Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasında içerik temini sözleşmesi kapsamında davalının devir/lisans verdiği sinema eserleri üzerindeki haklara sahip olmaması nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmini kapsamında ilerde arttırılmak üzere 10.000 TL maddi tazminata ve asıl hak sahibine ödenen 118.000 TL lisans bedelinin, asıl hak sahibi ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde ödenen 5.239,32 TL arabuluculuk ücretinin ve bu görüşme için karşı tarafa öd
DAVACI : ...VEKİLLERİ :Av. ... Av. ...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVA : Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : ...KARAR TARİHİ : ...KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2022Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı şirket aleyhine Kayseri ... Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi yapılmış olup; işbu ilamsız icra takibi kesinleşmiş bulunmakta olduğunu, kesinleşmiş icra takibinden dolayı davalının haksız ve hukuka aykırı işlemleri ve talepleri sonucunda davacı şirket hesaplarına bloke konulmuş olduğunu ancak davacı şirketin, ilamsız icra takibine konu herhangi bir borcu bulunmaması ve davalının haksız ve hukuka aykırı işlemi ve talebi neticesinde hesaplarına bloke konulması, bu sebeple de ticari faaliyetlerin olumsuz etkilenmesi nedeniyle huzurdaki menfi tespit davasının açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında ...tarihinde "Personel Taşıma Sözleşmesi" imzalanmış olup, bu sözleşmeye göre davalı, davacı şirket çalışanlarının taşıma işini yapmayı üstlenmiş olduğunu, sunulan sözleşmenin "süre” başlıklı 8.inci maddesinde sözleşme süresinin 1(bir) yıl süreli olduğu ve bu sebeple ...tarihinde imzalanan sözleşmenin, ... tarihinde sona ereceği; ancak taraflarca yazılı olarak onaylanması durumunda herhangi bir yazılı mutabakata veya sözleşme yenilenmesine gerek kalmadan otomatik olarak sözleşme süresi kadar uzayacağı açıkça belirtilmiş olduğunu, bu madde hükmü uyarınca davacı şirket ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesi ve işbu dilekçemiz ekinde yer alan ihtarnamelerden de anlaşılacağı üzere, önce 2019 yılından 2020 yılına kadar, sonrasında 2020 yılından 2021 yılına kadar uzamıştır. Söz konusu sözleşme, ... tarihinde de 1(bir) yıl daha uzamış olduğunu, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin, m.8 hükmü de dikkate alınarak ... tarihinde 1(bir) yıl süre ile ... tarihine kadar uzayacağı açıkça ortada olmasına rağmen, davalı Kayseri ... Noterliği’nin ... tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin ... tarihinde sona ereceğini, 2022 yılı için sunulacak taşıma hizmet sözleşmesinin şartları konusunda anlaşma yapılmaması halinde ... tarihinden sonra hizmet sunmaya devam edilmeyeceğini belirtmiş olduğunu, davalının asılsız iddialar içeren Kayseri ... Noterliği’nin ... tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesine karşı davacı tarafından, Kayseri ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ve taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin ... tarihinde değil, ... tarihinde sona ereceği, dolayısıyla davalının ihtarname içeriğindeki iddialarının kabul edilmediği, davalının sözleşmeden dolayı üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, ilgili taşıma sözleşmesinin m.8/3 hükmünde yer alan günlük 600,00 TL cezai şartın tahsil edileceği, davalının alacağından mahsup edileceği ihtar edilmiş olduğunu, davacı tarafından keşide edilen ihtarnameye karşılık olarak ise davalı tarafından Kayseri ... Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ve taşıma sözleşmesinin ... tarihinde sona ereceği, ancak ... tarihinde sona ereceği kabul edilse dahi ilgili taşıma sözleşmesinin günümüz ekonomik koşullarına uyarlanması gerektiği, bu nedenle aynı şartlar altında taşıma sözleşmesinin sürdürme imkanının bulunmadığı, aşırı ifa güçlüğü çektiği, uyarlamaya ilişkin anlaşma yapılmaması halinde ... gece 23:00 vardiyası giriş ve çıkışı yapıldıktan sonra taşıma hizmetinin sonlanacağı ihtar edilmiş olduğunu, davalının işbu asılsız ihtarına karşılık olarak ise davacı tarafından Kayseri ... Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ve davalının Ocak 2022 boyunca ilgili taşıma sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle, daha yüksek bedel üzerinden başka bir firma aracılığıyla taşıma işleminin gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin m.8/3 hükmünde belirtilen günlük 600,00 TL ceza bedelinin, davalının alacağından mahsup edildiği, 25 gün boyunca taşıma hizmeti sunmayan davalıdan, toplam 15.000,00 TL (600,00 TL x 25)'nin alacak miktarından düşülerek, bakiye kalan miktarın davalı hesabına gönderildiği ihtar edilmiş olduğunu, davalı, davacı tarafından ceza bedeli olarak 15.000,00 TL'nin alacak miktarından mahsup edilmesinden sonra davacı aleyhine, Kayseri ... Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi yapmış, takibin kesinleşmesi üzerine ise davacı şirketin hesaplarına bloke koydurmuş ancak açıklanacağı üzere davalı tarafından başlatılan ilamsız icra takibi, bu icra takibi sebebiyle konulmuş olan blokeler açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan, davacı davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının ve icra takibinin iptal edilmesi gerektiğinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle, davalının ihtarnamelerinde iddia edilen taşıma sözleşmesinin ... tarihinde sona ereceği hususunun asılsız ve yersiz olduğu, ek olarak sunmuş oldukları taşıma sözleşmesinin m.8/1 ve 8/2 hükmünden kolaylıkla anlaşılmakta olduğunu, dilekçe ekinde yer alan taşıma sözleşmesinin mahkemece dikkate alınmasını talep ettiklerini, hiçbir şekilde yoruma ve değerlendirmeye gerek olmayacak derecede açık olan m.8/1 ve m./2 hükmü uyarınca, davalının ihtarnamelerinde belirttiği hususların yerinde olmadığı sabit olduğunu, kaldı ki, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin ...tarihinde, 1(bir) yıl süre ile imzalandığı ve bu sözleşmenin davalının ihtarnamelerinde de kabul ve ikrar edildiği üzere önce 2019 yılından 2020 yılına kadar, sonrasında 2020 yılından 2021 yılına kadar uzadığı izahtan vareste olduğunu, şu durumda, ... tarihinde halen taraflar arasında geçerli olan taşıma sözleşmesinin, aynı süre ile 2022 yılına kadar değil de, ... yılında sona ereceğinin iddia edilmesinin anlaşılamamış olduğunu, basiretli tacir konumunda olan davalının, bu şekilde asılsız, yersiz iddialarda bulunması, başta dürüstlük kuralı olmak üzere hukukun genel ilkelerine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, kaldı ki, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, taşıma sözleşmesinin ... tarihinde sona erdiği düşünülse dahi, ek olarak sunmuş olduğukları taşıma sözleşmesinin m.8/2 hükmünde yer alan; "Taraflar sözleşmenin bitiminden en geç 15 gün önce yeni dönem için görüşmeleri başlatacaktır. Görüşmenin sözleşme süresi bitiminden önce tamamlanamaması durumunda, Taşıyıcı 30 gün daha aynı koşullarla taşımayı kabul edecektir..." şeklindeki açık düzenlemenin dikkate alınmasını talep ettiklerini, bu çerçevede ihtarnamelerinde ... tarihinde sözleşmenin sona ereceğini iddia eden davalının, 30 gün daha aynı koşullarda hizmet vermesi gerektiği; dolayısıyla Ocak 2022 döneminde de davacı personelinin taşınması işini yapması gerektiği açıkça ortada olduğunu ancak davalı ... tarihinde sözleşmenin sona erdiğini iddia ederek, taşıma sözleşmesindeki edimlerini ... tarihinden itibaren yerine getirmemiş olduğunu, bu durum davalının kötüniyetli olduğunu açıkça göstermekte olduğunu, davalı, her ne kadar aşırı ifa güçlüğü çektiğini ve taşıma sözleşmesinin günümüz ekonomik koşullarına uyarlanması gerektiğini iddia etmiş olsa da; işbu iddianın 6098 sayılı TBK m.138 hükmüne açıkça aykırı olduğunu belirtmek istediklerini, zira; "Aşırı İfa Güçlüğü" kenar başlıklı TBK m.138 hükmüne göre, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Maddede, aşırı ifa güçlüğü çektiğini iddia eden borçlu, öncelikle hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkına sahip olduğu, bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmeden fesih hakkına sahip olduğu açıkça düzenlenmiş olduğunu, somut olayda ise davalının aşırı ifa güçlüğü çektiği iddiasını kabul etmemekle birlikte, davalı mahkemeye başvurarak, taşıma sözleşmesinin yeni koşullara uyarlanmasını istemeksizin, ilgili taşıma sözleşmesinin ... tarihinde sona erdiğini iddia ederek, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunu, kaldı ki, davacının aşırı ifa güçlüğü yönündeki beyanlarının veya olası savunmalarının dikkate alınmaması gerektiğini, bu hususa ilişkin ispat külfetini üzerlerine almamakla birlikte, önemle belirtmek istediklerini, davalının tacir konumunda olması nedeniyle TTK m.18/2 hükmü uyarınca basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiği, bu sebeple henüz ... tarihinde 1(bir) yıl süre ile uzamış olan taşıma sözleşmesinin günümüz koşullarına uyarlanması gerektiğine, aşırı ifa güçlüğü çektiğine ilişkin iddiasının TTK m.18/2 hükmüne açıkça aykırı olduğu sabit olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, kısa süreli sözleşmelerde, aşırı ifa güçlüğü çekildiği iddia edilerek sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasının istenemeyeceği açıkça kararlaştırılmış olup; huzurdaki davaya konu taşıma sözleşmesinin 1(bir) yıl süreli olması, her döneme ilişkin olarak yenilenmesi, yani taşıma sözleşmesinin kısa süreli olması nedeniyle davalının aşırı ifa güçlüğü içinde olunduğuna ilişkin iddia ve savunmalarına itibar edilmemesi gerektiği açıkça ortada olduğunu, ayrıca taşıma sözleşmesine göre herhangi bir yükümlülüğü olmamasına rağmen, iyiniyetli şekilde davacı tarafından davalıya karşı her türlü kolaylıklar sağlanmış olup; özellikle her ay artış meydana gelen yakıt fiyatlarından dolayı sözleşme bedeli sürekli güncellenmiş, davalının bu yöndeki talepleri doğrultusunda kararlar alınmış, bunun yanında COVİD 19 pandemi döneminde resmi kurum ve kuruluşlar veya meslek kuruluşları tarafından sağlanan teşvikler, kolaylıkla ve önlemler olduğu dönemde dahi, her ay yakıt fiyatına göre bedel güncellemesi yapılmasına rağmen, davalının aşırı ifa güçlüğü içinde olduğunu ileri sürmesi, davalının kötüniyetli olduğunu, davacı müvekkilin iyiniyetinin suistimal edildiğini açıkça göstermekte olduğunu, basiretli tacir konumunda olan davalının, bu şekilde asılsız, yersiz iddialarda bulunması, başta dürüstlük kuralı olmak üzere hukukun genel ilkelerine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacı, taşıma sözleşmesi kapsamında kendisine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş, davacı taşıma sözleşmesinde taşıma başına kararlaştırılan bedelleri, davalıya tam ve zamanında ödemiş olduğunu, ... tarihinde davalının toplam 45.617,77 TL e-fatura kesmiş olduğunu, Davacı ise davalının fazladan mazot bedeli kesmesi nedeniyle ... tarihinde 6.525,40 TL bedelli iade faturası kesmiş, ... tarihinde ise davalı adına 6.525,40 TL fiyat farkı faturası kesilmiş olduğunu, davacı, davalının, ilgili taşıma sözleşmesinin m.8/1 ve m.8/2 hükümlerine aykırı davranması nedeniyle, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin m.8/3 hükmünde belirtilen günlük 600,00 TL ceza bedelini, davalının alacağından mahsup etmiş, bu çerçevede 25 gün boyunca taşıma hizmeti sunmayan davalıdan, toplam 15.000,00 TL (600,00 TL x 25) ceza bedeli, davalının Aralık 2021 dönemindeki alacağından mahsup edilmiş, kalan miktar ise davalının hesabına gönderilmiş, dolayısıyla davacı şirketin, davalıya, taşıma sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı sabit olduğunu, süreye ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin iddia ve savunmalarının asılsız olduğu somut olarak ortada olan davalının, davacı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinin hukuka aykırı olduğu açık olduğunu belirterek takibin tedbiren durdurulmasına, davacı şirketin Kayseri ... Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında davalıya herhangi bir borcu bulunmadığın tespitine, davalı tarafından davacı şirkete karşı kötüniyetli bir şekilde takip başlatması nedeniyle davacı şirket lehine takip çıkışı üzerinden en az %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.