8. Ceza Dairesi 2012/8445 E. , 2013/28502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Gereği görüşülüp düşünüldü: Oluşa ve dosya kapsamına göre, 1000 civarında tabanca fişeği ve "2" adet ruhsatsız tabancayı satmak üzere müşteri aradığı yönünde istihbari bilgi üzerine sanığın evinde yapılan aramada ruhsatlı silahı ile faturası mevcut 360 adet MKE yapımı mermi dışında, hakkındaki istihbari bilgiyi doğrulayacak nitelikte suç un
**8. Ceza Dairesi 2012/8445 E. , 2013/28502 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Gereği görüşülüp düşünüldü: Oluşa ve dosya kapsamına göre, 1000 civarında tabanca fişeği ve "2" adet ruhsatsız tabancayı satmak üzere müşteri aradığı yönünde istihbari bilgi üzerine sanığın evinde yapılan aramada ruhsatlı silahı ile faturası mevcut 360 adet MKE yapımı mermi dışında, hakkındaki istihbari bilgiyi doğrulayacak nitelikte suç unsurunun ele geçmemesi karşısında; Dairemizin 30.11.1995 gün ve 13413-16156 sayılı kararında da belirtildiği üzere silah ticaretine ve yaymaya yönelik kastı bulunmayan sanığın, yasal yollarla elde ettiği ve bulundurma ruhsatlı silahına ait olduğu anlaşılan "250" adet mermiyi gizli soruşturmacılara satmaya kalkışmaktan ibaret eyleminin 6136 sayılı Yasanın 12/1. maddesinde yazılı anlamda satış kabul edilemeyeceği, diğer yandan aynı Yasanın 13/1. maddesinde (satma) unsurunun bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 09.12.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (K.D) KARŞI DÜŞÜNCE: OLAY: Sanığın iki adet tabanca ve mermi satacağının kolluk kuvvetlerince öğrenilmesi üzerine, gizli soruşturmacı olarak görevlendirilenler sanığın evine gitmişler, onun daha önce silah ve mermi sattığı şahsın ismini vermişler, selamını söylemişler ve kendilerine güven duyulmasını sağlamışlardır. Sanıktan mermi istemişler, kutusu 50 TL'den 10 kutu 250 adet mermi satın almışlardır. Sanıkta 360 adet mermi ve ruhsatlı bir tabanca ele geçmiş, yerel mahkemece sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyizi üzerine suçun oluşmadığı görüşüyle mahkeme kararı Dairemizce oyçokluğuyla bozulmuştur. YASAL DAYANAKLAR: 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 ve 13. maddeleriyle ateşli silahlarla bunlara ait mermilerin imali, ülkeye sokulması, taşınması, satılması, satış amacıyla bulundurulması, satın alınması, taşınması ve bulundurulması yasaklanmış ve uymayanlar hakkında hapis ve adli para cezası öngörülmüştür. Anılan yasanın 6/3. maddesine göre silah ruhsatları mermiler için de geçerlidir. 9. madde uyarınca da, ateşli silah taşıma müsadesi olanların resmi ruhsata haiz bulunanlardan başkasına bu silah ve mermileri satmaları ya da geçici de olsa başkalarına vermeleri yasaklanmıştır. 6136 sayılı Yasa ile ateşli silahlarla mermilerinin birlikte veya ayrı ayrı satılması (md. 12/1), bir adet mermi olsa dahi satın alınıp bulundurulması (md. 13/4) cezalandırılmıştır. OLAYIN DEĞERLENDİRİLMESİ: Yasa koyucu ateşli silahların "satışını" yasaklamış, saike önem vermemiştir. Silah ticareti, kazanç veya yayma kastından söz etmemiştir. Saike önem vermeyen yasa koyucu 12. maddede sadece, ".... satar veya satmaya aracılık ederse veya bu amaçla bulundurursa" dediğinden kâr gütmek, kazanç sağlamak, ticaretini yapmak, süreklilik göstermek gibi hususları suçun unsurlarına katmamış, bu hususların suçun oluşumuna etkili olmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle, satılan silah veya mermi sayısının çokluğu veya azlığı suçun unsuru olmayıp çok sayıda olması cezayı ağırlaştıcı neden olarak yasada kabul edilen "sayısal vehamet" kavramı içinde değerlendirilmelidir. Terör yaratılması veya halkın silahlandırılması, ateşli silahlarla işlenen suçların artması gibi amaçlarla işlenen suçlarda ise; ilgili yasalarda özel bir hüküm bulunmadığı takdirde TCK.nun 3/1 ve 61/1. maddeleri gözetilerek temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekmektedir. Kazanç kastının aranması halinde, yurt dışından alıp getirdiği ya da bir takım nedenlerle aldığı fiatın altında satanlar kazanç sağlamadığı, zarar ettiği için cezalandırılmayacaklardır. Ya da, "silah yaymaya yönelik amaç yok, bir veya iki tabanca yahut 100-150 mermi satılmasında silah yaymadan söz edilemez" denilerek silah satışı yargı kararları ile serbest bırakılacak, satış yerine yasa koyucunun amacına ve yasal düzenlemeye aykırı olarak silah bulundurmaktan daha az bir ceza tayin olunacaktır. "Silah yaymanın" ne zaman gerçekleşeceği, kaç adet ateşli silah veya mermi satışında silah yaymanın gerçekleşeceği de tartışmalara neden olacaktır. Böyle bir kabul; yasaya, yasa koyucunun amacına aykırı olduğu gibi, kaçak ateşli silahlarla mücadele konusunda da olumsuzluk yaratacaktır. Somut olayda; daha önce silah sattığı kişilerin isim ve selamları söylenerek sanığa ulaşılmıştır. Sanık daha önce silah veya mermi sattığını inkar etmemiş, selam söyleyen ve ismi belirtilen şahısları tanımadığını, böyle bir olay olmadığını söylememiş aksine görevlilere "ne istediklerini" sormuş, sadece mermi istenmesi üzerine "250" adet mermiyi satmıştır. Evinde 110 adet mermi daha bulunmuştur. Sanığın mermi ticareti yaptığı hususunda bir kuşku bulunmamaktadır. Uyuşmazlık sanığın sattığı mermilerin ruhsatlı tabancasına ait olması halinde suçun oluşup oluşmadığına ilişkindir. 6136 sayılı Yasa ile ateşli silah mermilerinin satılması yasaklanmıştır. Sanığın sattığı mermiler, ruhsatlı tabancasına ait olup yıllar boyuncu alıp "kullanmamış olduğu mermiler olsa bile, bu mermilerin başkalarına verilmesi 6136 sayılı Yasanın 9. maddesi ile yasaklanmıştır. Bu yasağın yaptırımına ilişkin özel bir hüküm düzenlenmemiş, yasa koyucu böyle bir durumu izinsiz mermi satışı olarak kabul etmiş ve ruhsatlı tabanca sahiplerinin satın aldıkları mermileri silah ruhsatı olmayanlara satmalarını yasaklamış, mermilerin kolayca el değiştirmesini, yasa dışı olarak satın alınıp kullanılmasıyla etkin mücadelede bulunulmasını öngörmüştür. Silah taşıma veya bulundurma ruhsatı olanlara, ihtiyaçları nedeniyle yıllık belli miktarda mermi verilmektedir. Bu mermilerin ruhsatı olmayanlara devredilmesi 9. madde ile yasaklanmış olup, eylemin suç teşkil etmediğinin kabulü halinde ihtiyaçtan bahisle alınan mermilerin silah ruhsatı olmayanlara satışı, devredilmesi serbest bırakılarak silahlanmaya olumsuz yönde katkıda bulunulacak, yasa koyucunun ihtiyaç nedeniyle alınmasına olanak tanıdığı mermiler ihtiyaç amacıyla değil de ticaret amacıyla tamamı alınacak ve sokaklarda kurulan tezgahlarda, silah ruhsatı aranmaksızın büyük/küçük herkese satılacaktır. Satan hakkında bir işlem yapılmadığı, satışı serbest olduğu halde satın alanlar, satıcının biraz ilerisinde bulunup takip eden güvenlik kuvvetlerince 10 metre sonra yakalanacaklar ve 6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesi uyarınca cezalandırılmaları için haklarında dava açılacaktır. Bu kişiler de, suç kastının olmadığını, açıkta satışa izin veren yetkililere güvenerek satın aldıklarını, kolye yapacaklarını, kurşunun ne olduğunu bilmeyen çocuklara göstereceklerini, büfeye süs olarak koyacaklarını savunacaklardır. Ayrıcı ruhsatlı silahın mermisinin satışı serbest ise, ruhsatlı ateşli silahların, tabancaların ve bu arada ruhsata bağlanmış olan uzun namlulu tüfeklerin de başkalarına satılması suç teşkil etmeyecektir. Ruhsatlı silaha ait mermilerin satışının serbest, ruhsatlı tabanca veya uzun namlulu tüfeğin satışının yasak olduğunun kabulü ise, çelişkilere neden olduğu gibi silahla mermiler arasında ayırım gözetmeyen 9. maddeye de aykırılık oluşturacaktır. Böyle bir satış, ruhsatlı silahların ne şekilde başkalarına devredileceğini düzenleyen 6136 sayılı Yasa ile bu yasa uyarınca yürürlüğe konulan Yönetmelik hükümlerini de uygulanamaz hale getirecek, hukuken yürürlükte olsa bile fiilen yürürlükten kaldıracaktır. "Satma" bir eşyanın bedeli karşılığında başkasına devredilmesidir. Yasa koyucu tarafından "saike" önem verilmediği hallerde eşyanın satılması ve devri yeterli olup satanın hangi amaçla sattığının, alanın hangi nedenle aldığının önemi yoktur. Diğer bir anlatımla paraya ihtiyacı olduğu için satılması ile bıkıldığı, koyacak yer bulamadığı, çocukların eline geçmemesi veya iyi fiyat verildiği, kârlı olduğu için satılması arasında fark yoktur. Fark sadece yasa koyucunun "saike" önem verdiği (töre saiki, kan gütme saiki, alacağın tahsili, suç örgütüne yarar sağlama gibi) hallerde sözkonusudur. Olayda sanığın, suça konu mermileri satması ile 6136 sayılı Yasada kabul olunan "satış" gerçekleşmiş olup maddede saike veya satışa ilişkin kazanç, silahlandırma kastı gibi bir hususa yer verilmemiş, böyle bir suç unsuru aranmamıştır. Öte yandan yasa koyucu tarafından bulundurulması, taşınması, satışı yasaklanan bir eşyanın satışında kişisel ihtiyaçtan söz edilmesi yani paraya ihtiyacı olduğu için sattığının, ya da tek bir tabanca olup ihtiyaç için alındığının, bulundurulduğunun kabulü de yorum kurallarına aykırıdır. Zira yasa koyucu ihtiyacı olanlara, belli koşullarda silah ruhsatı vermektedir. Yasa ve Yönetmelikte belirtilen hallerin dışında ihtiyaçtan söz edilmez ve ihtiyacı olanlara da ruhsat verilmektedir. Bu nedenle de yasaya aykırı olarak satılan bir tabancanın ihtiyaç nedeniyle satıldığı da kabul edilemez. Yasa koyucu tarafından saik gözetilmeksizin sadece satış cezalandırılmış ise başka bir husus araştırılmadan sadece satışın gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir. Bu itibarla ateşli silahlarla mermilerinin satışının yasaklanıp "genel kastın" yeterli görüldüğü, "özel kast" aranmadığı bir suçun, kazanç amacı olmadığı, ihtiyacı olduğu, eylemin ticaret boyutuna ulaşmadığı, silah yayma amacının bulunmadığı gibi gerekçelerle genel kastın yeterli görülmeyip amacın değerlendirilerek özel kast aranıp suç olmaktan çıkarılması da mevcut yasal düzenlemeye, 6136 sayılı Yasanın amacına, ruhuna, yasanın kabul ediliş nedenine aykırı olup toplumda huzur ve güvenin bozulmasına, anılan yasanın 9. maddesine aykırı olarak elde edilen gelirin yasal hale gelmesine neden olacaktır. Ayrıca olayda satılan mermi sayısının, ruhsatlı iki tabancaya ait 1500-2000 veya daha fazla olması halinde de suçun oluşmadığının kabul edilmesi gerekecektir. Çünkü yasa "satış" demiş, miktarını suçun unsuru olurak gözetmemiştir. Mermi miktarının fazla olduğunda suç, az olduğunda suç olmadığının kabulü de çelişkili olduğu gibi mevcut yasal düzenlemelere de aykırı olacaktır. Yargı kararları durağan olmayıp zamanla değişmesi doğal olduğu gibi birçok halde de günün koşullarına göre değişmesi zorunludur. Ruhsatlı tabancası bulunan bir kişiye ruhsata dayalı alınan merminin satışı suç oluşturmayacak ancak 9. madde gözetilerek idari işleme konu olacaktır. Silah ruhsatı bulunan bir tanıdığa 5-6 mermi verilmesi ile olayda olduğu gibi 360 merminin satışa çıkarılıp 250 merminin parayla satılması birbirinden çok farklı olaylar olup içtihatlara konu olayların birbirinden farklı olması halinde de kararların aynı olmaması doğal karşılanmalıdır. Cezanın ağırlığı, ceza siyaseti ile ilgili olup hükmedilecek cezanın fazla olduğundan bahisle beraat kararı verilmesi de, suç işlemeyen, kurallara, yasalara uygun davrananlara haksızlık olacağı gibi, göreceli bir kavram olan cezanın ağırlığı da kişiden kişiye, toplumdan topluma, yer ve zamana göre değişmektedir. Nitekim 765 sayılı Yasada bazı suçlara öngörülen ve birçok kişi tarafından çok bulunan cezalar 5237 sayılı Yasa da daha da artırılmış, bazı suçların az denilen cezaları ise azaltılmıştır. Yapılacak olan cezaların ağırlığı nedeniyle beraat kararı vermek veya daha hafif cezayı gerektiren bir başka suçtan hüküm kurmak olmayıp yasaları uygulamak ve olumsuzlukların düzeltilmesi için çaba göstermek, yasama organını haberdar etmek, yasaların değiştirilmesini sağlamak olmalıdır. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. Yerel mahkemenin uygulamasına göre de; mermilerin satış amacıyla bulundurulması dahi cezalandırılmış olup mermileri satarken yakalanan sanık hakkında TCK.nun 35. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından, suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında isteme rağmen TCK.nun 51. maddesinin tartışılmaması, hükmolunması gereken ceza miktarı gözetildiğinde bozma nedeni yapılmayıp adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında gösterilmeyen yasa maddesinin karara ilavesi ve karar tarihinden önce yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 155. maddesiyle 6136 sayılı Yasanın 12/son fıkrasının yürürlükten kaldırılması nedeniyle suça konu mermilerin TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.