10. Hukuk Dairesi 2024/12218 E. , 2025/2885 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/526 E., 2024/615 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/195 E., 2023/100 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince …
**10. Hukuk Dairesi 2024/12218 E. , 2025/2885 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/526 E., 2024/615 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/195 E., 2023/100 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2006 yılı Ocak ayından 22.08.2012 tarihine kadar 28.05.2010-22.08.2012 tarihleri arasında Kuruma bildirilen sürelerle birlikte aralıksız olarak davalıya ait .... Eczanesinde hizmet aktiyle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreye uğramış olduğunu, davacının çalıştığını ileri sürdüğü Ocak 2006 yılında 12 yaşında ilköğretim öğrencisi olduğunu, okul çağındaki bir çocuğun okul saatlerinde eczanede çalıştığının ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın ispatının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının davalıya ait .... sicil numaralı eczane işyerinde; 01.05.2006-12.06.2006 tarihleri arası 22 gün, 13.06.2006-18.09.2006 tarihleri arası 95 gün, 18.09.2006-28.01.2007 tarihleri arası 88 gün, 29.01.2007-09.02.2007 tarihleri arası 12 gün, 10.02.2007-19.06.2007 tarihleri arası 86 gün, 20.06.2007-16.09.2007 tarihleri arası 87 gün, 17.09.2007-27.01.2008 tarihleri arası 88 gün, 28.01.2008-08.02.2008 tarihleri arası 12 gün, 09.02.2008-13.06.2008 tarihleri arası 83 gün, 14.06.2008-31.12.2008 tarihleri arası 197 gün, 01.01.2009-31.12.2009 tarihleri arası 360 gün, 01.01.2010-27.05.2010 tarihleri arası 147 gün çalıştığının ve SGK'ya bildirilmeyen toplam 1277 gün hizmetinin bulunduğunun tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/g maddesi gereğince sigorta başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği 20.08.2011 tarihinin esas alınması gerektiğinin ve 18 yaşını ikmal etmesinden önceki prim günlerinin prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararında belirtilen eksikliklerin yerine getirilmediğini, delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğini, davada tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile verilen Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dinlenen tanıkları beyanları arasında çelişki olduğunu, tanık beyanlarından davacının iddiasının doğru olmadığının ispatlandığını, davacının SGK müfettişine verdiği ifadesinin resmi belge niteliğinde olduğunu ve aksinin ancak eşdeğer bir belge ile ispatlanabileceğini, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda tanıkların yeniden dinlendiği, Milli Eğitim Müdürlüğü ile yazışma yapıldığı, mahallinde keşif yapılmak istenilmiş ise de her iki adresin de depremde yıkıldığının ve dinlenebilecek komşu işyeri tanığı bulunmadığının tespit edildiği ve 02.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı belirlenmekle taraflar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı işverenin eczane hizmetleri kolunda faaliyet gösterdiği, eczanelerde işverenin ucuz işçilik temini için okul çağındaki çocukların çırak olarak çalıştırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince mahallinde keşif yapılması ve komşu işyeri tanıklarının dinlenilmesi istenmesine rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından her iki adresin depremde yıkıldığı ve dinlenilebilecek komşu işyeri tanığı bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Mahkemece resen toplanması gereken deliller gerektiği gibi toplanmadan ve değerlendirilmeden verildiğini belirterek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının Kurum teftişi sırasında verdiği ifadesinde "... Eczanesinde hiçbir zaman çalışmadım ve herhangi bir ücret ödemesi almadım. ... Eczanesinde çalışan ... dayım olduğundan Eczaneye sık sık onu ziyarete giderim. Eczaneden çalışan diğer kişileri tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunduğunu, bu tutanakların aksinin yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, dinlenen tanık beyanları arasında çelişki olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin göz önünde bulundurulmadığını, Kurum kayıtları ve sigorta müfettiş rapor ve eki tutanakların resmi belge niteliğinde olduğunu, aksinin belge ile sabit olması gerektiğini, çalışma olgusunun ispat edilemediğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi ilgili hükümlerdir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.İnceleme konusu eldeki davada, davacının 28.05.2010-22.08.2012 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının bu tarihler öncesindeki sigortalılık sürelerinin bildirilmediği iddiası ile davalı işveren yanında 2006 yılı Ocak ayından 22.08.2012 tarihleri arasında bildirilen süreler hariç olmak üzere hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitini talep ettiği, Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 5. Somut olayda, Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereğinin yerine getirilmediği, her ne kadar Mahkemece depremde işyerlerinin yıkıldığı ve tespit edilemediği belirtilmiş ise de depremden önce aynı bölgede bulunan işyerlerinin belediye, vergi dairesi kayıtları ile tespit edilerek bu işyerlerinin sahipleri ve çalışanları tespit edilerek dinlenmeleri gerekmektedir. Bu hususlar açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar araştırılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.