Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/616 E. , 2024/1401 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/616 Karar No : 2024/1401 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARG…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/616 E. , 2024/1401 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/616 Karar No : 2024/1401 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parselde kayıtlı taşınmazda bulunan binanın 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olarak tespit edilmesini müteakip, anılan binada bağımsız bölüm maliki olan davacının arsa payının 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrası ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesi uyarınca, diğer hissedarlara açık artırma usulü ile satışının 15/08/2022 tarihinde, saat 10.00'da gerçekleştirileceğine ilişkin Bağcılar Belediye Başkanlığı Kentsel Tasarım Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının hisseli maliki olduğu taşınmazın bulunduğu alanın 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarınca riskli alan olarak tespit edildiği ve riskli alan kararının kesinleştiği, alanda kentsel dönüşüm projesinin uygulanmasına karar verildiği, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca maliklerin arsa paylarına göre 2/3 çoğunluğuyla karar alındığı, alınan karara katılmayan davacıya bildirimde bulunularak 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 15 gün içerisinde teklifin kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, 04/08/2022 tarihinde değerleme raporu hazırlandığı, bu kapsamda satışa ilişkin prosedürlerin ilgili mevzuata uygun olarak işletildiği görüldüğünden, çoğunluk kararına katılmayan davacı hissesinin 6306 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca satışına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı ile; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıya, 25/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve 30 gün içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığı, bu süre geçtikten sonra 17/11/2023 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu gerekçesiyle, kanuni süresinden sonra yapılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği, oysa görülmekte olan davada verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilecek kararlardan olduğu, Bölge İdare Mahkemesinde kesin olarak karar verilmesi nedeniyle yanılgıya düşülerek süresinde temyiz isteminde bulunulamadığı, bu bağlamda, süresinde yapılamayan temyiz isteminin süresinde kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 'Temyiz dilekçesi' başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. Yargı kararlarının tabi kılınacakları bir kanun yolu incelemesi neticesinde ortadan kaldırılma ihtimalinin hukuk düzeni içinde sürekli olarak gündemde tutulması hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleriyle bağdaşmaz. Yargılamaların sürüncemede kalmasını engellemek, uyuşmazlıkların mümkün olan en kısa süre içinde nihai çözüme kavuşturulmasını, hukuk aleminde etki ve sonuçlarını doğurması beklenen kesin hükmün bir an önce teminini sağlamak düşüncesiyle yargı kararlarına karşı üst mahkemeler nezdinde yapılması öngörülen kanun yolu başvuruları kanunlarla belli sürelere bağlanmıştır. Bu itibarla kanun yoluna başvurma hakkının belli bir süre koşuluna bağlanması, yukarıda belirtilen sakıncaları bertaraf ederek hukuki güvenlik ve istikrarın sağlanması gibi önemli ve meşru bir amaca hizmet etmektedir. (Anayasa Mahkemesinin 25/10/2017 tarihli 2014/7805 Başvuru Numaralı "Ertuğrul Dalbaş" kararı) 2577 sayılı Kanun'da, Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddesinde belirtilen davalar hakkında verdiği kararların 30 gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. İstinaf mercii, uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak belirtilen davalar arasında bulunmadığı yönündeki değerlendirmesiyle aynı Kanun'un 45/6. maddesi gereği istinaf başvurusu hakkında kesin olarak bir karar vermesi halinde taraflarca kararın temyize açık olduğu düşünülüyorsa yine kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurulması gerekmektedir. Bunun dışında Bölge İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlara karşı taraflara süresiz olarak temyiz kanun yoluna başvurma hakkı tanıyan herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiği, davacı tarafından anılan kararın temyize tabi olduğunun iddia edildiği, temyiz isteminin süresinde yapılmamasının, istinaf merciinin kararındaki söz konusu hatadan kaynaklandığı ileri sürülmekte ise de; uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca temyize tabi olduğuna ilişkin davacı iddiasının, istinaf başvurusunun reddine dair kararın (istinaf merciince verilen kararda temyiz yolunun kapalı olduğu belirtilse dahi) tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde temyiz başvurusunda belirtilmek suretiyle ve ancak bu süre içinde yapılacak temyiz başvurusunda ileri sürülmesi gerektiği; belirtilen süre geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.