1. Hukuk Dairesi 2010/6597 E. , 2010/7712 K. "" MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan babaları S.T.'ın ilk eşinden olma çocuklarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak sahip olduğu tek taşınmaz olan 2616 parsel sayılı taşınmazını 2.eşi C.ye satış göstermek suretiyle devrettiğini, C.nin ölümü üzerine taşınmazın C.'nin oğlu olan davalı D.'e yine muvazaalı olarak temlik edildiğini…
**1. Hukuk Dairesi 2010/6597 E. , 2010/7712 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan babaları S.T.'ın ilk eşinden olma çocuklarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak sahip olduğu tek taşınmaz olan 2616 parsel sayılı taşınmazını 2.eşi C.ye satış göstermek suretiyle devrettiğini, C.nin ölümü üzerine taşınmazın C.'nin oğlu olan davalı D.'e yine muvazaalı olarak temlik edildiğini ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile 4/7 payın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı D. dava konusu taşınmazı hem babası, hem de diğer kardeşlerine bedellerini ödeyerek tapuda satın aldığını, davalılar Y.ve N. annelerinden kalan taşınmazdaki paylarını davalı kardeşleri D.e sattıklarını, dava ile ilgileri bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıların mirasbırakan S. T.ilk eşinden, davalıların ise ikinci eşi C.'den olma çocukları olduğu, çekişme konusu 2616 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan adına kayıtlı iken 27.6.1975 tarihli akitle davalıların annesi C.ye satış suretiyle temlik ettiği; C.'nin 1986 yılında ölümü üzerine eşi S. T. ile davalı çocuklarına intikal ettiği, mirasbırakanın bu defa da taşınmazdaki ¼ payının diğer mirasçılar Y.ve N. ile birlikte 13.9.1991 tarihli akitle davalı D.'e satarak temlik ettikleri anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda; yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.