10. Hukuk Dairesi 2024/10213 E. , 2024/10199 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1546 E., 2024/1207 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/148 E., 2023/159 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından ha…
**10. Hukuk Dairesi 2024/10213 E. , 2024/10199 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1546 E., 2024/1207 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/148 E., 2023/159 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı ...'e ait iş yerinde 01.06.1984 - 01.10.1987 tarihleri arasında çalıştığını, işe başladığı Kuruma bildirilmesine karşın dönem bordrosu verilmediği gerekçesiyle bu çalışmalarının nazara alınmadığını ileri sürerek çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 04.12.2019 tarihli dilekçesi ile talebini açıklığa kavuşturarak ve daraltarak sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1984 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde, davacının o tarihlerdeki yaşı da dikkate alındığında meslek ve sanat öğrenmek amacıyla çırak olarak işe başladığını, bu hususun Kuruma bildirildiğini, aradan geçen uzun zaman nedeniyle ilgili belgeleri temin edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ilk işe giriş tarihinin 01.06.1984 olduğunun tespiti ile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına esas olmak üzere sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği 01.09.1988 tarihinin esas alınması ve tespitine karar verilen 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacının çırak olarak çalıştığını, diğer işçilerle aynı işi yapmadığının belirgin olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 3/II-B, 6., 108., 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4, 5, 16. maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesi, 14. maddesi, geçici 4. maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanun'un 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür. Öte yandan aynı Kanun'un 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir. 05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4. maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunu'nun 5. maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16. maddesinde ise işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20. maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14. maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, geçici 4. maddesinde ise Kanun'un 25. maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır. Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (... Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130). 3.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 4.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, 01.09.1970 doğumlu davacının dava konusu ettiği dönemde 13 yaşında olduğu, davacı adına davalı ... unvanlı işverenin 61029 sicil no.lu işyerinden 01.06.1984 tarihli bir işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, iş yerinin kaporta mahiyetli olduğu, iş yerinin 1984/1-3. dönem arası bodrolarının geldiği,tüm bu dönemlerde ... ile davacının abisi ...'ın bildirildiğinin görüldüğü, dinlenen bu bordro tanıklarından ...'ın beyanında, davacının kendilerinin söylediği işleri yaptığı, getir-götür işleri yaptığını, davacıya temizlik işleri yaptırdıklarını, takım çantalarını düzenlettiklerini, kendilerinin yaptıkları işi davacının yapmasının yaşı ve deneyimi gereği beklenemeyeceğini, davacının kendilerinden daha düşük ücret aldığını aynı dönemlerde çalışması bulunan davacının abisi ... ise işyerinde Karsan fabrikasına yedek parça imalatı yapıldığını, dava dışı işverenin ise davacı tanığı olarak alınan beyanında, davacının işi öğrenmek için çalışmadığını, kendisinin daha nitelikli eleman olması nedeniyle davacı kardeşinden daha fazla ücret aldığını belirttiği, iş yerinden bildirimi bulunmayan davacı tanığı ...'ın ise beyanında, dava konusu işyerinde Karsan firmasına ön göğüs parça imalatı yapıldığını, kendisinin kaynakçı, davacının kalıpçı olarak çalıştığını davacının öğrenmek için değil fiilen çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu,tanık beyanlarından davacının tam olarak ne iş yaptığı, yaptığı işin üretimin bir parçası niteliğinde olup olmadığı hususunun tam olarak açıklığa kavuşturulamadığı, öte yandan yöntemince yapılan komşu işyeri ve çalışanlarının belirlenmesine yönelik araştırmada komşu işyeri tespit edilemediği, Mahkemece buna karşın davacının üretime yönelik çalıştığı kanaatine varılarak yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 5.Buna göre Mahkemece, davacının çalıştığı işyerinin tescil bilgileri ve işyerinde yapılan işin niteliğine göre davacının davalıya ait işyerinde tam olarak hangi işleri yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği belirlenmeli, bu kapsamda dinlenen bordro tanıkları ile davacı tanıklarının ise hizmet döküm cetvelleri, işe giriş bildirgeleri vs. çalışma kayıtları da getirtilerek bu kapsamda tekrar beyanları alınmalı, tanık beyanlarının yetersiz kalması durumunda taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek çalışma ve sigortalılık kayıtları getirtilmek suretiyle, yukarıda belirtilen hususlarda beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler de giderilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.