4. Hukuk Dairesi 2022/7268 E. , 2023/1155 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/3885-2019/49 SAYISI : KIT/2019-54 HÜKÜM/KARAR : Davacı İtirazının Kabulü/ Davanın Kabulü ... UYUŞMAZLIK HAKEMİ SAYISI : 2018/19480 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı itirazının kabulüne ve davalı itirazını…
**4. Hukuk Dairesi 2022/7268 E. , 2023/1155 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/3885-2019/49 SAYISI : KIT/2019-54 HÜKÜM/KARAR : Davacı İtirazının Kabulü/ Davanın Kabulü ... UYUŞMAZLIK HAKEMİ SAYISI : 2018/19480 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı itirazının kabulüne ve davalı itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın 03.07.2017 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza sonucunda bu araçta yolcu olarak bulunan davacının oğlu ...'nın öldüğünü, davacının ölen çocuğunun desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.04.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 71.130,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı araç sürücüsü olması ve tek taraflı yaptığı kazada tam kusurlu olması nedeniyle talep ettiği zararın teminat dışı olduğunu, tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEMİ KARARI Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacı olmadığı ve davaya konu zararın sigorta teminatı kapsamında olduğu, sürücünün kazada tam kusurlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun karara esas alındığı gerekçesiyle, (taleple bağlı kalınarak) davanın kabulüne ve 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.09.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hakem tarafından alınan aktüer raporunda hesaplanan miktarın ıslah gereği hüküm altına alınması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakemince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; araç sürücüsü olan davacının tam kusuru ile kaza gerçekleştiğinden talep edilen zararın teminat dışı olduğunu, tazminat hesap biçiminin ve faiz türünün hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakemince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 18.06.2018 tarih ve 2018/İHK-4790 sayılı kararı ile; tam kusurlu olarak tek taraflı kazayı yapan davacı annenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ve kendi kusuruyla meydana gelen kazada oğlunun ölümü nedeniyle oluşan zararın sigorta teminatının dışında olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Kaldırma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 26.10.2018 tarihli ve 2018/3435 Esas, 2018/1440 Karar sayılı kararı ile; davaya konu kazada araç sürücüsünün kim olduğunun tespiti bakımından ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile ... kararının kaldırılmasına, belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın ...'ne gönderilmesine karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Kaldırma Kararına Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı gereği ceza davası sonucunun beklendiği, davacı yönünden suç üstlenme suçu bakımından ve dava dışı ... Yılan adlı kişi bakımından taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve davacı yönünden kararın 16.04.2019 tarihinde kesinleştiği de gözetildiğinde, davacının araç sürücüsü olmadığının kabul edildiği gerekçesiyle, davacı vekilinin hakem kararına karşı yaptığı itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile 71.130,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.06.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakemi kararına karşı yaptığı itiraza konu edilen nedenlerle birlikte tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve türü ile taraflar yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı tespit edildiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu davacı yakınının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)'nun 85, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 51, 52, 53 üncü maddeleri ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, 6098 sayılı TBK'nun 74 üncü maddesi gereği ceza yargılamasında tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini (hakemi) de bağlayacağı gözetildiğinde, davacının araç sürücüsü olmadığına ilişkin kabulde usulsüzlük bulunmamasına, tazminatın usulünce hesaplandığı aktüer raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine ve taraflar için vekalet ücretinin karar tarihindeki Tarife hükümlerine uygun biçimde saptanmış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davaya konu kazaya ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında davacı ile araç sürücüsü ... Yılan'ın arkadaş olduklarını beyan ettikleri, davacının desteği (oğlu) 10 yaşındaki ...'nın da araçta yolcu olarak bulunduğu, davalıya sigortalı aracın sürücü ...'nın arkadaşına ait özel otomobil olduğu görülmektedir. Sigortalı araçta yolcu olup, sürücü ile arkadaş olan annesi davacının yanında bulunan desteğin sigortalı araçta taşınması için bir bedel ödendiğinin davacı yanca iddia ve ispat edilmediği; anılan konudaki ispat yükünün davacıda olduğu; davacının taşıma karşılığında sürücü arkadaşına bir ücret ödemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususları dikkate alınarak, davalı vekilinin hatır taşıması savunmasına itibar edilmesiyle, 6098 sayılı TBK'nun 51 inci maddesi gereği tazminattan makul oranda, hakkaniyete uygun (Daire uygulamaları ile % 20) indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve ... kararının bozulması gerekmiştir. 3. Davalı taraf, davacı desteğinin emniyet kemeri takmayarak zararı ağırlaştırdığını ve müterafik kusurlu olduğunu belirtip tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyetince davalı yanın bu savunması üzerinde durulmadan tazminata karar verilmiştir. Davacı desteğinin emniyet kemeri takıp takmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme yapılmamışsa da, ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerde, desteğin kaza nedeniyle taklalar atan aracın arka camından dışarı fırladığı hem sürücü hem de davacı tarafından beyan edilmiş olup, desteğin emniyet kemeri takmadığı açıktır. Açıklanan nedenlerle; emniyet kemeri takılmadığının beyanlardan açıkça anlaşıldığı dikkate alınarak, tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasıyla saptanacak tazminatın hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4. Uyuşmazlık Hakemince verilen kararda davalının temerrüt tarihi 13.09.2017 olarak tespit edilip karar verildiği ve davalının bu hususu itiraz başvurusuna konu etmediği, faiz başlangıç tarihi bakımından taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmadan, temerrüt tarihinin davaya konu kazanın gerçekleştiği tarihten dahi önceki bir tarih olan 13.06.2017'ye çekilmesiyle karar verilmesi de doğru olmamıştır. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, ...'ne iletilmek üzere saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.