğunu, meydana gelen olay , bu olayla ilgili kusur durumu varsa rapor veya tutanaklardan müvekkillerin haberi dahi bulunmadığını, bilirkişi raporunda malik konumundaki müvekkillerin hadise de kusurlarının olmadığının açıkça belirtildiğini, dava dilekçesindeki taleplerde çelişki bulunduğunu, kararın eksik niceleme ile verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, bina malikinin sorumluluğun adayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin antreposunun çatı ve devamı niteliğindeki sundurma kısmından, çok büyük bir kar kütlesinin araçlarının üzerine düşerek araca zarar verdiğini, zarardan bina maliki ve kullanan şirketin sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrin kusursuz sorumluluk hallerini olağan sebep sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayrıma tabi tutarken, Türk Borçlar Kanunu'nda; hakkaniyet sorumluluğu, özen (sebep) sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu şeklinde ayrıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz. Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği 6098 sayılı Kanun'un 69. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." denmektedir. Yapı eserinin maliki, bunların hiç kimse ve hiçbir şey için tehlike taşımayacak şekilde yapılmasını ve işlemesini garanti etmekle yükümlüdür. Bu nedenle, bir yapı eserinde herhangi bir yapım bozukluğu olmasa bile, ek güvenlik ve koruma tertibatının bulunmaması yine de bir bakım eksikliği sayılır. Yapı sahibinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğunu kapsamaktadır. Bu sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İnşaat, iş güvenliği ve makine bilirkişileri 15.10.2023 tarihli raporlarında özetle; "İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 1 parsel sayılı, 12.103,86m2 Yüzölçümlü taşınmazın hali hazırda ana taşınmaz olarak kayıtlı olduğu, dosya kapsamında binaya ait Yapı Ruhsatı veya Yapı Kullanma izin belgesinin olmadığı, dosya kapsamına sunulmadığı görülmektedir. Ana taşınmaz olarak kayıtlı olması nedeniyle herhangi bir yapı ruhsatı ve ruhsat ekleri projeleri olmadığı kanısına varılmıştır. Olayın meydana gelmesinde tapuya kayıtlı mülk sahipleri ...oğlu ... ,...kızı ... ,...kızı... ,...oğlu ... isimli şahısların etkisinin olmadığı , yapıdan ve ya yapı ortak alanı statüsünde olan çatı kaplamasının düşmesinden kaynaklanan kusur olmaması nedeniyle tapuda kayıtlı mülk sahiplerinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Olayın, doğrudan davaya konu ana taşınmazın yoğun yaşanan hava koşulları nedeniyle yağan karın temizlenmemesi, bakım ve onarım yetersizliği, kiracı tarafından gerekli özen gösterilmemesinden kaynaklanmış olabileceği kuvvetle muhtemel değerlendirildiğinde , kiracı firma ... A.Ş.'nin %100 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Davacının araç hasar nedeni ile değer kaybı zararının 10.000.-TL, araç mahrumiyet zararının 3.750.-TL olduğu hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Somut olayda davacıya ait aracın, davalıların hukuki ve fiili tasarrufunda olan binadan düşen kar kütlesi sonucu hasarlandığı noktasında ihtilaf yoktur. Bilirkişi raporuyla binanın yapı ruhsat ve yapı kullanma izin belgesinin olmadığı, kar kütlelerinin düşmesini önleyecek herhangi bir önlem alınmadığının belirlendiği, TBK'nın 69. maddesi gereğince bina malikleri binaların muhafaza ve bakımından sorumlu olduğu, binaların bakımının ve bu bağlamda kontrollerinin yapılmaması ve önleyici tedbirlerin alınmaması yasanın aradığı anlamdaki özen yükümlülüğünün ihlal edildiğini göstermektedir. Bu haliyle, bilirkişi raporunda hasarlı parçalarının ve araç ikinci el piyasa değerlerinin gösterildiği, raporun hükme elverişli olduğu, taşınmaz maliklerinin de ruhsatı olmayan yapıyı kiraya vermekle sorumlu oldukları anlaışlmakla mahkemece kararda belirtilen sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacı ... havada koku sistemleri sanayi ve ticaret limited şirketi'nden alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 700,00TL harcın mahsubu ile bakiye 32,00 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalılar vekili Av. ...'den alınması gereken 939,26 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 323,86 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2026