Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8333 E. , 2024/3669 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8333 Karar No : 2024/3669 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Davacı adına, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla menkul, taşınmaz ve banka hesaplarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 13/
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8333 E. , 2024/3669 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8333 Karar No : 2024/3669 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Davacı adına, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla menkul, taşınmaz ve banka hesaplarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 13/3. maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılan araştırma sonucu asıl borçlu şirketin, üzerine kayıtlı motorlu araçları davacının şirket müdürü olduğu diğer şirkete taşıdığı, şirketin mal kaçırma kastı olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinde, ihtiyati haczin yasada belirtilen hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre derhal tatbik olunacağı, aynı maddenin 3 numaralı bendinde, borçlunun kaçmış olması, kaçma ihtimali veya mallarını kaçırması ve hileli yollara sapma ihtimali varsa ihtiyati haciz uygulanacağı belirtilmektedir. Teminat istenmesi, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemleri; 6183 sayılı Yasa'nın, Birinci Kısmında ve Amme Alacaklarının Korunması başlığını taşıyan Birinci Bölümünde yer alan, henüz tahakkuk etmemiş, dolayısıyla kamu alacağı niteliğini kazanmamış vergi ve cezalar yönünden uygulanabilmektedir. Dolayısıyla ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı, henüz tahakkuk etmediği için ödenmesi gereken safhaya gelmemiş vergi ve cezaları için alınabilen, nedeni yeterli teminat gösterilmemesi olduğu takdirde, yeterli teminat gösterilmesi halinde, 6183 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca kaldırılması gereken geçici önlemlerdendir. Kesin haciz uygulanabilmesi için kamu alacağının tahakkuk etmiş ve ödeme emri ile istenilmiş olması gerekmesine karşın, ihtiyati haciz henüz tahakkuk etmemiş veya tahakkuk ettiği halde ödeme vadesi gelmemiş veya vadesi geldiği halde henüz cebren tahsil ve takibata başlanmamış, ödeme emri düzenlenmemiş kamu alacakları için öngörülen, geçici nitelikte bir koruma önlemidir. Öte yandan, ihtiyati haczin uygulanabilmesi için kural olarak kamu alacağının henüz taakkuk etmemiş olması aranmakla birlikte, ihtiyati haczi düzenleyen yukarıda değinilen 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer verilen kimi bentlerinde ise niteliği gereği bu kapsamda olmamakla birlikte kamu alacağını güvence altına almak amacıyla bu koruma tedbirine başvurulabileceği de öngörülmüştür. Bunlardan bir tanesi de birinci fıkranın (3) numaralı bendinde düzenlenen; borçlunun kaçmış olması, kaçma ihtimali veya mallarını kaçırması ve hileli yollara sapma ihtimalinin bulunması durumlarıdır. Bu durumların mevcudiyeti halinde ve bu hususun da somut olarak saptanmış olması durumunda sözü edilen bent kapsamında aynı zamanda Kanun'da kamu borçlusu olarak da tanımlanan kanuni temsilci hakkında da koruma tedbiri olarak ihtiyati haczin uygulanmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı hakkında uygulanan ihtiyati haciz işlemine karşı açılan davada yukarıda değinilen 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi uyarınca bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.