11. Hukuk Dairesi 2024/5888 E. , 2025/3482 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/947 Esas, 2024/1091 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/75 E., 2022/52 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…
**11. Hukuk Dairesi 2024/5888 E. , 2025/3482 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/947 Esas, 2024/1091 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/75 E., 2022/52 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30. sınıfta tescilli " ...", "... ", "...", "... ", "... ” ve "..." ibareli seri ve tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalının 2019/110537 numaralı "...'s ..." ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının aynı veya benzer mal sınıfında olduğunu, aynı şekilde dava konusu markanın, davacı şirket adına tescilli "..." markasını içerecek şekilde oluşturulduğunu, dava konusu markada baskın unsurun "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin İngilizce "safran" anlamına geldiği, tamamlayıcı unsur olduğunu, bu çerçevede müvekkilinin "..." ibareli markası ile dava konusu markanın iltibas yaratacak derecede benzediğini, tüketicilerin başvuruyu seri marka olarak algılayacağını, " ...” markasının tanınmış marka vasfı taşıdığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve 2019/110537 numaralı başvurunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar görsel ve işitsel olarak benzer bulunsa da, davaya konu olan 30. sınıftaki malların davaya mesnet olan markaların tescil kapsamındaki mallardan farklı olması nedeniyle markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. hükmü anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davalının "şekil+ ...'s ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden davalının başvurusunu yaptığı 30. sınıftaki "Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, safran, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar" malları ile davacıya ait yukarıda belirtilen markalarının kapsamındaki mallar ile (özellikle şekerlemeler... Dondurmalar, yenilebilir buzlar, buz kremler, sütlü buzlar.) açısından ham madde, mamul, bağlantısı nedeniyle ilişki ve bağlantı bulunduğu, SMK'nın 6/5. hükmündeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/110537 numralı marka tescil edildiğinden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "safran" anlamına gelen "..." kelimesinin tanımlayıcı olması nedeniyle dava konusu başvurunun esas unsurunun "...'s" ibaresi olduğu, "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarının da esas unsurunu oluşturduğu, başvurunun itiraza mesnet markadan yeteri derecede farklılaşmadığı, taraf markalarını oluşturan işaretler arasında benzerlik bulunduğu, ancak, taraf markalarının kapsamındaki emtiaların aynı veya aynı tür olmadığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda, taraf markaları kapsamındaki emtianın birbirleriyle yakından bağlantılı olmadığı, birinin diğerinin doğal sonucunu oluşturabilecek ilişkili mallar olmadığı, malların birbirine gönderme yapma yeteneğinin bulunmadığı, bu nedenle firmalar arasında illiyet bağı kurulamayacağı belirtilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi görüşüne iştirak edilmediği, somut uyuşmazlık yönünden yapılacak emtia değerlendirmesi özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporunun aksi yönünde, emtia benzerliğinin de gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı şirketi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımayacağı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,YİDK kararının iptali istemi yönünden davanın reddine, marka hükümsüzlüğü istemi yönünden davanın kabulü ile dava konusu 2019/110537 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.