14. Hukuk Dairesi 2011/9568 E. , 2011/12517 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve ... vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.01.2001 gününde verilen dilekçe ile birleşen davada davacı ... vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.06.2001 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenm…
**14. Hukuk Dairesi 2011/9568 E. , 2011/12517 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve ... vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.01.2001 gününde verilen dilekçe ile birleşen davada davacı ... vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.06.2001 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl davada davacılardan ..., davalı arsa sahipleri ... ve diğer davalılarla davalı kooperatif arasında 75 ada 8, 79 ada 3, 4, 6 sayılı parseller üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 7.maddesine göre (D) bloktaki 7 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin arsa sahiplerinden ...’a bırakılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 9.madde hükmüne göre arsa sahibi ...’ın 7 numaralı bağımsız bölümü dava dışı kişilere verme taahhüdünde bulunduğunu, ancak ...’ın 14 numaralı bağımsız bölümü 03.08.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle davacı ...’ya, 7 numaralı bağımsız bölüm ise 07.09.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle diğer davacı ...’ya satış vaadinde bulunduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile 14 numaralı bağımsız bölümün ..., 7 numaralı bağımsız bölümün ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... mirasçısı ..., 7 numaralı bağımsız bölümün kendileri ile ilgisi olmadığını, bu bağımsız bölümün davaya müdahil olan ...’a bırakıldığını, 14 numaralı bağımsız bölümün ise davacı ...’ya satışının vaat edildiğini, davalı kooperatif her iki bağımsız bölüm üzerinde hak iddiaları olmadığını bildirmiştir. Davaya müdahale eden ..., 7 numaralı bağımsız bölümün 29.09.2993 tarihinde sözleşmenin 9.maddesi gereğince kendilerine bırakılacak yerlerden olduğunu, bağımsız bölüm mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı ..., yapıdaki 7 numaralı bağımsız bölümün 28.01.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle kendisine davalı ... tarafından satışının vaat edildiğini, bu bağımsız bölümün adına tescilini, olmadığı takdirde şimdilik 15.000,00 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, birleşen davada da benzer savunmada bulunmuşlar, birleşen davaya da ... müdahale ederek 7 numaralı bağımsız bölüm aidiyetinin tespiti talebinde bulunmuştur. Mahkemece, asıl dava bakımından davacı ...’nın açtığı davanın reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ile davaya dahil edilenler ... ile ... haklarında açılan davaların retlerine, arsa sahibi ... mirasçılarından olan ..., ..., ... ile davalı kooperatif aleyhine açılan davanın kabulü ile imar uygulamasıyla 21 sayılı parsel numarasını alan binanın 4.katı güneydoğusundaki 16/180 arsa paylı mesken niteliğindeki 14 numaralı bağımsız bölümün davalı kooperatif adına oluşan tapu kaydının iptali ile ilerde kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulması halinde 14 numaralı bağımsız bölüm olarak davacı ... adına kayıt ve tesciline; Birleşen dava yönünden ise, davacı ...’in tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat istemi bakımından davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı kooperatif aleyhine açılan davanın reddine ..., ... ve ... adına açılan davaların kısmen kabulüne satış bedelinin güncelleştirilmiş tutarı olan 3.272,65 TL’nın yasal faizi ile birlikte bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, birleşen davanın davacısı ... temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davaya dahil edilen kooperatif ile diğer davalılar ..., ... ve ... arasında 75 ada 8, 79 ada 3, 4 ve 6 sayılı parseller üzerine inşaat yapılmak üzere sözleşme düzenlendiği, sözleşmede kooperatifin yüklenici, yukarıda isimleri belirtilen ..., ... ve ...’ın arsa sahibi sıfatı taşıdıkları, sözleşmenin 7.maddesinde binanın (D) bloğunda bulunan 7 ve 14 numaralı bağımsız bölümler olarak nitelenen yerlerin arsa sahiplerinden ...’a bırakılmasının kararlaştırıldığı, 9.maddesinde ise ...’ın 7 numaralı bağımsız bölümü davaya müdahil olarak katılanlardan ... ile Saniye ve Huriye’ye verme taahhüdünde bulunduğu görülmektedir. Yine dosyada yer alan delillerden; arsa sahiplerinden ..., sözleşmenin 9.maddesindeki taahhüdüne rağmen binadaki 7 numaralı bağımsız bölümü 28.01.1994 tarihinde satış vaadi sözleşmesiyle birleşen davanın davacısı ...’e satış vaadinde bulunduğu, 07.09.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle de aynı bağımsız bölümü asıl davanın davacılarından ...’ya satışını vaat ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekten, 29.09.1993 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 9.maddesinde aynen “… 7 numaralı bağımsız bölüm verilecek olan ..., bu bağımsız bölümü diğer hak sahipleri ..., ... ve ...’e vereceğini taahhüt eder” hükmü vardır. Öte yandan, 7 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin anılan sözleşmeyle arsa sahiplerinden ...’a bırakılacağı hususu tartışmalı olmadığı gibi, tüm dosya kapsamıyla da sabittir. Bu genel açıklamalardan sonra öncelikle belirtilmesi gereken husus, 29.09.1993 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa olanağı olup olmadığıdır. Çünkü, imar uygulamasıyla 75 ada 21 sayılı parsel olan başlangıçtaki 75 ada 8 ve 79 ada 3, 4 ile 6 sayılı parsellerde dava dışı ... de paydaştır. Ancak, paydaş olan bu malik 29.09.1993 tarihli sözleşmeye iştirak etmemiştir. Türk Medeni Kanununun 692.maddesi hükmüne göre, paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanımının gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, bütün paydaşların oybirliği ile kabulüne bağlıdır. Sözleşmeye paylı maliklerden ... katılmadığından, yasanın anılan hükmüne göre sözleşmenin icrası (ifası) olanaklı değildir. Dolayısıyla, ne davacı ... ne de birleşen davanın davacısı ... alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak 7 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin tescilini isteyemez. Ne var ki, hükmü kayıt maliklerinden yüklenici davalı kooperatif temyiz etmediğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Birleşen davanın davacısı ...’in diğer temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre birleşen davanın davacısı ...’in bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.