11. Ceza Dairesi 2012/25087 E. , 2013/7103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (Yalçın), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için beraat. 2-... için, 5237 sayılı Kanunun 158/1-e, 43/1, 52/2. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ve 137.244 TL apc, 765 sayılı Kanunun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası. 3- ... için, 5237 sayılı Kanunun 158/1-e
**11. Ceza Dairesi 2012/25087 E. , 2013/7103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (Yalçın), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için beraat. 2-... için, 5237 sayılı Kanunun 158/1-e, 43/1, 52/2. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ve 137.244 TL apc, 765 sayılı Kanunun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası. 3- ... için, 5237 sayılı Kanunun 158/1-e, 43/1, 52/2, 168/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ve 59.195 TL apc, hak yoksunluğu, 765 sayılı Kanunun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası, 4- ... için, 5237 sayılı Kanunun 158/1-e, 43/1, 52/2, 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ve 131.564 TL apc, hak yoksunluğu, 765 sayılı Kanunun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası. 5- ... için, 5237 sayılı Kanunun 158/1-e, 43/1, 168/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ve 54.445 TL apc, hak yoksunluğu, 765 sayılı Kanunun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası. 6- ... ve ... için, 5237 sayılı Kanunun 257/1, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası, hak yoksunluğu, birleştirilen Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/104 esas sayılı davasında görevi kötüye kullanma suçundan beraat. 7- ... için, 5237 sayılı Kanunun 257/1, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası, hak yoksunluğu. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi ve fıkrası uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu, açıklanması geri bırakılan hükümlerdeki hukuka aykırılıkların bu aşamada temyize konu edilemeyeceği anlaşılmakla, sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, vaki istemin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (Çulhacı) ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının suçun sübut bulduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... (Çulhacı), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 21.07.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, IV- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik", sanıklar ..., ... ve ... hakkında "görevi kötüye kullanmak" suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarına gelince; 1- Emekli Sandığı ve Bağ-Kur Genel Müdürlükleri ile Sosyal Sigortalar Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlıklarının soruşturma raporları, dinlenen tanık beyanları, suça konu reçeteler ve tüm dosya içeriğinden, suç tarihlerinde Kadirli Devlet Hastanesinde görevli olan doktor sanık ...'nin, daha önce bir süre Özel İlgi Polikliniğinde ortaklık yaptığı sanık ... tarafından akraba çevresinden, ... ve ...'dan, Gürlek ve Avanoğlu Eczanelerinden temin edilen sağlık karnelerine hastaları görüp muayene etmeden birçok sahte reçete düzenlemesi, bu reçetelerden bir kısmının Dr. olan sanığın görevli olmadığı zamanlarda tanzim edildiğinin ve protokol kayıtlarının bulunmadığının tespit edilmesi, sanıklar ... ve ...’nun bu şekilde düzenlettirilen reçeteleri faturalandırıp katılan kuruma ibraz edip bedellerini tahsil ettiklerinin diğer belge ve bilgiler yanında sanıklar ..., ... ve ... ile tanıklar Kadir Demirci ve Tahir Tapsız’ın soruşturma sırasındaki ifadelerinden anlaşılması, Kadirli 2 ve 4 nolu sağlık ocaklarında görevli sanık ...’ın ise 2003 Ocak – Ağustos döneminde Çam Eczanesi sahibi ve eşi olan sanık ... tarafından temin edilen 31 hastaya ait sağlık karnelerine onları görüp muayene etmeden bilgileri dışında sahte reçeteler düzenlemesi, bu reçetelerden bir kısmının sanığın nöbetçi olmadığı ya da hafta sonuna denk gelen zamanlarda tanzim edilip tamamının Çam Eczanesinde işlem gördüğünün mahkemece de kabul edilmesi karşısında sanıklar ... ve ...'nin eylemlerinin bir bütün olarak suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339. (5237 sayılı TCK'nun 204/2) maddesinde yazılı “memurun resmi belgede sahteciliği”, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın eylemlerinin ise “memurun resmi belgede sahteciliği”ne iştirak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, 2- Kadirli ilçesinde sağlık ocağında görevli doktor ...'in sanık ... tarafından temin edilen sağlık karnelerine hastaların bilgisi dışında sahte reçete düzenlediğinin iddia olunması, sanığın tüm aşamalarda, sanık ...'yi tanımadığını, hastaları bizzat muayene ederek reçete yazdığını savunması, karne sahipleri..., ..., ................se soruşturma sırasındaki ifadelerinde sanık ...'e muayene olmadıklarını, karnede yazılı ilaçları almadıklarını belirtmeleri, sanık ...'in sanık ... veya diğer eczane sahipleri ile bağının olduğuna dair hiçbir beyanın ve delilin bulunmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından, anılan karne sahiplerinin beyanlarının alınması, sanığın, özellikle iddianamede ismi geçen ..., ... ve ...'nın yakınlarından kaç kişi hakkında kaç defa reçete düzenlediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 01/09/2006 gün ve 2006/1329 esas sayılı iddianamesi ile açılan mahkemenin ana dosyasına konu eylemlerin, sanıklar ... ve ... hakkında mahkemenin 2006/27 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilen ve Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2004 tarih ve 2004/639 esas sayılı iddianamesi ile görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına konu eylemleri de kapsadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nun 223/7. maddesi uyarıca mükerrer açılan kamu davasının reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kabule göre de; 4- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde, resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 3 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 765 sayılı Yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunup çıkan cezaya zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, 5- Sanıklar ..., ... ve ... tarafından yatırılan nakdi kefaletin akıbeti hakkında karar verilmemesi yasaya aykırı, 6- Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik TCK'nun 257. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında aynı Yasanın 7/2. maddesi gereğince sanıklar ..., ... ve ...'in hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. ÇY