Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5220 E. , 2024/1874 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5220 Karar No : 2024/1874 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Nakliyat ve Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…,
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5220 E. , 2024/1874 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5220 Karar No : 2024/1874 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Nakliyat ve Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle değinilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı … Enerji Dağıtım Anonim Şirketi hakkındaki tespitler düzenlediği faturaların sahte olduğunu gösterdiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Salt alımda bulunulan … Enerji Dağıtım Anonim Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporunun esas alındığı, söz konusu vergi tekniği raporuna dayanılarak yapılan işlemlerin akıbetinin araştırılmadığı, bu firmanın vergisel yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin bilinemeyeceği, bir faturanın gerçeği yansıtmadığının tespiti için şüpheli faturalarla ilgili karşıt inceleme yapılması, mal ve envanter dengesine yer verilmesi, satın alınan mamullerin üretimde kullanılıp kullanılmadığının randıman yoluyla araştırılması ve ödemelerin gerçekliğinin denetlenmesinin gerektiği, değinilen şirketin bir enerji dağıtım Anonim Şirketi olup bu şirkete EPDK tarafından dağıtım lisansı verildiğinden sahte fatura düzenleyemeyeceği, bazı çekler karşılıksız çıktığından bankaların kredi vermediği, bankalar çek karnesi de vermediklerinden ve bayilik sözleşmesi de iptal edildiğinden yapılan alımların 25/11/2016 tarihli tahsilat makbuzunda konu edilen bono ile tevsik edildiği, senedin mal alımlarının sonlandığı 30/12/2016 tarihini taşıdığı, adı geçen şirketten alınacak akaryakıt karşılığında avans ödemesi yapıldığı halde akaryakıt teslim edilmediği gibi avansın da iade edilmediği iddia edilerek açılan alacak davasının kabul edildiği, böylece senet ile ödeme ve cari hesaba mahsuben peşin senet verme olayının doğrulandığı, sahte fatura kullanma hususunun somut olarak ortaya konulamadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının alımda bulunduğu … Enerji Dağıtım Anonim Şirketi hakkında tanzim olunan vergi tekniği raporundaki tespitlerden düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı … Enerji Dağıtım Anonim Şirketi'nin komisyon karşılığı sahte belge düzenlediğinden bahisle adına 2016 yılı Ocak ila Nisan dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ilgili hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının sözü edilen hüküm fıkrası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden davayı yazılı gerekçeyle reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY: Temyiz mercilerinin esas rolü; ülke genelinde, hukukun uygulanmasında içtihat birliğinin sağlanmasıdır. Bu bakımdan Danıştay’ın temyiz mercii olarak görevi, kural olarak, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlıdır. Başka bir anlatımla, temyiz denetiminde, olaya uygulanacak hukuk kuralının; doğru belirlenip belirlenmediğine, doğru yorumlanıp yorumlanmadığına ve aynı zamanda doğru olarak uygulanıp uygulanmadığına bakılır. Bakılmakta olan davada, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341, 344, 359 ve 30. maddeleri uygulanacak yasa kurallarıdır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde yer alan "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." kuralıyla vergi ziyaı tanımlanmış; ayrıca, maddede, vergi mükellef veya sorumlusunun vergi ziyaına neden olabilecek kimi yasaya aykırı halleri sayılmıştır. Kanun’un Vergi Ziyaı Cezası başlıklı 344. maddenin ikinci fıkrasında ise, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 359. maddede de, defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar kaçakçılık fiilerini işlemiş olacakları belirtilmiş; ayrıca, sahte belge, “gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge”; muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ise, “gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge” olarak tanımlanmıştır. Bu halde, 359. maddede sayılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma eylemleri ile vergi ziyaı ortaya çıkmışsa, vergi ziyaı cezası üç kat olarak kesilecektir. Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendine göre de, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması re’sen tarh sebebidir. Sözü edilen kurallara göre, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemesi veya kullanılması re’sen takdiri gerektiren sebep olup bu hallerin varlığında, re’sen verginin tarh edileceği ve tarh edilen bu vergiye bağlı olarak da vergi ziyaı cezası kesileceği hususu belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir niteliktedir. Temyiz mercii, sözü edilen yasa kurallarının içeriğine göre, idareyi belgenin sahte olduğu sonucuna ulaştıran tespitlerin temyize konu karardaki hukuki nitelendirmesinin denetimini yapar. Açıklanan nedenle, temyize konu kararın, davacıya sahte belge düzenleyen hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin uygulanacak kurallar kapsamında hukuki nitelendirmesinin hukuka uygun olup olmadığının denetiminde, söz konusu bu tespitler ile temyiz aşamasında ileri sürülen iddialar birlikte incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.