T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:19/10/2023 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GERE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:19/10/2023 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı gerçek kişi tacir arasında 18.10.2021 tarihli sözleşme ile birim fiyatı 365,00 TL ve toplam fiyatı 365.000,00 TL olan toplamda 1000 m3 C30 cins hazır betona ilişkin satış sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı taraf satış sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı taraf satış sözleşmesine konu hazır beton alımı karışlığında 30.01.2022 tarih ve 120.000,00 TL, 28.02.2022 tarih ve 120.000,00 TL 31.03.2022 tarih ve 125.000,00 TL bedelli 3 adet çeki davacı müvekkili şirkete verdiğini, bahsi geçen 18.10.2021 tarihli sözleşmede müvekkili şirkete verdiğini, bahsi geçen 18.10.2021 tarihli sözleşmede müvekkili şirket tarafından hazır betonun davalı tarafa teslim edileceği tarih hususunda taraflar herhangi bir hüküm ihdas edilmediğini, müvekkili şirket tarafından davalıya sözleşmeden hemen sonra sözleşme ile belirlenen miktardaki hazır betonun teslim alınması hususunda şifahen sözlü olarak bildirimde bulunulduğunu, davalı tarafın artan inşaat maliyetlerine bahane ederek sözleşme ile kararlaştırılan cins ve miktardaki hazır betonu almaktan imtina etmiş ve müvekkili şirkete "ne zaman istersem o zaman alırım, benim istediğim vakit peyder pey de olsa teslim edeceksiniz" şeklinde karışılk vererek müvekkili şirketi ekonomik yönden zor duruma düşürmek istediğini davalıya yapılan tüm ihtarlara rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını tüm bu nedenlerle taraflar arasında akdedilen 18.10.2021 tarihli satış sözleşme(müşteri tanıtım kartında) ile toplamda 1000 m3 C30 hazır beton fiyatı olarak belirlenen 365.000,00 TL nin edimler arasındaki aşırı dengesizlik(işlem temelinin çökmesi) nedeniyle 750.000,00 TL ye uyarlanmasına karar verilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, inşat sektöründe müteahhitlerin yapacakları inşaatın büyüklüğünde ilerleyişine göre gerekli olduğu zaman sözlü talepte bulunarak parasını ödediği hazır betonun, beton şirketi tarafından tesliminin yapıldığını, hazır beton bağlantısı yapılırken hazır beton şirketi siparişi verilen hazır betonun bedelini peşin aldığını, davalının parasını ödediği hazır betonun teslimi için talepte bulunduğunda davacı şirketin fiyat artışlarını bahane ederek teslimden kaçındığını, davacının iddiasının doğru olmadığını, yasal dayanağı olmadığını, davacı şirketin fiyat artışları olabileceğini bile bile davacıdan sipariş aldığını ve bedelini tahsil ettiğini, davacı şirketin ifa güçlüğünde olmadığını, halen faaliyetini devam ettirdiğini, artışlı fiyatlar üzerinden hazır beton satmaya devam ettiğini, davalıya parasını aldığı beton ürününü teslim etmesi halinde iflas etme riski ile karşı karşıya kalmayacağını, bu nedenle ifa güçlüğü veya imkansızlığından bahsedilemeyeceği için uyarlama davasının da açılamayacağını, bu nedenlerle yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının dava dilekçesi ile 18.10.2021 tarihli sözleşme ile birim fiyatı 365,00 TL ve toplam fiyatı 365.000,00 TL olan toplamda 1000 m3 C30 cins hazır betona ilişkin satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince kararlaştırılan bedelin ödenip ödenmediği konusunda ihtilaf bulunmayıp bahsi geçen 18.10.2021 tarihli sözleşmede davacı şirket tarafından hazır betonun davalı tarafa teslim edileceği tarih hususunda taraflar herhangi bir hüküm ihdas edilmediği bu suretle davacının 18.10.2021 tarihli satış sözleşme ile toplamda 1000 m3 C30 hazır beton fiyatı olarak belirlenen 365.000,00 TL'nin edimler arasındaki aşırı dengesizlik(işlem temelinin çökmesi) nedeniyle 750.000,00TL'ye uyarlanması talebiyle açılan davada davalının adına kayıtlı ... İnşaat isimli firmasının bulunduğu ve inşaat sektöründe çalışan müteahhit olduğu anlaşılmakla mahkememizce TBK 138. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede sözleşme kapsamında davacının ediminin sürekli bir ifa olmayıp sözleşmede belirtilen nitelikte malın belli zaman diliminde teslimini içermediği, hammadde fiyatlarının döviz fiyatlarındaki dalgalanmaya göre değişebileceğinin öngörülmesinin beklenmeyen olağanüstü bir durum olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasında böyle bir durumun oluşma ihtimaline karşı vade farkına ilişkin sözleşmede herhangi bir düzenlemenin de yer almadığı, davacının basiretli tacir gibi davranma zorunluluğu bulunduğu, kaldı ki davalının müteahhit olup cevabında belirttiği üzere inşat sektöründe müteahhitlerin yapacakları inşaatın büyüklüğünde ilerleyişine göre gerekli olduğu zaman sözlü talepte bulunarak parasını ödediği hazır betonun, beton şirketi tarafından tesliminin yapılmasının hayatın olağan akışı ile yapılan işin işleyişine de uygun düştüğü değerlendirilmekle bu nedenlerle uyarlama davasının yasal şartlarının oluşmadığı kanaatiyle davanın reddi"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin delillerin tam olarak toplanmadığını, teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren hususlar için bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, davanın konusunu aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması talebinin oluşturduğunu, hükme esas teşkil edecek müzekkere cevaplarının karar tarihinden sonra dosyaya sunulduğunu, davalı tarafın sözleşme konusu ürünü yedi ay boyunca teslim almayarak kötü niyetli hareket ettiğini, tacir olmanın her türlü olağanüstü ekonomik gelişmeyi öngörme yükümlülüğü getirmediğini, TBK 138. maddesinde düzenlenen uyarlama şartlarının somut olayda gerçekleştiğini, ilk derece mahkemesinin ret gerekçelerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hazır beton satışına ilişkin sözleşmenin TBK'nın 138. maddesi uyarınca uyarlanması istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle sözleşmenin 18.10.2021 tarihinde imzalandığı ve davanın 08.06.2022 tarihinde açıldığı dikkate alındığında uyarlama talebinin dayanağı olarak gösterilen nedenlerin sözleşmenin yapıldığı sırada işinin ehli olup basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacı tarafından öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum niteliğinde olmadığının anlaşılmasına (benzer yönde karar için bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarih, 2022/3243 esas 2024/114 karar sayılı ilamı), diğer taraftan sözleşmede herhangi bir teslim tarihin belirlenmemiş olup, sözleşme konusu hazır betonun niteliği gereği inşaatın ilerleme seviyesine göre talep edilince teslim edileceğinin anlaşılmasına, teslimin zaten davadan önce gerçekleşmiş olmasına, ayrıca sözleşme bedelinin sözleşmenin imzalanmasıyla çek verilmek suretiyle davacıya peşin olarak ödenmiş olmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 24.933,15 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 6.575,00TL harcın mahsubu ile bakiye 18.358,15 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...