T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/583 Esas KARAR NO : 2025/1505 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI : 2020/460 Esas, 2023/897 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma ya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/583 Esas KARAR NO : 2025/1505 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI : 2020/460 Esas, 2023/897 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin 2015 yılında kurulduğunu, kuruluş amacının ... markalı ürünlerin satışı olduğunu, davalı şirket ile yapılan görüşmeler sonucunda 01.03.2016 tarihinde davalı ile aralarında “... Butik Bayilik Sözleşmesi” imzalandığını, 03.03.2017 tarihinde ise anılan sözleşmenin “Münhasır Olmayan Franchise Sözleşmesi” olarak yeniden düzenlendiğini, sözleşmeye uygun olarak müvekkilinin kiraladığı mağaza içerisini davalı ...'nun dekore ettiğini ve bu işin karşılığında müvekkili şirketten 760.000,00 TL çek aldığını, müvekkilinin ayrıca başlangıç bedeli olarak davalı şirkete 50.000,00 USD ödeme yaptığını, bu tutarın iadesinin de yapılmadığını, süreç içerisinde müvekkili şirketin işlerinin istenildiği gibi gitmediğini, maaş, vergi, kira ve davalı şirkete olan borçlarını ödeyemediğini, müvekkilinin zararının daha da büyümemesi için faaliyetine son verme kararı aldığını, Davalı şirketin dekorasyon bedelinin amortisman dışındaki kısmının bedelinin iade etmesini beklediklerini, davalı şirketin fesih protokolünde sadece 50.000,00TL + KDV'lik bir bedel öngördüğünü, müvekkilinin bu tutarı kabul etmese de zararının daha da büyümemesi için protokolü imzalamak zorunda kaldığını, bu tutarında cariden düşüldüğünü ve KDV'nin dahil edilmediğini, müvekkili şirketin 80.527,89 TL borçlu çıkarıldığını, bu tutar için de ... İstanbul Güneşli Ticari şubesine ... lehine verilen 250.000,00 TL teminat mektubunun bozdurulması yoluna gittiğini ve müvekkilinin de bankalar nezdinde kara listeye düşmemesi Cari Hesap Mutabakat örneğini imzalamak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin 300.000,00 TL'yi aşan dekorasyon iade bedeli alması gerekirken borçlu çıktığını, davalı tarafa 50.000 USD başlangıç bedeli ve 760.000,00 TL dekorasyon bedeli ödeyen müvekkiline sadece 50.000,00 TL iade hakkı tanındığını, anılan nedenlerle imzalanan cari hesap mutabakatının geçersiz olduğunu, sonuç olarak eksik olarak ödenen dekorasyon bedeli için şimdilik 250.000,00 TL+KDV, sözleşme ve sözleşmenin feshi nedeni ile bakiye alacak ve teminatın haksız yere bozdurulmasından dolayı şimdilik 1.000,00 TL'nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı ile bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 03.03.2017 tarihinde revize edildiğini, 20.06.2019 tarihinde imzalanan fesih protokolü ile sözleşmenin 30.06.2019 tarihinden itibaren feshedildiğini, imzalanan fesih protokolü ile müvekkilinin davacıya mağaza devri dekorasyon ve demirbaş bedeli olarak 50.000,00 TL ödeyeceğinin, davacının sözleşme feshi medeniyle müvekkilinden talep edebileceği herhangi zarar ve ziyanının bulunmadığını, tazminat ve hiçbir alacak talebinin olmayacağını kabul ve beyan ederek imza altına aldıklarını, davacının protokolü ve mutabakatı imzalarken baskı altında olduğunun ve kendi iradesiyle imzalamadığını ve irade bozukluğunu ileri sürdüğünü, Müvekkili ile davacı arasında cari hesap mutabakat ve fesih protokolü imzalandığını, anılan protokolde müvekkilinin ne kadar ödeme yapacağı, davalının her hangi bir zarara uğramadığı ve herhangi bir talepte bulunma hakkının kalmadığının açıkça belirtilerek taraflar arasında imza altına alındığını, davacının imzalamış olduğu mutabakat formunda 80.527,89 TL borçlu olduğunun görüleceğini, teminat mektubunun da alacaklı oldukları tutar için bozdurulduğunu, müvekkilinin ... olması nedeniyle gerek cari hesap mutabakatının gerekse fesih protokolünü baskı altında imzaladığı iddialarının davacının tacir olması nedeniyle TTK madde 18 gereği basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olması sebebiyle yersiz olduğunu, TBK mad.39 gereği bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... Davalı tarafça hak düşürücü süre dolduktan sonra dava açıldığına ilişkin itirazda bulunulmuş ise de covid-19 tedbirleri nedeni ile hak düşürücü sürelerin 13/03/2020 -15/06/2020 tarihleri arasında durmuş olduğu ve cari hesap mutabakat tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında davanın belirtilen süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.... somut olayda, davacı vekilince mali anlamda zorluk yaşandığı için 20/06/2019 tarihli fesih protokolüne imza atmak zorunda kalındığı ve 250.000 TL'lik nakit teminat mektubunun bozulmaması için bankanın ve davalının kendilerini zorlamaları sonucunda 05/09/2019 tarihli hesap mutabakatının imza edildiği ileri sürülmektedir. Raporda yapılan tespitlere göre davacının mali ve ekonomik durumu ile fesih protokolünün imza edildiği tarih ve protokol şartları göz önünde bulundurulduğunda davacının gabin iddiasına yönelik objectif unsurun varlığı kabul edilse dahi davacının şirket olması sebebiyle basiretli davranmakla yükümlü olduğu, dosya kapsamına sunulan bilgi belge ve tanık beyanlarından subjektif unsurun varlığının kanıtlanamadığı (İstanbul BAM 44. HD.'nin 2020/855 Esas ve 2021/250 Karar sayılı ilamı), buna göre eldeki davada gabin şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığından Davanın reddine, " Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde;Davanın konusunun; müvekkili şirkete sözleşmenin açık düzenlemesine göre 762.671,76TL dekorasyon bedellerinden -sözleşmenin fesih tarihine kadar 3 yıllık amortisman bedeli %20 karşılığı 457.603TL düşüldüğünde bakiye 305.068TL dekorasyon iade bedeli ödenmesi gerekirken yeni bir protokol dayatılarak 50.000TL ödenmesine ilişkin olduğunu, SGK-Vergi ve Kiralarını bile ödeyemeyen Müvekkili Şirketin 305.000,00TL yerine 50.000,00TL'ye razı olmasının nedeninin araştırılmadığını, Tacirlerin karşılıklı edimleri arasında açık oransızlık (objektif şart) oluştuğunu, SGK ve Vergi Borcu, mağazanın alışveriş merkezine olan kirasını ödeyemediğine dair belgeleri sunduklarını, şirket Müdürünün ( ...) çektiği yüzbinlerce Liralık şahsi kredi dökümlerini de dosyaya sunulduğunu, imza atmak zorunda bırakılan davacı şirketin zayıf durumda olduğunu, Edimler arasındaki açık oransızlığın, tacirin zor durumda kalmasından bilerek yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini,Davalı Şirket taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesinin açık maddesine rağmen, davacı şirketin satış hedeflerini tutturamadığını bilmesine rağmen, daha önce çek iadesi talep ettiğini bilen ve kabul eden (04.02.2019 tarihinde ...'ya verilen 28.06.2019 vadeli ... nolu 70.000,00TL bedelli çekin ödenemeyeceği için iade edildiği cari kayıtlar ile bellidir) (dinlenen davalı tanığı ... de beyanı ile teyit edildiğini), mağazanın konsinye talebinin de ekonomik açıdan (cari-ödeme) davalı şirketin bildiğini, Sözleşmeye göre müvekkili şirket bu mağazayı ne sebeple kapatırsa kapatsın dekorasyona ödediği bedeli ...'dan kısmen iade alacağını bildiğini, sözleşemeye uyulduğunu, ancak mağaza kapatma aşamasında 50.000TL ye mecbur bırakıldığını, Basiretli Tacir Olma Yükümlülüğünün Müvekkili Şirket Tarafından Yerine Getirildiğini, Dosyada mevcut Bilirkişi Raporunda da davalı şirketin davacı şirketin zorda kaldığını kesinlik teşkil etmemekle birlikte öngörebileceği tespiti yapıldığını, Müvekkili Şirketin sadece Davalı ... ürünlerini satmakta olduğunu, ...'nun mağazanın zor durumunu bilmiyordum demesi hayatın olağan akışına ters olduğunu, Müvekkil şirketin konsinye usulüne geçmek yönündeki talebinin sebebi ticari açıdan (cari-ödeme) rahat etmek ve mağazanın faaliyetine devam etmek olduğunu, davalının önce kabul etmiş ise de sonrasında vazgeçtiğini, Müvekkili Şirketin müzakere yapmasına izin vermediğini, bir kez bile ne yüz yüze ne telefonla uzlaşma ve anlaşma görüşmesinin kapısını açmadığını, fesih sözleşmesini bile posta ile yolladığını, imzalı halini posta ile geri aldığını, tüm koşulları oluştuğundan davanın kabulü gerekirken reddini hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, franchise sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı gabin ve müzayaka hali nedeni ile taraflar arasındaki fesih protokolünün ve cari hesap mutabakatının geçersiz olduğunu iddia etmiş ise de, franchise sözleşmesi fesih protokolünün 4.maddesi gereğince mağaza devri ve dekorasyon bedeli için 50.000TL+KDV bedelin ödenmesinin kabul edildiği ve davalı tarafça bu tutarın ödediği, fesih protokolünde tarafların birbirinden başkaca ücret talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında cari hesap mutabakatının imzalandığı, neticeten basiretli tacir olarak tarafların fesih protokolü ve mutabakat ile bağlı olduğu, davacının müzayaka hali, gabin iddiasının kabul edilmemesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı dikkate alınarak davacının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 25TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/11/2025