11. Hukuk Dairesi 2012/8540 E. , 2013/8839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2012 tarih ve 2009/233-2012/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgel
**11. Hukuk Dairesi 2012/8540 E. , 2013/8839 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2012 tarih ve 2009/233-2012/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 3 adet serasının davalı nezdinde sera sigortası poliçesi ile sigorta örtüsü altında bulunduğunu, 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle müvekkilinin seralarının hasar gördüğünü, ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/116 D.İş sayılı dosyasında müvekkilinin uğradığı zararının büyük oranda tespit edildiğini, davalının hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödem yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 110.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, 26.01.2012 tarihli ıslahla birlikte 112.486,10 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, hasar sonrasında görevlendirilen eksperlerce seraların malzeme ve işçilik açısından yetersiz olduğunun tespit edildiğini, poliçe özel şartlarına göre direkt hasarların ve aşırı yağan dolu yağışının kar yükü oluşturması halinde oluşacak dolaylı hasarların teminat kapsamı dışında bırakıldığını, seraların projeye uygun olarak imal edilmediğini, zararın aşırı yağan dolunun kar yükü oluşturması ile değil hatalı plan nedeniyle dolunun tahliye edilememesinden doğduğunu, davacının hasar sonrası zeyilname ile kar yükünü teminat kapsamına aldırdığını, dolayısıyla bu şekilde meydana gelen bir zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 3 adet serada 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle hasar oluştuğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında seralarda herhangi bir işçilik ve malzeme kusuru bulunmadığının anlaşıldığı, 30.12.2011 tarihli ek raporda davacının zararının 112.486,10 TL olarak tespit edildiği, davacının davasını bu miktar üzerinden ıslah ettiği, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalının poliçe kapsamında kalan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, sera sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, 30/12/2011 tarihli ek rapor hükme esas alınarak 112.486,10 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Tarım sigortalarında riziko sonucu meydana gelen zararın miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı taktirde diğer mal sigortalarında olduğu gibi sigorta genel şartlarındaki hükümler dikkate alınmak suretiyle hasar ve tazminat hesabı yapılması gerekecektir. Sera Sigortası Genel Şartlarının B.5. Tazminatın Hesabı başlıklı maddesinin 5/1. maddesinde “ Sigorta tazminatının hesabında sigortalı şeylerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin değerleri esas tutulur.” hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece bu hüküm uyarınca, sigortalı şeylerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin değerleri esas tutularak tazminat hesabı yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken poliçedeki değerler üzerinden düzenlenen rapora itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3-Dava konusu hasar 23.02.2009 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı vekili 26.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 110.000,00 TL olan dava değerini, 112.486,10 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili ise ıslahla arttırılan kısmın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek ıslah dilekçesine karşı çıkmıştır. Sera Sigortası Genel Şartlarının C.9. maddesinde, sera sözleşmesinden doğan bütün taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla mahkemece ıslahla arttırılan kısmın zamanaşımına uğradığı naraza alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.