12. Ceza Dairesi 2015/16503 E. , 2017/585 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Katılanlar : 1- ..., 2- ..., 3- ... Suç : Taksirle yaralama Hüküm : CMK'nın 223/2- c maddesi uyarınca beraat Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde 6 yaşında olan mağdur ...'nun rahatsızlanması üzerine ailesi tarafından Denizli Devlet Hastanesine götürüldüğü, burada yapılan muayene sonuc
**12. Ceza Dairesi 2015/16503 E. , 2017/585 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Katılanlar : 1- ..., 2- ..., 3- ... Suç : Taksirle yaralama Hüküm : CMK'nın 223/2- c maddesi uyarınca beraat Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde 6 yaşında olan mağdur ...'nun rahatsızlanması üzerine ailesi tarafından Denizli Devlet Hastanesine götürüldüğü, burada yapılan muayene sonucunda “ akut farenjit” teşhisi konulduğu, bu kapsamda ... 1 gr, ...,...,... isimli ilaçların verildiği, 26.06.2013 tarihinde mağdurun babaannesi ... tarafından sanığın sözleşmeli hemşire olarak görev yaptığı ... nolu sağlık ocağına götürüldüğü, babaanne ...'nun beyanına göre daha önceden torununa bacaktan iğne yapıldığını sanığa beyan etmesine rağmen sanığın “ yatır sen” şeklindeki azarlayıcı tavrı nedeniyle çocuğu sedyeye yatırdığını, sanık tarafından yapılan enjeksiyonun hemen akabinde çocuğun yürüyemediği, ayakkabısını dahi giyemediği, bunun üzerine mağdurun amcası ... tarafından hemen sağlık ocağına götürüldüğü, sanığa durum aktarıldığında “ bir şey olmaz çocuktur; mahsus yapıyordur” şeklinde cevap verildiği, bunun üzerine sağlık ocağının kıdemli doktoruna durumun aktarıldığı, görevli doktorun “derhal devlet hastanesi nöroloji polikliniğine mağdurun götürülmesi gerektiğini beyan etmesi üzerine mağdurun... Üniversitesi Nöroloji bölümüne götürüldüğü, olayın üzerinden bir ay geçmesinden sonra durumun daha netleşeceğinin söylendiği, ailenin ısrarı üzerine EMG çekildiği, Temmuz ayında tekrardan ... Üniversitesinde çekilen EMG sonucunda “iğneden kaynaklı sinirlerin zarar gördüğü”nün belirtildiği olayla ilgili olarak ... 2. İhtisas Kurulu 11.08.2014 tarihinde alınan raporun sonuç bölümünde “Dava konusu olayda kişiye gluteal bölgeden intramuskuler enjeksiyon yapıldığının anlaşıldığı, enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile sinir hasarına neden olabileceklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonların tekniğine uygun yapılması durumunda da daha önceden öngörülemeyecek ve önlenemeyecek arazlara sebep olabildiği, bu durumun her türlü özene rağmen oluşabilecek herhangi bir kusur ve ihmalden kaynaklanmayan komplikasyon olarak nitelendirildiği, enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil de tanımlanmadığından, tüm bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, enjeksiyonu uygulayan sağlık personeline herhangi bir kusur izafe edilemediği “belirtilmiş ise de; mağdurun, sanık hemşire tarafından iğne vurulduktan hemen sonra ayakkabısını dahi giyemediğinin beyan edilmesi karşısında, uygulanan ilacın hemen kısa bir süre içerisinde vücut içinde doku içi yayılımının ve siyatik sinire etkisinin mümkün olup olmadığı, mümkün olmaması halinde hastaya yapılan iğnenin siyatik sinire denk gelmesi neticesinde söz konusu arazın belirtilen sürede oluşup oluşmayacağı, ayrıca 8 yaşından küçük çocuklarda gluteal bölgeden enjeksiyon uygulamasının doğru olup olmadığı, bacaktan yapılan enjeksiyona göre risk taşıyıp taşımadığı ve bu durumlarda da aynı sonuçların oluşup oluşmayacağı hususlarında yeniden bir rapor alınarak, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde eksik inceleme sonucu beraat kararı verilmesi; Kabul ve uygulamaya göre de; Hükmün gerekçesinde sanığın kusursuz olduğu kanaatine varılarak beraatine hükmedilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği” gerekçesi ile beraatine karar verilmesi, İsabetsiz olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.